Kuzey Anadolu Fay Hattındaki İskilip
Coşkun Akkoca

Coşkun Akkoca

Kuzey Anadolu Fay Hattındaki İskilip

12 Kasım 2011 - 13:09 - Güncelleme: 08 Şubat 2023 - 13:14

Türkiye 17 Ağustos deprewmini yaşadıktan sonra, çarpık yapılaşma gerçeğini daha derinden hissetti. Fay hattı kırılmalarıyla birlikte malzemeden çalan müteahhit kırılmalarını birlikte yaşadık. Belki de Türkiye’de yaşayan hiçbir vatandaş evlerimizin depreme dayanıklı olduğunu düşünmüyordu ama bu kadarını da beklemiyordu.

 

Resmi verilere göre 17 bin 480 kişinin öldüğü 17 Ağustos 1999 depremini en yakın tarihimizin miladı olarak düşünürsek 1 yıl önce Haziran 1998’de Ceyhan depreminde 146 kişi, 12 Kasım 1999’da Düzce depreminde 763 kişi öldü. 2002’de Afyon – Sultandağı’nda 44 kişi, 2003’de Bingöl’de 476 kişi öldü. Son olarak Van depremin kayıpları 550 kişi.

 

Cumhuriyet tarihinin en büyük depremiyse 27 Aralık 1939′da Erzincan’da meydana geldi. 7,9 büyüklüğündeki bu depremde 32 bin 968 kişi öldü. 100 bin kişi yaralandı. Kışın en şiddetli günlerinde meydana gelen bu felaketin ardından ülke çapında yas ilan edildi. Yardım konvoyları, soğukla da mücadele eden depremzedelere ancak 2 gün sonra ulaşabildi. Geçmişe doğru baktığımızda, 1930, 1939, 1942, 1943, 1944, 1953, 1957, 1966, 1967, 1970, 1975, 1976, 1983, 1992, 1995, 1998, 1999, 2002, 2003, 2011 yıllarında meydana gelen ölümlü depremlerde toplamda 77 bin 651 vatandaşımız ölmüş. Son 80 yıla göre bir ortalama yaparsak yıllık kaybettiğimiz vatandaş sayısı 960.

 

İşte Alp - Himalaya dağ oluşumu olarak bilinen sistem içerisinde yer alan Kuzey Anadolu Fay Hattı aslında tam anlamıyla ölüm hattı. Bu fay hattı üzerinde bulunan yerlere birinci derece deprem bölgesi deniliyor. Ne yazık ki çarpık kentleşmenin en vurucu örneklerinden birisi haline gelen İskilip’te Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunuyor. 27 Kasım 1943 Cumartesi gecesi saat 01’22' de meydana gelen depremde İskilip’te 85 kişi ölmüş, 156 ev zarar görmüş 867 evde tamamen yıkılmış.

 

Türkiye her depremden sonra binaların denetimi konusunda yeni tartışmalar yaşadı. Hükümetler yeni önlemler üzerinde çalışmalar yaptılar. 17 Ağustos depreminden sonra ise yapı denetimleri biraz daha fazla ciddiye alındı. ( Deprem Bölgesi yönetmeliğiyle ilgili yeni düzenlemeler için AFAD’ta komisyon Ocak ayında kuruldu. Ama henüz Deprem Bölgesinde Yüksek Katlı Binalarla İlgili Yönetmelik düzenlenemedi). Bugün ise bina yapmak için yapı denetim firmalarının kontrolü esas alınmakta. Yapı denetim firmaları yönetmeliklere uygun olarak bina yapmak isteyenlerin uygunluğunu denetlemekte.

 

Uzmanlık isteyen yapı denetimi nasıl yapılıyor, küçük bir araştırma yaptık. Yapı denetim firmaları binanın yapılacağı arsanın zemininde saha çalışması yapıyor. Mühendisler eşliğinde yapılan zemin etüd çalışması içerisinde sondaj adeti ve derinliği, sismik serim uygulamaları gibi çalışmalar yapıyorlar. Sonrada çalışmaların sonucuna göre değerlendirmeler yapılıyor.

 

Özellikle ilçemizde belli bir koridora son 3-5 yıl içerisinde çok katlı apartmanlar dikildi. Bazı binaların altından hâlâ su çıktığı ve pompalarla dışarı atıldığı konuşuluyor. 20 dairenin olduğu bir blokta ortalama 80 vatandaş yaşıyor.

 

Demek ki bu binaların zemin etüdünde yapılan sondaj çalışmalarında kaya kaliteleri hesaplanmış, alınan numuneler laboratuvarlarda incelenmiş ve izin verilmiş. ( Bizde gazeteciyiz ya her sondajı görecekmiş gibi bir hisse kapılıyoruz. Ev sahipleri görmüştür). Ama ben bir daire almaya kalksam önce binanın zemin etüd raporunu görmek isterdim. Müteahhitin yerinde olsam, zemin etüdü çalışması yapılırken sondaj çalışmalarının görüntülerini kaydederim. Eminim daire satarken müşterinin üzerinde olumlu etki yapacaktır.

 

Hazır beton uygulaması, beraberinde gelen yaptırımlarla birlikte kaliteyi yakaladı. C25 kalitesinde hazır beton kullanma zorunluluğu var. Bizim müteahhitlerimiz kaliteli apartman dikme konusunda yarış halindedirler. Aksini söyleyen, bundan dolayı müteahhitlik belgesi riske giren varsa getirin buradan yayınlayalım. Denetim konusunda birlikte gayret gösterelim.

 

Çünkü biz Kuzey Anadolu Fay Hattının dışına çıkamayacağımıza göre bir gün deprem sırası İskilip’e gelecektir. Şiddetini kestiremediğimiz bu deprem bizi de vuracaktır. Binaların sağlamlığı fay hattı üzerinde oturanlar için daha çok önem taşımaktadır. Hiçbir müteahhit maliyet yüzünden yüzlerce kişinin ölümüne sebep olmak istemez.

 

Deprem ve tedbirleri konusunda daha çok bilinçlenmek dileğiyle..

 

Coşkun AKKOCA

Bu yazı 2147 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar