TARİH ÖĞRETMENİ EYÜP ERİŞ- 2
Mustafa Yolcu

Mustafa Yolcu

TARİH ÖĞRETMENİ EYÜP ERİŞ- 2

17 Ekim 2020 - 18:18

                                        


TARİH ÖĞRETMENİ EYÜP ERİŞ- 2
ŞEHR-İ  İSKİLİP


İskilip, Çorum’un şirin bir ilçesi, yeşil bir küçük şehir, ama transit geçiş yolları olmadığından içine kapalı. Muhafazakâr bir yapıda olması da doğasının gereği, 28 camisi vardı o zamanlar. Bizim Kınık da kapalı tarım kasabası ama etkileşime açıktı. İskilip’in Kızılırmak yönü tarıma elverişli, ilçe çevresinde bağlar, kiraz bahçeleri var, daha çok esnaf üretkenliği başat ekonomilerini oluşturuyor. 


İşte böyle bir Anadolu şehri İskilip. Adı gibi tarihi de çok eski, Eskülap giderek ağızlarda İskilip’e dönüşmüş, sağlık yurdu anlamına geliyor. Bergama gibi burada da Asklepion olmalı. Asklepionlar kuytu, sert rüzgarlara kapalı, şifalı su kaynakları olan, havası hoş, nebatı, nimeti çok, yeşillikler içinde saklı diyarlardadır. İskilip, yani Askülap böyle bir yer değil mi ?


 Kale eteklerinde kaya oyma mezarlar Frig motifleri ile bezeli. Daha sonra muhteşem kalesi, savunma amaçlı bir yerleşim merkezi olduğunu kanıtlıyor. İnsanları latif ve zarif, yardımsever, çoğunluk yabancıya ev açar, sofra açar, bazıları da yerlilik taslayarak hor bakar ama her yerde böyleleri yok değil.


Okumuş insanları çok, nice ünlüler yetiştirmiş, salt benim dönemimdeki öğrencilerimiz yüce mevkilere, ulu makamlara vasıl oldular. Göğsüm kabarıyor, hele öğretmen olduk hocam, biz sizi örnek aldık diyenler var ki içimin yağları eriyor.
Çok sevdim ben bu diyarı, öğrencileri çok sevdim, insanlarını, hele arkadaşlarımı ki onlar bana çok şey kattı. Elbette daha önce söylediğim gibi Fuat Peker hocamız ilk sırada gelir.  Ayla Küyük hanımefendi benim elimden tutan, içtenlikle davranan kişi. Biz onu çok sevdik. Fuat beyle Baş muavin odasına gider, çayını içer konuşur, şakalaşırdık. Gözlüklerini çıkarır, bulutsu gözleriyle “yeter bu kadar, sizin dersiniz yok mu” derdi.


Öğretmen arkadaşlarımızdan biri de rahmetli olmuş İsmail Cebeci’ydi. Servi boylu olduğu için Uzun İsmail derdik. Ben onun gibi iyi huylu, sevecen, hoşgörülü, gönül adamı görmedim. Oğlunun birinin adına da Eyüp koyduğunu duyunca gözlerim doldu.


Bir Uzun İsmail daha var, ayakkabıcı İsmail Bostancı. Boş vakitlerimizde onun mekanına uğrar sohbet ederdik. Kibar, birikimli insandı. Kız çocuklarını okutuyordu. Aydın düşünceli oluşu nedeniyle, öğretmenlerle diyaloğu yüksekti. İsmail efendi av meraklısı olduğu için, Fuat beyle kasık çizmelerini giyer, göletlerde kümeye çöküp ördek avı yaparlardı. Ben de onları kıyıda beklerdim. 
Fuat Bey, BMW sepetli motosikletiyle gezmediğimiz yer bırakmazdı. Güzel havalarda Elmabeli sık gittiğimiz yerlerdendi. Bazen öğretmen arkadaşımız Oktay Başkaya, Mehmet Sülük de katılırdı. 


Arkadaşlarım arasında Bankacı Burhan Tanay, Nakliyeci Kemal Beşikçi, Özel İdare Müdürü Muhittin Kafkas, Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Mustafa Acet’i hiç unutamam.

Derleyen- Mustafa Yolcu

Bu yazı 414 defa okunmuştur .

Son Yazılar