MÜHENDİSİN HATIRALARI
Mustafa Yolcu

Mustafa Yolcu

MÜHENDİSİN HATIRALARI

06 Haziran 2019 - 13:25

 

MÜHENDİSİN HATIRALARI


1980 yılı idi. Görevim gereği, Ankara dışın da bir inşaatın denetlemesine gittim.
İnşaat mahallinde tetkiklerimizi sürdürüyoruz. İnşaatın anlı şanlı müteahhidi yanımıza geldi ve “Sizin mesleğinizin sonucu benim gibi müteahhitlik tir. Bu memlekette benden habersiz bir çuval soğanın ihalesi yapılmaz. Benim ayağıma basarsanız, size bu memlekette müteahhitlik yaptırmam!” dedi.

Aynı müteahhit müdürlük te çalışırken, çalıştığım odaya geldi. Elindeki çeki sallayarak " Ayağıma basılmazsa bu çeki verebilirim. Bu çeki DSİ baraj ihalesinden çıkma olarak aldım." dedi. Elinde bulunan çekin tutarı ile 1.5 tane sıfır mercedes otomobil alınabiliyordu.

İnşaatın yapıldığı ilde yerinde tetkik yaptıktan sonra, Ankara' ya dönerek konuyu rapor haline getirdim. Yaptığım tespitte yüklü miktar da fazla ödeme vardı. Düzenlediğim raporu daire başkanına teslim etmek istediğimde, daire başkanı raporu teslim almayarak, götür kime verirsen ver demişti. Hayatta ilk defa idealistliğim yıkılmış, adeta burnumun kemiği kırılmıştı.

Bir gün dairemde masamda oturuyor ve işimi yapıyordum.
Bizde iş yapan bir müteahhit yanıma gelerek; yapmakta olduğu işe ait fiyat farkını nasıl alabileceğini sordu.
Müteahhidin İhale dosyasını arşivden getirterek, inceledim ve bütün teferruatını ile fiyat farkını nasıl alacağını müteahhide izah ettim. Konuşmamı bitirince tamam mı dedim. 

Müteahhit bana dönerek “tamamda beyim ben bu parayı nasıl alıp, buradan gideceğim bana onu söyle “demez mi?

Önümdeki ihale dosyasını kapattım “ Şimdi sen gideceksin. Dosyada belirtilen şantiye şefini bana göndereceksin. Bende bu parayı nasıl alacağını ona anlatacağım” dedim.

Camiada Hâkim olan anlayış “Ben bu parayı nasıl alırım” geri kalanı önemli değilmiş. Kanunmuş, yönetmenlik imiş, kural imiş kimsenin umurunda değil.
Düşünülen tek şey “Ben bu parayı nasıl alırım” 

Ankara' da bulunan afet konutlarının, hafriyat tespitine gitmiştik. Müteahhit idareye verdiği hak edişte, üç yüz bin metreküp hafriyat talebi vardı. Arazide ve büroda yaptığımız çalışma sonucunda, yapılan hafriyatın toplamının otuz bin metreküp olduğunu belirleyerek, raporumuzu Bakanlığa verdik. Ben bu rapor sonucu, müteahhidin cezalanmasını bekliyordum. Müteahhide sadece kınama cezası verdiler.

Bir gün işyerime gittiğimde, beni bakanlıktan müfettişin beklediğini söylediler. Müfettişin yanına gittiğimde, polis gibi bana sorular sormaya başladı. Şu ayın şu günü neredeydiniz? ne iş yapıyordunuz? Konuyu anladım. Hafriyat tespitine gittiğimiz günleri soruyordu. Araziye gittiğimiz günlerde, yarım harcırah almıştık. Müteahhidin talebi ile " araziye gitmeden harcırah aldığımız, rapor düzenlediğimiz " iddia ediliyordu. Bende dedim ki; biz yaptığımız çalışma sonucu müteahhidin hafriyat talebini 1 /10 indirdik. Yaptığımız tespitten sonra, müteahhidin ayağından asılmasını bekliyorduk. Siz ise sadece kınama cezası verdiniz. Şimdi bizimi yargılıyorsunuz. Yaptığımızın karşılığı bu mu? diye sordum. 

Memleketimizde barajlar yapılır. Bu barajlardan bir kısmı yanlış hesap sonucu su tutup dolmamış, hizmete sokulamamıştır. Bu Barajlara ve su iletim kanaletlerine harcanan para boşa gitmiştir.
Köylere su getirmek için isale hatları, su depoları yapılır. Belirlenen su kaynağından veya kuyudan yeterli su çıkmaz, köy susuz kalır.
Binalar yaparız binaların adı; kültür sarayı, adliye sarayı, emniyet sarayı olur. Yani saraylar yaparız. 

Bir Bakanlıkta idari işlere bakmakla görevli arkadaşım şöyle bir hatırasını anlatmıştı.
” Bakanlığın 1. bodrum katındaki kapalı otopark ta, kapısı kilitli duran bir oda vardı. Burayı açın diye talimat verdim. 
Anahtarı yok dediler. Bir anahtarcı getirip kapıyı açtırdım. İçeride 40–50 adet hiç kullanılmamış otomobil lastikleri, oto yedek parçaları vardı. Kimsenin bunlardan haberi yok. Lastikler yıllardır orada durarak yatık lastik haline gelmişler. Bu hali ile bu lastikleri kullanmaya, yedek parçaları değerlendirmeye çalıştık.” 

Bundan sonraki yazım’ da, belediye de olan hatıralarımı anlatacağım. Kalın sağlıcakla.

Mustafa Yolcu- 05.06.2019

 

 

Bu yazı 139 defa okunmuştur .

Son Yazılar