"İbrahim Karamemiş"
Coşkun Akkoca

Coşkun Akkoca

"İbrahim Karamemiş"

28 Ekim 2016 - 22:31 - Güncelleme: 27 Kasım 2017 - 18:26

Çocukluğumuzda sokağımızın büyüğüydü. Annelerimizin kardeşi, babalarımızın yeğeniydi. Rahmetli annem Kayadibi mahallesinin çocuğudur. İbrahim abi de öyle.. Biraz da dayı gibiydi.  Biz küçüktük, o küçüklüğümüzün elini tutan geleneğiydi.
Tepesinden bakılan bir fotoğraf makinesi vardı. Tepesinden baktığınızda karşınızı görürdünüz.  Kızmadan, nasıl çalıştığını gösterirdi. Ankaradan izne geldiğinde Jupitel marka makinesiyle bütün sokağın fotoğraflarını çekip giderdi. Sonra bir daha gelir fotoğraflarımızı dağıtırdı.
Gazeller önünde dedemin kucağında çekilmiş siyah beyaz fotoğrafım İbrahim abinin elinden çıkmıştır.
Her şeyi karşılıksız yaptı. Para pul lafını hiç duymadık. 97de Memleket gazetesini yeni açmış, İskilipin Sesinin özel idare iş hanında bulunan eski yerine yerleşmiştim. Hiç unutmam elinde bir çanta ile içeri girdi. İçinde Zenit marka fotoğraf makinesi ve lensleri orijinal çantası ile bize hediye etti. O makine ile yüzlerce 36lık poz çekildi. Geçen yıl o makineyi “Abi sen daha iyi saklarsın” diye geri vermiştim.

Kendiliğinden düğün fotoğrafçımız oldu. Öyle parlak ışıkların altında stüdyo fotoğrafı çektirmeyi akıl edemedik. Ama İbrahim abi düğünümüze kim gelmişse deklanşöre basmaktan imtina etmedi. 10 gün sonra elinde bir torba ile çektiği ve karta bastırdığı fotoğraflarımızı getirdi. Eskiden öyleydi karede kaç kişi varsa o sayıda kart basılırdı. Aşağı yukarı bin fotoğrafı bize düğün hediyesi oldu.

“İskilip sevdalısı” sözünün karşılığıdır İbrahim abi. Memleketini deli gibi sevdi. Karşılıksız sevdi. Siyah beyaz da sevdi bütün renkleriyle de sevdi. Arıcının Yaşarı, Şalağın Sadığı, hakkını vereyim Ademi, kalaycı mollayı, Mıstafa efendiyi hepsini sevdi. Meczubiyeti mahçubiyetle karışmış ne kadar insan varsa hepsini sevdi.
Onun fotoğraflara taşıdığı “kimselere benzemeyenlerimizi” sayesinde bizlerde sevdik.

Elinde ne varsa hepsini İskilipin Sesi ile paylaştı. 30 yıllık İskilipin Sesi ve Memleket gazetesinin arşivleri bizde yoktu ama biriktirip ciltleşmişti. Bulamadığımız Memleket gazetesinin 56. sayısını içimizde uhde olarak kaldı. Subayevlerindeki evinin büyük arşivinin arasına 56.sayıyı koyabilmek için çok gayret ettim ama o sayıyı bulamadım.
Geçen yıl midesinden rahatsızlanıp doktora gitmiş ve malum rahatsızlığını öğrenmişti. Telefon edip durumu özetledi. Birde “Yazarsanız hemşerilerimden dua bekliyorum” diye ekledi. İskilipi İbrahim abinin rahatsızlığında haberdar etmiştik ama hastalığı yeneceğinden o kadar emindi ki bizde onun kadar emindik.
İbrahim abi son 1-2 güne kadar hep ayaktaydı. Ama Allah-ü Teala böyle istedi… Rabbim bu güzel insanı rahmetiyle muamele eder inşallah.  Onu tanıyan insanların gönüllerinde hoş sadâlar bırakıp ahiret hayatına intikal etti.
 
İskilipe bıraktıkları yüz yıl göz önünde olacak. İnsanlar duygularını yitirene kadar onu güzel yâd edecekler. Derviş meşrebindeki bu güzel insan fotoğrafladığı faniler gibi gönüllerde yaşayacak.
Ne güzel söylemiş, merhum Dilaver Cebeci:   
“Eyvah biz kaldık Esfel-es safilinde!
Ahsen-i takvim üzre, onlar geçip gittiler...”

Birazdan İbrahim abi Meydan mahallesi Tuzcu sokakta olacak ve yarın ebediyete uğurlayacağız...
Rabbim Cennet bahçelerini göstersin. Allah rahmet eylesin.

Bu yazı 8360 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar