Haysiyet Cellâtları ya da İstiklal Mahkemeleri Versiyon: 2011
Ahmet Faruk İmal

Ahmet Faruk İmal

Haysiyet Cellâtları ya da İstiklal Mahkemeleri Versiyon: 2011

11 Aralık 2011 - 20:21 - Güncelleme: 19 Kasım 2016 - 21:35

Bugünlerde, İstiklal Mahkemelerinin 2011 versiyonları insan kılığında ortada dolaşıyor.

İnsaftan, vicdandan, izandan yoksun bu güruh, ortada bunca bilgi ve belge varken, hala "Atıf Hoca Vatan Hainidir." diyerek histeri nöbetleri içinde saldırıyor. Kaale almayalım desek de, salyaları üzerimize bulaşıyor.

Kan bağım olan İskilip’li Atıf Hoca ile ilgili, Teali İslam Cemiyetinin hazırladığı ileri sürülen bildiri çerçevesinde vatan hainliği iddiaları “namussuzca”dır. Orada iddia edilenlerin hepsi ispata muhtaçtır. Bunların aksini, sözü edilen bildiride Atıf Hoca’nın imzası ve dahli olmadığı, bildirinin yayınlanmasından sonra cemiyetten ayrıldığı, bu bildiriye karşı çıktığı, İstiklal Mahkemesi gibi bir infaz timinin huzurunda bile ispatlanmışken(Belgesi: Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları 1926-İşaret Yayınları, Yazar: Ahmet Nedim), 85 yıldır, hala suçu ispat edilemeyen ve canı alınan bir insanın suçsuzluğunu ispat etmeye çalışıyoruz.

Konu ile ilgili çok geniş bir araştırmanın sonucu ortaya çıkan tez çalışmasından sadece küçük bir bölümü aktarıyorum:

Meşihat Mektupçusu ve Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendinin damadı Bergamalı Zeki Efendinin:

"Hükümet namına söylüyorum ki" diye başlayan ve beyannâmenin mutlaka mühürlenmesi lazım geldiğini aksi bir durumun vatana hıyanet sayılacağı ikazına rağmen (Tahirü'l-Mevlevî'nin itirazı Zirâat Nezareti'ndeki vazifesine son verilmesine yol açar. (Şentürk, 1991, 29-30) yapılan oylamada beş kişi reddine, beş kişi de kabulüne taraftar olmuş, fakat başkan Atıf Efendinin de red oyu kullanması ile beyannâmenin mühürlenmesi reddedilmiştir.

Hükümetin aldığı bir karar üzerine meşihatça hazırlanan fakat mühürsüz de olsa Teâli-i İslâm Cemiyeti adına Yunan uçakları ile atılan bildiri Teâli-i İslâm'ın sabıkalı olması için yeterli delil sayılacaktır. Başkan İskilipli Mehmed Atıf'ta konuyla ilgili yargılanması esnasında, beyannâmenin atılmasından sonra cemiyetle alakasının kalmadığını beyan etmiştir (Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları, s.109-115). Gerçi bir müddet sonra zaten cemiyet yönetimine itilafçıların hakim olması (T. Mevlevî, 115) ve Atıf Efendi'nin yönetim dışı bırakılması ile cemiyetle ilişkisi tamamen kesilmiştir. “

İstiklal Mahkemesi zabıtlarında Atıf Hoca ile ilgili mahkeme yaklaşık 5 sayfa civarında kayıtlara geçmiştir. Bunun 4 sayfaya yakını Şapka ile ilgili sorgulamadan ibarettir.

İnkılâp Tarihi kitaplarından başka bir şey okuyup araştırmazsanız, elbette bu kadar kolay hain ve kahramanlar icat edersiniz. İstiklal Mahkemeleri gibi avukatı, temyizi olmayan, kutsal savunma hakkının mahkemenin insafına bırakıldığı infaz timlerinin hukuki, adil, insani olduğunu iddia eden hala varsa, karanlık dünyaları ile baş başa kalmaya devam etsinler. Sadece şu soruya cevap verebilecek kadar vicdanları varsa düşünsünler ve kendilerine bunun cevabını versinler yeter:

Herhangi bir adi suçtan, hatta suç sayılamayacak bir kabahatten dolayı bu mahkemenin önüne çıkmak isterler miydiniz?

Unutmayın ki Atıf Hoca’yı asan zihniyet;

Başbakan Adnan Menderes’i, ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nu, ona denge olsun diye solcu Necdet Adalı’yı, vatan haini yaftasıyla idam etti. Mamak C-5 zindanlarında ülkücülere, Diyarbakır Cezaevinde solculara akıl almaz işkenceler yaptı. Lise Milli Güvenlik kitaplarında, Müslüman cemaatlerin yanı sıra, her ikisi de ülke için mücadele ettiği iddiasında olan ülkücü ve solcu grupları, bu zihniyet “terör örgütü, bölücü gruplar” tanımı ile talebelere ders şeklinde okuttu.

Atıf Hoca’ya kim hain diyorsa, adam gibi, belgeleriyle ispatlamalıdır. “Kopyala-yapıştır “ tarzı internet kaynakları ve ulusalcı ağız ile bu iş olmaz. İspatlasınlar, dönüp yüzüne bakan namussuzdur.

Aksi halde, bunu söyleyen haysiyet cellâtlarını da ben, vatan haini ve namussuz ilan ediyorum.

Görmek istemeyen kadar kör, duymak istemeyen kadar sağır olmayanlar için

KAYNAKLAR:

ALBAYRAK, Sadık, Meşrutiyet İslamcılığı ve Siyonizm, İstanbul 1990.

----------, Siyasal Boyutlarıyla Türkiye’de İslamcılığın Doğuşu, İstanbul1989

Ankara İstiklâl Mahkemesi Zabıtları, Haz. Ahmet NEDİM, İstanbul 1993.

AYBARS, Ergun, İstiklâl Mahkemeleri, Ankara 1982.

GURULKAN, Kemal, Teâli-i İslâm Cemiyeti (Cemiyet-i Müderrisin), İstanbul Üni. Sosyal Bilimler Ens. Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1996.

ŞENTÜRK, Atila, Tahirü’l-Mevlevî Hayatı ve Eserleri, İstanbul 1991.

7. sınıf Milli Güvenlik Bilgisi Ders Kitabı-(1986-87)

Bu yazı 3816 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar