Ebussuud Efendi'nin Oğlu Molla Ahmed'e Yazdığı Mektup PDF Yazdır E-Posta
Salı, 08 Temmuz 2008
Salı, 08 Temmuz 2008 | 836 defa okunmuştur.
Sample Image
 

“Benim Efendim;

 

Bilirsiniz ki dünyanın mal ve mülkünden, mevkilerinden yararlanmak, buna layık ve uygun olmak, artık benden geçmiştir. Benim mutluluk ve sevincim, sizin mutluluk ve sevincinize bağlıdır. Bu kadar kötü kişilerin ettiği hileleri, uzun uzun anlattım. Şimdi bu yaşlı durumumda önceleri çekip de temize çıktığım acı olaylardan sonra, size kol ve kanat gerişim bunlardan dolayı size leke erişmemesi içindir. Otuz yıla yakın bir süreden beri, Allah’a dua ederek  yalvardım durdum. Devlet rütbelerinin her aşamasını nasip edip lütûflandıran Rabbime afetlerden ve kötü sözlerden koruması için alçak gönüllülükle yalvararak alnımı secdeden kaldırmadım.

 

Sanırım ki, babalık görevinde kusur etmedim. Sizin işlediğiniz kusurları da büyük bir hoşgörü ile karşıladık  Bundan başka, o konuda sizin adınıza Rabbime yalvarmadan geri kalmadım. Ben hayatta oldukça iyi davranışlarınızdan, bana düşeni elde edeyim. Öldükten sonra da yaptığınız çeşitli ibadetlerden faydalanayım. O yüce Allah’a çok şükür ki, büyük bağıştan layık olmadığım kadarını daha lûtfetti. Bu geçkin yaşımda bunca erdemler ve bilgiler bağışladı. Bu fakiri halkın her yönden imrendiği ve büyüğün, küçüğün kıskanabileceği bir duruma getirdi. Ben büyük nimetlerden hiç biri için  Allah’a şükür ve hamd eylemekten geri kalmıyorum. Ama siz, öğretimin dışında bütün bu nimetlerden hiçbirinin şükrünü yerine getirmediniz. Özellikle Ebu Eyyûb Ensari’nin yüksek hukukuna uygun davranmadınız ve gerekli saygıyı göstermediniz.

 

Gece gündüz korku içindeyim yüce yaradan yine de bağışlayıp, iyiliğini esirgemesin.Öğretimin en yüksek derecesine erdirdi. Sana öyle bir yüce makam verdirdi ki bugün yarın peygamberin halifeliği olan en büyük emanet, en yüksek mevki size verilip şeriat dizginleri elinize teslim edilebilir. İstediğim şudur ki; isabetli ve sağlam fikirleriniz akılların başvuracakları makam olsun.

 

Düşünün ve görün; size yakışır mı ki, yeriniz böyle yüksek bir makam iken, yaratandan korkmadan, bu fakirden ve büyükten küçükten utanmadan; ancak kendi havasına uymuş günahlar, sapık, namussuz, rezil ve soysuzları tutan bir kimseyi yanınıza alırsınız; din ve dünyaya yarar, iyi işlerinizde sizi destekleyecek erdemli kişilerle düşüp kalkmaktan kaçınırsınız. Bunlarla iyi geçinmeyip, gece gündüz sapıklarla beraber olmakta ayak direyerek yüce yaratanın ve halkın önünde rezil olursunuz. Bütün insanların yanındaki kötülüklerinizi cümle alem duydu son zamanlarda bende Allah’a çıkacak yüz ve halk arasında bakacak göz komadınız. Özellikle böyle düşmanlar ardında iken, bereket versin ki, hele geçmişte olan yaramazlık yaşça ve başça deminde olmadığından başkanlık makamına kadar eriştiremedi. Böylece Allah’ın yardımıyla o iş hayırlı bir yana atıldı.

 

Şimdi öyle bir mevkidesiniz ki işinizde küçük bir kara çalar iş yapsanız sanki büyük bir suç işlemiş gibi etkisi sürüp gider. Hal böyle iken, şimdi bu yüksek mevkide yapmakta olduğunuz davranışlarınızın etkisi ne zaman kalkar. O halde lûtfedip, o mel’unu yanınızdan uzaklaştırın. Kafiri medresenizden çıkarın, Allah’a gönülden tevbe edip, iyice yanaşın ve günahlardan iyice korunur yola girin, son derece iyilikten başka, giyim ve kuşamınızı, davranışlarınızı ve dostlarınızı Allah’ın emirlerine uygun bir duruma sokun. Öyle bir hayat sürmelisiniz ki dünya alem dürüstlükteki sağlamlığınızı anlasın böylece oğulluluk haklarını yerine getirmiş olursunuz. Benim Efendim, yok, eğer yine kendi kafanıza göre giderseniz, bilmiş olasınız ki, Allahu Teâla ile günah sevap yazan melekle şahidim olsun ki sizi Allah’a ısmarlayıp tüm ilişkilerimi keserim. Sabrım tükendi, gücüm kalmadı.

Sanılmasın ki, bu sözler öfkeye kapılarak, yada gerçek olmayan şeyler duyularak söylenmiştir yada size hoş görünmek için ağızdan çıkmıştır. Gerçek şudur ki, size sunulan işlediğiniz kötülüklerin bütün ayrıntılarını, fesat sebeplerini düzenleyen kişilerden dinledikten sonra inceden inceye düşünüp taşınarak, istihareden sonra kararlaştırılmış ve kesinleştirilmiş bir fikirdir. Cuma sabahına kadar düşünüp taşının eğer kabul ederseniz ne ala, yok tutumunuz değişmezse bu kabul etmediğinizin belirtisi olsun. Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a bırakıyorum doğrusu Allah kullarını görür”

Şeyhülsilam Ebussuud Efendi

+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle
admin  - deneme   |2008-07-11 02:02:17
deneme

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Salı, 08 Temmuz 2008 )
 

Yazarlarımız




 

 


İz Bırakanlar