Seçim Konvoyları PDF Yazdır E-Posta
Salı, 15 Temmuz 2008
Salı, 15 Temmuz 2008 | 1125 defa okunmuştur.

ŞOV MU, YOKSA HAMAMIN NAMUSUNU KURTARMAK MI?

Ülkemizde yerel ve genel seçim kampanyaları esnasında değişik vesilelerle konvoylar düzenlenmektedir. Aday tanıtım törenleri öncesinde, siyasi parti genel başkanlarının herhangi bir yere gelişleri sırasında, seçimin yapılacağı günün bir önceki saatlerinde vs… yüzlerce aracın içinde yer aldığı konvoylar gövde gösterisi şeklinde yapılmaktadır. AK PARTİ aday tanıtım konvoyunda 1500 araç, Derviş GÜNDAY ’ın Çorum’a gelişinde Türkiye’nin dört bir yanından 1700 araçlık konvoylar yeni yapılmıştır. MHP konvoyundaki 130 araç partinin Çorum’daki gücü açısından lehte, aleyhte değerlendirilmektedir.

İçinde binek araçları, taksiler, traktörler, kamyonlar, otobüsler, motosikletler gibi değişik araçlar şehrin içerisinde bir baştan öbür başa, korna seslerinin, partilerin seçim müziklerinin oluşturduğu gürültü içerisinde  dolaşarak partilerinin güçlü olduklarını göstermeye çalışmaktadırlar.

KARARSIZLAR GERÇEKTEN KONVOYLARDAN ETKİLENİYORLAR MI?

Bu tür konvoyların genelde askeri tatbikatlar gibi dosta güven, düşmana gözdağı havasında yapılmakla beraber  kararsız seçmen kitlesini etkilemeye yönelik olduğu iddia edilmektedir.

Bu ülkede 20, 30, 40 sene önceki seçim kampanyaları ile bugünün seçim kampanyaları arasında maalesef çok şey değişmemiştir. Hep aynı tarz seçim kampanyaları yürütülmekte, insanların algıları, anlayışları ve zevkleri değişmekte, teknoloji gelişmekte, iletişim araçları tamamen değişmekte ama kampanya anlayışları hep aynı kalmaktadır.

Çevre kirliliğine, trafik kurallarının alt üst oluşuna, gürültü kirliliğine yol açan, insanlarda sadece olumsuz iç ve dış tepkilere yol açan, nezaket, zarafet ve zekadan mahrum bu tür seçim kampanyaları aslında partileri, biz siyasetçileri toplumda antipatik kılmaktadır.

KONVOY İSTİHBARATLARI UYGULAMAYA KONULMAKTA, SEÇİMLER MAALESEF TÜRK YUNAN SAVAŞI GİBİ YAPILMAKTADIR

Özellikle küçük yerleşim yerlerinde seçim konvoyları konusu insanların kamplaşmasına, birbirleri ile gereksiz zıtlaşmalarına, konvoy istihbaratlarının daha sonra pek çok insanı olumsuz etkilemesine, asayişe yönelik ciddi problemlere yol açtığı açıktır. Herhangi bir partinin konvoyuna katılanların aslında birbirinden pek de farkı olmayan diğer partililerce adeta sigaya çekildiği, düşman ilan edildiği, tenkide uğradığı hatta bunun ‘hesabı’nın sorulduğu durumlar vaki olabilmektedir. Aklı başında zannedilen birçok insan bile bu tür konularda çocukça davranışlara girebilmekte, gerekli hoşgörüden ne kadar uzak olduğunu ortaya koyabilmektedir. Türklerin hoşgörülüdür sözleri ders kitapları arasında kalmış gibidir.

Zaten seçimlerin adeta Türk Yunan Savaşı tarzında yapıldığı, Türk’e yakışır seçim nasıl yapılırın cevabının hala verilemediği ülkemizde bu tür siyaset üslubu halkın bölünmesine sebep olmaktadır. Bu bölünmüşlükler de çok zor ortadan kaldırılmaktadır. Düşmanının bile haysiyetine saygı gösteren tek millet Türk milleti derken şu seçim kampanyaları esnasındaki tavırları görünce üzülmemek elde değildir.

BU SİYASET ÜSLUBU ÇOK DA İŞE YARAMAMAKTADIR!

 Ülkenin geçmişine bakınca bugüne kadarki siyaset üslubumuzun çok da işe yaramadığı, toplumda kamplaşmalara yol açıldığı bellidir. Toplumuzda  sporun, futbol takımlarının bile çatışma alanına dönüştüğü hepimizin malumudur.

Özellikle siyaset alanında muhalefetinin yaptığı hizmetleri, güzellikleri yok sayan anlayış hakimken, bunun siyasetin gereği olduğu zannedilirken bu tür seçim kampanyaları da kutuplaşmayı artırmaktadır. Birlik ve beraberlik edebiyatının bu kadar çok yapılmasına rağmen ortadaki manzaralar iç açıcı değildir.

YANLIŞIN GELENEKSELLEŞTİĞİ ALANLARDAN BİRİSİ

Kimlik ve kişilik açısından tatminsizliklerin ortaya çıkartıldığı zeminlerden birisi de seçim konvoylarıdır. Akaryakıt gibi çok gereksiz maddi külfetleri bir yana konvoylar gereken hassasiyetlerden uzak, çatışmaya yol açacak şekilde yapılmaktadır. Siyasi parti yetkilileri de aslında bu tür konvoyları düzenlemekten çok da zevk almamakta ancak yılardır sürekli yapılan gereksiz, faydası olmayan hatta pek çok açıdan zararlı bu uygulamayı yapmayalım demek te ‘erkekliğe’ de yakışmaz zannedilmektedir.

Esas erkeklik ve adamlık kimseyi zorlamadan, insanların gelecek endişesi ile iki yüzlü tavırlara girme mecburiyetinden uzak olduğu, faydası belirsiz ama zararı açık bu tür geleneksel yanlış uygulamalara karşı çıkabilmektir. (Acizane) Seçim konvoyu esnasında yüzlerce, binlerce arabayı belli güzergahlara yığmak, şehirleri felç etmek yerine mesela kalabalık bir toplulukla gül dağıtarak yürüyüş yapmak gibi değişik etkinlikleri, incelikleri sergileyemeyen siyaset anlayışı partileri de, imajlarını da zayıflatmaktadır. Türkiye’de artık %50’nin üzerinde oy alabilen parti giderek kalmamakta, siyasal bağlılıklar zayıflamaktadır.

Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah KIYIKLIK’ ın yaptığı bisikletle seçim kampanyası gibi güzel örneklerler bulmak çok mu zordur? Bunun gibi, yüzlerce şapka çıkartacak seçim kampanyası neden yapılamaz?

YAPACAK YÜZLERCE DEĞİŞİK GÜZEL YOL VAR AMA…

Siyasi partilerin yapacaklarını anlatmak, kadrolarını tanıtmak ve güçlerini göstermek için yapabilecekleri yüzlerce metot vardır. Kamuya ait trafik levhalarına afiş yapıştırmak, herkese ait karayollarına yazı yazmak ya da yüzlerce arabayı şehir içinde trafiği felç ederek, çevreyi kirleterek ve insanların kulaklarını gürültüden sağır ederek şişirmek en son metot olmak gerekirdi. Bir toplumun bu kadar önemli bir konuyu bu kadar sakat usullerle yıllardır yapmayı ‘başarmış’ olması da büyük bir talihsizliktir.

Seçim kanunlarını, listeleri beğenmeyen biz partililerin halkın beğeneceği ne gibi şeyleri yapmayı en az denediğini görmek, şikayetlerinde gerçekten haklı olduklarını bilmek istiyoruz. Aksi halde yapılan mangalda kül bırakmamanın ötesine geçemez.

Siyaset hep mi yukarıdan üretilir?

+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Salı, 15 Temmuz 2008 )
 

Yazarlarımız