SADECE VATAN DEĞİL VATANDAŞ DA KUTSALDIR PDF Yazdır E-Posta
Perşembe, 07 Mayıs 2009
Perşembe, 07 Mayıs 2009 | 398 defa okunmuştur.

‘İdarede esas olan adalettir , merhamet iki kişi arasında söz konusudur. Bizimle Batı arasındaki esas fark da burada yatar’ 

 

Çalıştığım bir Güney Doğu Anadolu ilçesinin köylerini ziyarete giderken yol üzerinde üstü yeşillenmiş göletleri görünce sormuştum; ‘etrafında bazı hayvanlar ve insanlar var bu neyin nesi?’...               

Dediler ; ‘ bu içme suyunda kullanılır, hayvanlar ve insanlar buradan istifade ederler.’                Şaşırdım, ‘ bu nasıl olur bu suyun hayvanlarca bile içilmemesi lazım gelmez mi’ diye sordum ‘buralarda su yok mu?’               

Sondaj yapılmış, boruları döşenmiş ancak motopomp cihazı alımı yapılmadığı için köy su ihtiyacını yıllardır bu şekilde karşılıyor.               

Ertesi günlerde katıldığım bir toplantıda ilin üst düzey yöneticisi sürekli zarar eden kamuya ait bir un fabrikasının kapanma tehlikesine binaen sermaye artırımının ve  ilin ticari potansiyelinin gelişmesi için bir iş merkezinin yapımının çok gerekli olduğunu anlatıyordu. Köyündeki vatandaşının içme suyu ihtiyacını karşılayamamış olan bir yönetimin en sonlarda yapacağı pek çok iş öncelik kazanmıştı. Köy yollarının delik deşik olduğu, okullarında ikili eğitimin yapıldığı, içme suyu , kanalizasyonu olmayan pek çok vilayetimizde her nasılsa ilin üst düzey yöneticilerinin iş merkezi, lojman, araba gibi vs... gereksiz saltanatına yönelik trilyonluk konak vs... yatırımlarının akla, mantığa ve vicdana nasıl sığdığı bu ülkede hiç sorgulanmamaktadır. Bunda dahli olan insanların idarecisi veya siyasetçisi ile beraber halkın karşısına hiç oralı olmadan çıktığı da ayrı bir vakıa... Lafa gelince iyi bir devlet adamı, iyi siyasetçi vs... oldukları sitayişle söylenir. Ben mevcutlara bakarak iyi bir devlet adamı tanımının neye karşılık geldiğini hala anlayamadım.  Sevsinler...               

Bu kişilerin dost sohbetlerinde memleket kurtarma muhabbetlerine nasıl girişebildiklerini de hala anlayamamışımdır. Bir de stratejik planlama, devlet millet edebiyatı, vatanı nasıl sevdiklerini vs... dinlerseniz komplekse bile kapılmanız mümkündür. Benim bütün bu olaylar ve tavırlardan sonra anlayabildiğim şey şu ki ; vatanını milletini çok seven pek çok değerli ‘büyüğümüz’ aslında vatandaşına sinek kadar değer vermemektedirler. Vatan çok önemli, kutsal, uğruna ölünecek bir kavram ama  vatandaş; vatanda taş, gerekirse bir 30.000 tanesi daha feda edilebilir, hiç önemli değil... Nasılsa sulbünden çıkmamıştır.                

Bu vatan sevgisinin aslında öldüren bir sevgi olduğunu, başka ülkelerin bir vatandaşının burnu kanamaması için savaşı bile göze aldığını, önemli olanın insanı yaşatmak olduğunu, çünkü insan yaşarsa devletin yaşayabileceğini Avrupa’nın da katkısı ile anlar gibi olmaya başladık...               

Vatan elbette kutsaldır ancak bizim vatanımız sadece şimdiki siyasi sınırlardan ibaret değildir. Ben artık kimliği, kişiliği ne olursa olsun vatandaşın da kutsal olduğunu, hain veya düşman gibi savaş literatürüne yakışan kavramlarla tanımlanmadığını görmenin özlemini taşıyorum. Ancak gücünü gerçekten halktan alan yöneticilerin ve siyasetçilerin sayesinde bunun olabileceğini, halka karşı hesap vermek mecburiyetinde olmayan hiçbir yöneticinin de ne kadar iyi olursa olsun bu konuda sınıfta kalacağını görüyorum.               

Derler ki cehenneme giden yolda iyi niyet taşları döşelidir.  

+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Perşembe, 07 Mayıs 2009 )
 

Yazarlarımız