Pazartesi, 25 Mayıs 2009 | 580 defa okunmuştur.
Türkiye’deki kamu personel sisteminin hizmeti ve işi değil, hizmetçiyi, işçiyi ve memuru koruduğunu, yapılmayan hizmetin sahibinin ve sorumlusunun olmadığını ancak memur ve işçi güvencesi olduğu HERKESİN MALUMUDUR..
Devletin itibar ve prestijinin işi yaptırma sistemleri değil her işi yapmaya çalışan, dolayısı ile işten atılma riski olmayan memur ve işçiler elinde yıllardır pespaye edildiği de ayrıca malumunuzdur. İşi yaptırma sistemleri sayesinde üç kıtayı yöneten insanların torunlarının her işi kendisi yapmaya çalışması yüzünden, kadro ve ekipmana sahip olma anlayışı yüzünden şehirleri bile yönetemez hale gelmesinin sebebi ; personel çalıştırma sistemidir. Türkiye’nin bugünkü kamu yönetimi alanındaki sefalet manzaralarında işten atılma riski olmayan personel çalıştırma sistemi yatmaktadır. Başarısız siyasi kadroların defteri dürülmekte, başarısız bürokrat, memur ve işçiye ise hiçbir şey olmamaktadır. Görevi ihmalden dolayı işini kaybetmeyen siyasetçi adeta yoktur ama görevini ihmal ettiği için işini kaybeden memur ve işçi kamuda, cumhuriyet tarihinde YOKTUR !... Kamuda özellikle belediyelerde geçici işçilerin daimi işçilerden daha az ücret almalarına rağmen verimli çalıştıkları bellidir. Çünkü iş garantileri yoktur. Bunlar zaten çalışıyorlardı demek de yanlıştır. Gelişmiş ülkelerde Katolik nikahı gibi tek imza ile girenin emekli olunca çıktığı bir çalışma düzeni yoktur. Kamu görevlilerinin iş garantisinin işlerini daha iyi yapmaları üzerine kurulduğu sistemleri bir yıl yaşadığım ABD’de gördüm. Ülkemizde mevcut personel rejimi içinde devletin bila istisna hiçbir işi iyi yapamadığı ama işin içinde olmadığı yerlerde yaptırabildiği de ortadadır. Biz bu sebeple 20.000 nüfuslu İskilip’te 276 personeli olan bir belediyeyi devraldığımızda mecburen bu yapıyı değiştirmeye başladık. Aksi halde seçimden 5 ay sonra bu ve benzeri hastalıklı, kanserleşen yapı dolayısı ile bırakıp gitmem gerekirdi. Yanı başımızdaki Osmancık ilçesi 28.500 nüfusa 126, Alaca belediyesi 25.000 nüfusa 143 kişiyle hizmet ederken bu sayı bizde 20.000’e 276 idi. Belediye personel sayıları ve ilçe nüfusları orantısını yaparsanız bizdeki kadar nüfusuna oranla çok personel çalıştıran belediye ile karşılaşacağınızı pek tahmin etmiyorum. Kaldı ki yukarıda verdiğim diğer ilçe örnekleri bile şişirilmiş rakamlardır. Biz yaklaşık 3 yıl içinde bu sayıyı 276’dan 113’e düşürmek mücadelesini emeklilik, akdi fesih, özelleşen şirketlere personel aktarması adeta gereksiz hale gelmektedir. 276 kişinin azaltılan 163 adedinden 56 kişisi özelleşen şirketlere aktarılmış, başka belediyelerden farklı olarak diğer kamu kurumlarına sadece 7 kişi aktarılarak bu azaltma yapılabilmiştir.. Yıllık 3-5 trilyon TL bütçesi olan bir belediyede 2 yılda 1 trilyona yakın kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Geçmiş bizden önce yapılan ve 4.5 trilyonluk gereksiz personel çalıştırmaktan kaynaklanan borç ise uzlaşma ile 5 aydır ödenmeye başlanmıştır. 350 milyar TL ödenmiştir. Bu ülkedeki kamu personel sistemini tamamen hizmet alım sistemi veya sözleşmeli statüye geçirilmesi gerekirken, işçiyi memuru değil işin, hizmetin güvenceye alınması gerekirken, bundan önceki popülist iktidarların yaptıklarının bir benzerini tekrarlanmak üzeredir. Geçmiş siyasi iktidarlar bu yaptıklarından dolayı orta ve uzun vadede kendileri kaybettikleri gibi bu ülkenin dünyadaki gücünü ve itibarını da kaybettirdiler. Bu tür popülist uygulamalar sonuçta bizi gelişmiş batılı ülkelerin vatandaşı olmaya, oralarda yaşamayı özendirmeye yol açan kalitesizlik ve yetersizliklerin ana sebeplerindendir. Türkiye’den batıya kaçak işçi gitmesi, oralar için vize kuyruklarında çileler çekilmesi maalesef yılların getirdiği ve dış düşmanlarımızın değil bizzat kendi ellerimizle yaptığımız bu tür yanlışlıkların sonucudur. Bu tür uygulamalar aslında daha çok iş ve ekmek bulmasını da belli süreçler sonunda mümkün hale getirecektir. Kamuda azalan personel piyasaların gelişmesi, rekabet gibi sebeplerle özel sektörde istihdamın artışını sağlamaktadır. Dolayısı ile kadro uygulamaları orta ve uzun vadede hepimizin zararınadır. Ancak bunu kaç kişi görüyor bilemem… Özel sektörde çalışanlar kamudaki bedavadan ödenen, adeta yatarak alınan ücretleri, maaşları görerek iş ahlakları bozuldu, şevkleri kırıldı, çalışma kültürü oluşturulamadı. DYP- SHP döneminde geçici işçilikten kadroya geçirilen Köy Hizmetleri işçileri o hükümetlere hiçbir katkı ve getiri sağlamadılar. Şimdi sıkıntıları halen çekiliyor. Zaten toplumun adeta bütün kesimlerinin memur olduğu bu ülkede bir de devlete alınan personelin bizi iflasa götürdüğü açıkken, daha dün komünist olan, yanı başımızdaki Bulgaristan’ın bile kişi başına GSMH’ sini 8500 dolara çıkışında, bizden 50- 60 yıl sonra atağa kalkan ülkelerin gerisinde kalışımıza yol açan, adeta nal toplamamızda payı olan popülist politikalar anlayışı açısından bu uygulamaların AK Parti anlayışına uygun olmadığı kanaatindeyim. Bu partilerin ülkenin genel menfaatlerini seçim kazanma uğruna zedeleyen anlayışları sebebiyle namus kadar önemli güvenlerini kaybettikleri aldıkları oy oranlarından belli değil mi ? %5 - %10 hatta 15 oy demek aslında sizin siyasette yeriniz yok demenin Türkçe’sidir. Tabii anlayana… Kaybolan güvenlerini yeniden kazanmaya çalışırlarken anlayışlarında hiçbir değişikliğin olmadığını da onlar adına esefle görüyoruz. Sayenizde ülkenin geleceğini kurtaran Sosyal Güvenlik Yasasının mimarı oluşunuzu minnetle anıyoruz. İptal edilse de artık arkası gelecek olan süreçler ile ülkenin geleceğini kurtardınız. Ancak geçici işçilere kadro diyerek benim ve benim gibi pek çok belediye başkanının anlatılması imkansız 3 yıllık gayretleri boşa çıkmaktadır. Biz bu azaltmayı istediğimiz için keyfimizden değil şehrimizin geleceği için yaptık. Yanlış kim yaparsa yapsın yanlıştır. Biz belediyede bütün hizmetleri (çöp, şehir içi ulaşım, 75 araç ve iş makinesinin 62 tanesinin hurdaya gönderilerek araçta ve iş makinelerinde tamamen kiralama sistemine girilmesi, terminal, mezbaha, hamam, hayvan pazarı, iki adet kum ocağı, iki adet şehir parkı, parke üretim tesisi, su arızası, tahakkuku, cenaze, sosyal yardım, büro hizmetleri,her türlü imar ve inşaat işleri gibi vs…) yaklaşık 30 kalemde özelleştirerek, işi yaptırma sistemlerine giderek personelin gereksiz giderlerinden kurtulmaya çalışırken, daha sorumlu ve verimli bir çalışma düzenini kurmaya çalışırken 163 personelden kurtulduk, seçim kaybetsek dahi İskilip’in geleceğini kurtardık derken, Cumhuriyet tarihinde kendi ölçeğinde bir kurumun yapısının 2 senede tamamen değiştirilmesi gibi bir uygulamayı ilçemizin geleceğini düşündüğümüz için nelere rağmen başarabildik derken geçici işçilere kadro verilmesi gibi sonuçta aslında oy getirmeyecek (örnekleri geçmişte vardır) bir uygulamaya atılacak imzalar belediyelerin içinde bulunduğu çıkmazı daha da derinleştirmekten başka sonuç vermeyecektir. Partimizin bu yanlışlığı yapmayacağına inanmak istiyorum.
|