Dündar Taşer'in büyük rüyası 2 PDF Yazdır E-Posta
Pazartesi, 25 Mayıs 2009
Pazartesi, 25 Mayıs 2009 | 344 defa okunmuştur.
Devlete sahip çıkan bulunur siz kulun hakkına sahip çıkmaya bakın’             Konya Selçuk Üniversitesi eski rektörlerinden rahmetli Erol GÜNGÖR  ‘Garplılaşmanın Neresindeyiz ’isimli eserin sahibi Mümtaz TURHAN’ ın talebesi ve Dündar TAŞER ’in arkadaşı idi. Her büyük insanın mutlaka bir başka büyük insanla bire bir ilişki içerisinde yetiştiği gibi bir de beraberliklerini arkadaşça ilişkiler içerisinde paylaşacağı birisi de vardır. Tarihte ve günümüzde iz bırakan önemli ve değerli şahsiyetlerin pek çoğunun  neredeyse tamamında bu özellik söz konusudur.            Cumhuriyetin yetiştirdiği bu muhteşem insanı 1982 yılında kaybettik.  Bu insanların Türkiye hakkında yazıp söyledikleri şeylerin, problemlerin, tespitlerin ve çözüm yollarının günümüzde de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Aslında bu ülkenin bu açıdan son üç yüz yıllık tarihi için bu hükmü genelleştirebiliriz. Nitekim Sultan 2. Abdülhamid ’in hatıralarında ‘ülkemin bugünkü problemleri ile dünkü meseleleri arasında hiçbir nitelik farkı yoktur. Bu problemler de bana ceddimden miras kalmıştır’ demekteydi 1900’lü yıllarda…             Bu ülkenin gelecek 20-30 yılında da bugünkü problemleri ile boğuşmaya devam edeceği, sadece nicelik açısından bir farklılığın söz konusu olabileceğini söylemek mümkündür.            Bu açıdan Erol GÜNGÖR ’ü bu ülkeyi sevdiğini iddia eden her gencimizin okuması şarttır. Nitekim Nurettin TOPÇU, Necip FAZIL, Cemil MERİÇ, Raif KARADAĞ, Ahmet TURAN ALKAN ve daha pek çok yazar da tanınmayı , anlaşılmayı bekleyen değerlerdendir.            Ona kulak veriyoruz:            ‘Atatürkçülük fikri, siyasi veya felsefi bir ekol olmadığı için bazı Türk münevverlerince hiç ciddiye alınmıyor. Hakikaten bu ad altında hemen herkes kendine göre iyi ve doğru bildiği şeyleri söylemekte , işin kötüsü hakikatin objektif kriterleri yerine bir insanın şahsını ikame etmeye çalışmaktadır. Fakat bütün bunlara bakarak Atatürkçülüğü manasız bir gayretten ibaret saymak hiç doğru olmaz. Atatürkçülük denen şey elli yıllık genç cumhuriyetin (1975 yılında yazılmıştır)  yaşama çabasını temsil ediyor. Solun bir ölüm denemesi olması , sağın da başka konularda bir takım endişelere yol açması, Türk devletine şimdilik tek çıkar yol olarak Atatürk milliyetçiliğini bırakmış bulunuyor. Şimdilik diyoruz, çünkü henüz elimizde işlenmiş ve hazırlanmış bir Türk milliyetçiliği görüşü mevcut değildir. (1975 yılı)  Günümüzde ideolojik aşırılıklara engel olmak ve plüralist demokrasinin ayakta kalmasını sağlamak gayretinden başka bir manaya gelmeyen Atatürkçülük bir siyasi tedbirden ibarettir. Yani bazılarının Kemalizm adını verdiği ve bir siyasi partinin bayrağını teşkil eden sloganlarla ilgisi yoktur. Bu tedbirlerin başarılı olması elbette Türkiye için hayırlı olurdu, fakat alelacele alınan tedbirlerin veya masa başında icat edilen kurtuluş prensiplerinin ne başarılı ne de uzun ömürlü olması beklenebilir.            Niçin Türk milliyetçiliği değil de Atatürk milliyetçiliği?  Bazen Marksistler bile milliyetçi olduklarını söyledikleri için böyle bir karışmanın önüne geçilmek istenmiş olabilir. Zaten Atatürk milliyetçiliği tabiri Marksist ihtilal teşebbüslerine karşı alınan 12 Mart tedbirlerinden sonra devlet büyükleri tarafından ortaya atılmıştı. Bu arada Atatürk’ün şahsı üzerindeki sevgiden de faydalanarak böylece milli birliğin korunmasında bir ortak nokta aranmış olabilir. Fakat kanaatimizce şahsi sempatiler ve hissi reaksiyonlar üzerine bir sistem kurmaya imkan yoktur. Bizim milliyetçiliğimizin Türk cemiyetinin geçmişinde ve bugününde derin kökleri vardır; nitekim Atatürk’ de bu köklü hareketin içinde yetişmiş çok önemli insanlardan biriydi.’             Bu ilçenin düşünen beyinlere sahip temiz ve kaliteli gençleri bu yazıların devamını ve Dündar TAŞER’in  ‘Büyük Türkiye Rüyasını’  kitabından okumayı denemelidir. Kurtlar Vadisi’ni seyretmekten daha fazla zevk alacaklarına şüphem yoktur. 
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Pazartesi, 25 Mayıs 2009 )
 

Yazarlarımız