|
Mustafa Yolcu'dan pazar yazısı |
|
Pazar, 14 Şubat 2010 |
Pazar, 14 Şubat 2010 | 834 defa okunmuştur.
Hemşerimiz Mustafa Yolcu'dan geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer yazılarından birisi daha. Bu tür yazıları kaleme alan kişilerin sayısı giderek azalıyor onun için okumanızı öneririz.
İskilip'in bir zamanlar en tanınmış simalarından biriydi. İlk defa otobüs işletmeciliğini başlatmış, ilklere imza atmış, Evlice ile yıllarca rekabet yaparak İskilip'lileri Ankara - Çorum'a nerdeyse bedava denilecek fiyatlar ile taşımıştı. Neticesinde bu rekabet Koca Ali'nin de Evlice'nin de ekonomik olarak erimesine yol açmıştı. Koca Ali öyle bir kişilikti ki kimin ölüsü olsa orada, kimin dünürlüğü varsa en önde, Hanönü camii tamir olacaksa en başta o oluyor idi. Bu camiyi iki defa tamir ettirmiş idi. Bizim bahçemizde kavaklarımız vardı. Cami tamiratında kavakları kestirerek camide kullandırmış. Ben İskilip'e geldiğimde bana " MUSTAFA BAHÇEDEKİ KAVAKLARINIZI KESTİREREK CAMİDE KULLANDIRDIM. SİZİNKİLER YETMEDİ BİR BAŞKASININ BAHÇESİNDEDE KAVAK VAR DEDİLER. SAHİBİ ANKARADA İMİŞ. O KAVAKLARDA KESİLİP CAMİDE KULLANILDI. KALANINI BİR YERE İSTİF ETTİK. SAHİBİ İSKİLİP'E GELİNCE ONU BULDUM VE KAVAKLARINI CAMİDE KULLANDIĞIMIZI, İSTERSE PARASINI ÖDEYECEĞİNİ, İSTERSE KALANINI ALABİLECEĞİNİ SÖYLEDİM. KAVAĞIN SAHİBİDE HAYRIMA OLSUN, KALANINI BAŞKA YERDE BİR CAMİDE KULLANIN DEDİ " diye bana aktardı. Bu kendisinin medeni cesaretinin, kendisine güvenmenin, çevresinin ona güveninin neticesi idi. Gençliğinde Kırıkkale'ye gittiğinde DDY sahası içinde yığılmış demir hurdalarını görür. İdareye giderek bu demir hurdalarının satılıp satılmayacağını sormuş. Onlarda Ankara'ya soralım izin verilirse satarız demişler. Ankara'dan izin gelmiş. Açık artırma ile bu demirleri Koca Ali almış. Bu demirlerden güzel kar ettiğini anlatmış idi. Yok denecek kadar haçlıkla askere gider. Askerlik süreleri yaklaşık üç yıl. Askerde çarşıdan çaydanlık alarak, fırsat buldukça çavuşları ile birlikte askerlere çay satmış. Askerden gelirken İskilip'e para getirdim demişti. İşte bu müteşebbislik idi. Hazıra konma değil arayıp bulma idi. İskilip' e Murat taksilerini ilk o getirip satmaya başlamış idi. Bursa'ya hemşerilerimiz otobüs almaya, kamyonların üzerine otobüs karosörü koydurmaya gidiyorlar. Ödemede vade söz konusu olduğunda; Bursa da bu işi yapan firma ( KOCALİ HEMŞERİNİZ KEFİL OLURSA İŞİNİZİ YAPARIZ ) diye cevap veriyorlar. İskilip'te şimdi otobüs işi ile uğraşanların çoğu onun bir zamanlar otobüslerinin muavini şoförü idiler. Hacı Karani hazretlerinin mezarı düz kayanın dibinde köprünün yanında imiş. Mezarın buradan kaldırılması ve buranın yol olarak kullanılması İskilip'teki idareciler tarafından kararlaştırılmış. Mezarın kemikleri altta kalacak, üzeri greyder ile düzlenecek. Bu karar alınmış. Rahmetli bu konuyu bana şöyle anlatmış idi: " Bunun üzerine KOCALİ başta olmak üzere başka katılımlar ile organize edilerek şimdiki Hacı Karani hazretlerinin bulunduğu mezar yeri gündüz kazılıp hazırlanmış. Köprünün yanında bulunan mezarın üzerindeki taşları alınarak hazırlanan yeni mezar ın yanına konulmuş. Gece olunca Hacı Karani nin mezarı açılarak kemikleri bir çuvala toplanmaya başlanılmış. Sadece ayak kaval kemiği kalmıştı. Uzaktan o zamanlar asayişi sağlayan jandarmanın düdük sesi geldi. Hemen bir torbaya koyduğumuz kemikleri toparlayıp şimdiki mezarlıktaki yerine kemiklerini yerleştirdik. Eski yerinde sadece Hacı Karani Hazretlerinin ayak kaval kemiği kaldı." Koca Ali daha sonraları otobüsünün iki kere kaza geçirmesi, tazminatlar, vergi dairesi ile ilgili sorunları, sağlık sorunları yüzünden otobüsçülüğü bırakmış idi. Bir gün Pirinç pazarının karşısında Mehmet Atarın dükkanı nın önünde otururken bir zamanlar muavini, sonra şoförü, o sıralarda otobüs sahibi olmuş birisi önünden selam vermeden geçer. Kocaali iç çeker. Mehmet Atar sorar hacı niye iç çektin " BUNA EKMEĞİNİ BEN VERMİŞTİM. ŞİMDİ ÖNÜMDEN SELAM VERMEDEN GEÇİYOR " Buda insan hayatının vefasızlık örneği. Memleketimizin böyle iyiliksever, herkesin ölüsü nünde diri sininde arkasında karşılık beklemeden duran insanlara ihtiyacı var. Böyle insanların sayısının artmasını diliyorum. İskilip'te onun bu cemiyetçilik konusunu sürdürenlerden sebzeci anaç ile nakliyeci şimdi tuz işi ile uğraşan HAMDİ GÜLER' ide tanıyorum. Bütün bunları genç nesle örnek olması ders çıkarılması arzusu ile yazıyor. Koca Ali eniştemi arkasından rahmet ile anıyorum.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 14 Şubat 2010 )
|