Osmanlı 3.Meclis-i Mebusan'da Bir İskilip'li PDF Yazdır E-Posta
Salı, 19 Ekim 2010
Salı, 19 Ekim 2010 | 1268 defa okunmuştur.

 

Osman’lı 3.Meclis-i Mebusan’da Bir İskilip’li :
Çorum Mebusu Ali Osman Bey (1876-1938) 

Molla lakaplı Kırım’lı Ahmet Vehbi efendinin oğludur.Annesinin adı Zahide, kız kardeşinin adı Fatma’dır.Ailesi Osmanlı-Rus Harbi sırasında Kırım’dan  göç eder ve  Rumeli’ye ,Tuna boylarına yerleştirilir.Ali Osman bey 1876 yılında orada doğar.Daha sonra İskilip’e nakledilirler.İskilip’e göç eden muhacirlere, yerleşmeleri için Çontar Kırı mevki  (bugünkü Osmancık yol ayrımının olduğu bölge) önerilir.Muhacirler şehirli oldukları için bu teklifi kabul etmezler  ve  günümüzde Temenna Mahallesi’nin olduğu,aslı  mezarlık olan bölge kendilerine tahsis edilir.Ali Osman beyin ailesi de bu mıntıkaya yerleşir.Muhacirlerin erkekleri ahşap ev ustası ,kadınları yorgancıdır.

Ali Osman bey İskilip Rüştiyesi’nde  orta,Kastamonu İdadisi’nde  lise eğitimini tamamlar. 1896 yılında İstanbul’da Mülkiye'nin Yüksek Kısmı'ndan  mezun olur. Kasım 1896'da Ankara İdâdîsi (Lisesi)  Müdür 2. Muâvinliği'ne ve muhtelif dersler muallimliklerine tayîn edilerek devlet hizmetine girer. Nisan  1898'de Adana, Eylül 1902'de Trabzon, Ağustos 1904'te Erzurum İdadîleri Müdür 1. Muavinliklerine ve muhtelif dersler muallimliklerine nakledilir. 

Osmanlı Devleti, muhacir kızlarıyla evlenenleri askerlikten muaf tuttuğu için , İskilip’li Hasan Derebey Ali Osman beyin kız kardeşi Fatma hanımla  evlenmiş, İbrahim ve Nuriye isimli iki çocukları olmuştur. 

Kaymakamlık için gerekli yaş haddini doldurduktan sonra Nisan 1905'de Kiğı, Temmuz 1907'de Eleşkirt Kaymakamlıklarına atanır. 24 Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet ilan edilir.3. Meclis-i Mebusan için  mebusluk teklif edildiğinden, Eylül 1908'da  kaymakamlıktan ve memuriyetten istifâ ederek  İskilip’e döner.Kasım-Aralık 1908’de seçimlere gidilir.Seçimlerin başlıca iki partisi; İttihat Terakki ve liberal görüşleri olan Ahrar Fırkası’dır.Bu sırada İskilip’te olan  Ali Osman bey 3.Meclis-i Mebusan’a  Çorum Mebusu olarak girer.Meclisi Mebusan 17 Aralık 1908’de İstanbul’da çalışmalarına başlar.     

Sample Image 
 

İskilip’ten mebus olarak İstanbul’a giderken, vefat eden kız kardeşi Fatma hanımın çocukları olan Nuriye ve İbrahim’i eğitimleri için yanında götürür. Ali Osman bey ,3.Meclisi Mebusan  18 Ocak 1912 tarihinde padişah 5.Mehmet Reşat tarafından  feshedilene kadar görevine devam eder. Eylül 1927'de tekrar memuriyete döner ve Safranbolu Kaymakamlığına getirilir.Bu iki tarih arasında İstanbul’da ne yaptığını  bilmemekteyiz.

İlk,orta ve lise eğitimini İstanbul’da aldıktan sonra, İstanbul Darülfünunu Tıp Medresesi’nde ebelik ve hemşirelik eğitimini 1929 yılında tamamlayan yeğeni Nuriye hanım  Ekim 1929 tarihinde  Mecitözü belediye ebesi olarak göreve başlar. 

Ali Osman bey iki yıl Safranbolu kaymakamlığı  yaptıktan sonra Ekim 1929'da kaymakamlıktan ayrılarak Maâ­rif’e (Milli Eğitim’e)  geçer. Ağustos 1938’de İstanbul Kandilli Kız Lisesi’nden   emekli olana kadar öğretmenliğe devam eder.Gençken kronik verem hastalığına yakalandığı için hiç evlenmemiş,yeğenlerini büyütmüştür.Emekli olduktan sonra hastalığı tekrar nükseder.Bir müddet, yanında büyüyen yeğeni İbrahim ve ailesiyle  kalan Ali Osman bey, hastalığı ilerleyince diğer yeğeni Nuriye hanımın yanına,Mecitözü’ne gider,Aralık 1938’de orada vefat eder.O günün koşullarında cenazenin İskilip’e nakli zor olduğu için  Mecitözü’ne defnedilir.Mezarı  günümüzde bilinmemektedir.    

Nuriye hanım, Mülkiye mezunu olan  Ali Osman beyin  kaymakamlıktan öğretmenliğe geçişinin,İttihat Terakki kökenli  kadroların politikalarıyla uyuşamadığından  dolayı olduğunu ifade etmişti.

19 yıl  Mecitözü’nde ebe olarak çalışan Nuriye hanım,Aralık 1948’de memleketi İskilip’e tayin edilir.İskilip’te de 16 yıl belediye ebeliği yapar ve Haziran  1964’te emekli olur. Ali Osman beyin  adı geçen yeğeni Nuriye hanım, Temenna mahallesinde yaşamış ve 1990 yılında 91 yaşında iken vefat etmiş, ebe hanım diye bilinen Nuriye Güneş’tir.

Ben tarihçi değilim,bu yazı da  bir tarih çalışması değildir.Onu en iyi tanıyan Nuriye anneannenin  hayatta iken  anlattıklarından ve elimdeki belgelerden aldığım notların derlenmiş halidir.İskilip yönetiminin, mevcut  İskilip vizyonuna katkıda bulunmak ve İskilip’e emeği geçen iki insan için tarihe bir not  düşmek istedim.

Tarih bilgisi ve bilinci, yaşanılan anın, bireyin omuzlarına, dahası ruhuna yığıp yüklediği birtakım gereksiz ağırlıkları kaldırır, bireyi bir ruh afiyetine kavuşturur, onlara, gücünü tarihin gerçeklerinden ve tecrübelerinden  alan yeni hamleler hazırlar.

Gelecek yazıda görüşmek dileğiyle…

Son Güncelleme ( Salı, 22 Şubat 2011 )
 

Yazarlarımız