Pazartesi, 03 Ocak 2011 | 940 defa okunmuştur.
İbn-i Siyrin hazretlerine bir kimse geldi ve “Bana ibadet ve taatin ilmini öğret.” dedi.Hazret sordu:”Nasıl beslenirsin? ” Adamcağız karnım doyuncaya kadar yerim cevabını verince,İbn-i Siyrin hazretleri buyurdular ki: ” Sen git önce beslenmenin ilmini öğren,ondan sonra sana ibadet ve taatin ilmini öğreteyim.Çünkü beslenme bütün ibadetler için gerekli kuvveti sağladığından,helal kazanma ve beslenme ilmi ,ibadet ve taat ilminden önce gelir.” 30-40 sene önce bu konuda çok büyük bir problemimiz yoktu.Gıda sanayi henüz gelişmemiş,herkes kendi ürettiği doğal gıdaları tüketiyordu.Gıda sanayi gelişmeye başlayınca,yiyeceklerimiz raflara çıktı.Raflarda bozulmaması,daha güzel görünmesi,kokması,tadının daha lezzetli olması gibi bir çok sebeple katkı maddeleri kullanılmaya başlandı.Bizlerde doğal ürünler üretmeyi ve tüketmeyi terk ettik,hazır yiyecekler tüketmeye başladık. Hiç merak ettiniz mi ,çocuklarınızın beslenme çantasına kendi yaptığınız mis gibi kurabiyenin yerine koyduğunuz hazır kekin içeriğinde neler olduğunu?Ben size vişne jöleli bir kekin içerdiği katkıları sayayım.Kıvam artırıcı(pektin ve xantam zamkı),asitliği düzenleyici(sitrik asit,malik asit),koruyucu(potasyum sorbat),renklendirici(karmin),aroma verici,nem tutucu(sorbital),kakao tozu(alkalize),emülgatör(bitkisel yağ asitlerinin mono ve digliseritleri,poligliserol esterleri,soya lesitini),kabartıcılar(sodyum bikarbonat,sodyum asitpirofosfat ) ve buğday gluteni. Gördüğünüz gibi bu kekin ekstrası jölesi ve kreması değil,10’dan fazla katkısı. Acaba bu katkı maddelerinin arasında haram olan var mı ,içlerinde dinen şüpheli olan mevcut mu,bunlar sağlığımıza zarar verebilirler mi ? Zararlı katkı maddesi üretimde yer almaz diye düşünmeyin.Bugün sağlığın en büyük düşmanı olarak kabul edilen sigaranın üretimi ve tüketimi yasaldır ülkemizde.Burada temel mantık şudur;her bir katkı maddesi, günde belli bir miktarda tüketildiği zaman vücut onu tolare eder.Tüm gıdalarınız hazır olduğu zaman, hangi katkı maddesini ne kadar tükettiğinizi takip edebilme şansınız var mı?Sigara ve içkide olduğu gibi sorumluluk bizde.Bilinçli tüketmede ve tüketmemede.Hepimizin helal ve doğal beslenme uzmanları olmamız lazım. İşte size iki örnek. E120 Karmin.Kaktüste yaşayan ortalama yarım cm uzunluğundaki bir bit türünden üretiliyor.Kiraz,vişne ve çilekli pastacılık ve konserve ürünlerine kırmızı renk vermek için kullanılıyor.Yukarıdaki ifade edilen kekin içeriğinde de mevcut.Markete gittiğinizde vişneli bir kekin içeriğine bakıp,tespit edebilirsiniz.İnancımızda böcekten üretilen bir şeyi kullanmak kesinlikle yasaktır. E920 L-Cystein.Pastacılık ürünlerinde,hamurun karışma zamanını kısaltmak ve karıştırma gereçlerine yapışmasını engellemek için kullanılır.Bebek mamalarında ve diyet ürünlerinde de mevcuttur.Kökeni insan saçı ,domuz kılı ,sığır boynuzudur.Endonezya’da sentetik üretim yapılmasına rağmen, insan saçından üretim ucuz olduğu için tüm dünyada insan saçı kökenli olan L-Cystein kullanılmaktadır.Dinimizde insanın vücudu mübarektir.Bir parçasını gıda olarak tüketmek yasaktır. Sadece dinen sakıncalı olan katkı maddelerini içerdiği için mi terk etmeliyiz hazır gıdaları?Hayır.Pek çok imkana sahip olan günümüz insanı uzun ömürlü ve hayırlı bir insan olmasının gerektiğinin farkına varmalıdır.Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini bilmemiz gerektiğini öğütleyen günümüz tıbbı, koruyucu hekimliği öne çıkarmıştır.Uzun ömürlü olmak için önce ömrü kısaltıcı etkenlerden kaçınmak gerekir.Yaşlanmak ve ölüm sürekli ölen hücrelerin yerine zaman içinde yenilerinin yapılmasındaki azalma olarak tanımlanmaktadır.Önce saçlar ağarır,dökülür,cilt buruşur,güç düşer ,direnç azalır.Hücrelerin yenilenmesini ne etkiler.Dışarıdan alınan gıdaların niteliği.Hazır gıdalardaki katkı maddeleri kansere ve hücre ölümlerine sebep olmakta ve hücre yenilenmesini yavaşlatmaktadır.Yapılan çalışmalar katkı maddelerinin %20’sinin helal ve zararsız,%80’inin haram,şüpheli ve zararlı olduğunu gösteriyor. Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri ile ilgili düzenlemeler ,Dünya Sağlık Teşkilatı(WHO) ve Dünya Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) önderliğinde tespit edilmektedir.Ancak önceden kullanılabileceği açıklanan pek çok madde sonradan zararları tespit edildiği için aynı kuruluşlar tarafından yasaklanabilmektedir.Ayrıca yürürlükte olduğu halde ,ülkeler tek taraflı olarak pek çok katkı maddesinin kullanımını yasaklayabilmektedir. Bizler hala ev yapımı yiyecekler tüketiyoruz.Ama çocuklarımız hazır gıda tüketme eğilimindeler.TV’ler bize sahte bir dünya sunuyor.TV’lerin büyülü dünyasındaki yaşam standartlarına kavuşabilmek için onlar gibi kazanmak ve tüketmek zorundasınız.Sevgiyi,paylaşımı terk ederek daha bencil düşünmeniz gerekiyor.Bunlar bizim için tuzaklar.Fıtri olanla ,dayatılan arasında büyük bir uçurum var.Beslenme konusunda da durum aynı. Bizler büyük marketlerden hazır gıdalar tüketmeyi gelişmişlik olarak sayarken,gelişmiş ve zengin toplumlar bugün organik,katkısız ve ev yapımı gıdalar tüketmek eğilimindeler.Eğer çocuklarımızın uzun,sağlıklı ve huzurlu bir ömür sürmelerini istiyorsak,bugünümüzü tekrar değerlendirmek ve bu konuda geleceğe ilişkin bir kararlılık ortaya koymamız lazım. Neler yapabiliriz? Durup,ailemizin nasıl beslendiğini bilinçli olarak düşünelim.Bilinçli olarak bunu düşünürsek,neleri yanlış yaptığımızı fark ederiz.Hepimizin helal ve doğal beslenme uzmanları olması lazım.Bu konuyla ilgili web sitelerini takip edelim.Katkı maddeleri hususunda bilgi sahibi olalım.Alışverişlerimizi daha bilinçli yapalım.Katkısız ürünleri tercih edelim.Doğal ürünlerin satıldığı pazar yerlerini tercih edelim.Kompostoyu ve hoşafı terk edip,sitrik asit gibi zararlı bir katkıyı içeren hazır meyve sularını çocuklarımıza içirmenin kolaylığına kaçmayalım.Çocuklarımızı bu konuda eğitelim.Nasıl tatile vakit ayırıyorsak,yılın bir iki haftasını gıda üretimine ayıralım.Gerekirse memleketimize bu amaçla gelelim.Yapacak imkanımız yoksa, yaptıralım.Bu sayede aileleri de ekonomik olarak desteklemiş oluruz.İskilip yönetimi de mevcut vizyonu dahilinde ev yapımı gıdalar konusunu projelendirebilir. Rabbimiz bizi bu konuda uyarıyor.Bakara suresi 168.ayette;”Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin.(Pis ve haram olan şeyleri yiyip içmede) şeytan (ve benzerlerinin) adımlarını izlemeyin.Çünkü o(nlar)sizin için apaçık bir düşmandır.”buyuruyor.Allah hepimize bu ayete göre davranıp,rızasını kazanmayı, uzun ve hayırlı bir ömür sürmeyi nasip etsin. Hakkı Basmacı
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
|