Hz. Ali'den Devlet Adamlarına Öğütler - Ne Mutlu Hizmetkâr Liderlere PDF Yazdır E-Posta
Pazar, 14 Kasım 2010
Pazar, 14 Kasım 2010 | 1110 defa okunmuştur.

 

Dördüncü halife Hz Ali‘nin, Mısır’a  vali olarak görevlendirdiği  Malik bin el-Haris el-Eşter’e yazdığı yönetim mektubu, özellikle kamu yönetimi ilkeleri  hususunda  referans olarak kabul edilmiştir.Bu mektubun  ilk tercümesi  İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy tarafından yapılmış ve 1959 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı  tarafından  yayınlanmıştır.Yakın tarihte de merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ağabeyi eski  İçişleri Bakanı Korkut  Özal’ın, bu yönetim mektubunu  bastırdığını ve başta Turgut Özal olmak üzere devlet adamlarına ve liderlere  hediye ettiğini bilmekteyiz.İşte Turgut Özal’ın çok istifade ettiğini söylediği ve günümüz bazı devlet adamlarının da istifade ettiği  bilinen bu mektuptan kısa alıntılar:

Kimlerin güzel ahlak sahibi  olduğu, ancak Allah’ın insanlara söylettiği sözlerden anlaşılır.Onun için sahip olacağın en büyük birikim iyiliğe yönelik işlerin olsun.

Halkın için sevgi  ve merhamet  duyguları besle, onlara iyi,yumuşak ve dostça davran. Sakın halkından uzun süre uzak veya saklı durma.

Sakın çaresizlerin başına,kendilerini yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme.

Öfkeni yen ,haddini bil,eline,diline ve kendine sahip  ol. Öfkenin kötü sonuçlarından korunabilmek için vereceğin karşılık ve cezayı ertele.

Alçak gönüllü  ve ölçülü ol.Sakın affettiğinden dolayı asla pişman olma ve cezalandırman için de asla sevinme. Sakın 'ben tam bir kudret sahibiyim, emrederim, itaat ederler' deme.Çünkü böyle bir davranış felaketle sonuçlanır.

Adaletten asla ayrılma.Şayet böyle yapmazsan haksızlık yapmış  olursun.Halbuki insanlara zulmedenlere karşı bu mazlumların davacısı bizzat Hz. Allah’ın kendisidir.

Toplumun genel hoşnutluğunu esas al.Zira toplumun hoşnutsuzluğu karşısında şahısların rızası hükümsüz kalır.

Şunu bunu gammazlayanların sözüne sakın çarçabuk inanma.Halkın ayıplarını araştırma,araştıranları da  yanına alma.Evet sen halkının ayıplarını gücün yettiği kadar ört ki Allah’ta senin halkından gizli kalmasını istediğin ayıplarını örtsün.

Zor ve ağır işlere karşı azmini gevşetecek, adaletsizliğe saparak ,sana hırsı iyi gösterecek kişileri sakın yakınına yaklaştırma.

Alkışa ve yersiz övgüye hoşgörü gösterme.Bu  insanı büyüklenmeye sevk eder ve kibre yaklaştırır.    

Sakın insanların iyisiyle,kötüsü senin yanında bir olmasın.

 İnsanların arasında iyi niyetin gelişmesini sağla.Zira seni zorluk ve sıkıntılardan ancak onların iyi niyeti kurtaracaktır.

Herkesin benimsediği ve halkın iyi bir şekilde uyguladığı güzel bir adeti sakın kaldırayım deme.Bu güzel adetlerin  faydasını giderecek yeni bir şey oluşturmaya da asla kalkışma.

Memleketin faydasına olan işleri tespit etmek  ve senden önce insanlara huzur,güven ,doğruluk ve iyilik sağlaya gelmiş şeyleri devam ettirmek hususunda ilim adamları ve konuya vakıf insanlarla sürekli olarak görüş ve danış.

Etrafındakilerden, ileri gelenlerinden ve akrabalarından hiçbirine katiyen devlet elindeki imkânlardan yararlanma hakkı  verme.

İyi bil ki toplumda çeşitli kesimler vardır.Bunlardan her birinin iyiliği,diğerlerinin iyiliğine bağlı olup,bunlardan hiçbiri diğerinden  müstağni olamaz. Bunların hepsine iyi muamele et.

Halk arasında hüküm vermek için öyle birisini seç ki, hatasında ısrar etmesin, hakkı gördüğü an döneceği yerde dili tutulup kalmasın, hiçbir zaman şiddetli istediği bir menfaatin kaybolacağı gibi bir endişeye düşmesin.

Sakın şahsi yakınlıktan dolayı  veya etki  altında kalarak hiçbir kimseye görev verme.

Denetime önem ver.

Zor  durumdakilere yardım et.Bu konuda hiçbir fedakarlık sana ağır gelmesin.Bu öyle bir yatırımdır ki onlar bir gün yatırdığın bu sermayeyi  memleketin refahı  ve imarı için sana fazlasıyla iade edeceklerdir.

Kalkınmayı  esas al.

Büyük, küçük hiçbir işi ihmal etme.

Yetimleri ve yaşlı bulunduğu halde hiçbir çaresi olmayan kimselerin geçimini üzerine al.

 Dilek ve ihtiyaç sahipleri için,sadece kendileriyle ilgileneceğin bir zaman ve mekan ayır ve hepsiyle beraber  otur da seni yaratan Allah’ın rızasını kazandıracak bir alçakgönüllülük göster.

Bir sözleşme yapmışsan yahut  bir taahhüdün varsa, yapılan sözleşmeye riayet et,sözünü yerine getir. Verdiğin sözü muhafaza için gerekirse  hayatını bile feda et.

Sakın halkına yaptığın iyilikleri ,onların başına kakma veya yaptığın işleri abartılı gösterme.

Sakın işlere vaktinden evvel atılma.

Sakın açıklık kazanmayan işlerde inat etme,açıklık kazandığı zamanda gevşeklik gösterme.

Sonra işlerin her birini yerli yerine koy,işlerinin her birini zamanında yerine getir.

Herkesin üzerinde ittifak ettiği konularda kendi fikrinde ısrar etmekten kaçın.

Görevlendirdiğin kişilerin açığa çıkmış kötülüklerine karşı  habersizmiş gibi davranma.Aksi taktirde başkası yerine sen cezaya maruz kalırsın.Az zaman sonra işlerin üzerindeki perdeler,gözlerin önünde açılır ve mazlumun hakkı senden alınır.

Şunu iyi bil ki ;bir gün seni yaratana geri döneceğini ,ona  hesap vereceğini,çok iyi ve açık bir şekilde hatırlamadıkça nefsine hakim olmak imkanını katiyen bulamazsın. 

Ne mutlu  insanlar arasında hoş bir seda;kurumlar ve şehirlerde de  en güzel  eserleri bırakabilmek için var gücüyle çalışan yöneticilere, 

Ne mutlu kurumun ve şehrin gerçek sahibinin millet olduğu ve görev süresi sonunda  gerçek mülk sahibi olan milletin her bir  ferdiyle ayrı ayrı helalleşmenin  imkansız olduğunun bilincinde olup,ona göre  çalışan ve yönetenlere,

 NE MUTLU  HİZMETKAR LİDERLERE!

Son Güncelleme ( Salı, 22 Şubat 2011 )
 

Yazarlarımız