Son Eklenen Videolar

İskilip Üstünde Bir Karabulut Ağıtı
İskilip Üstünde Bir Karabulut Ağıtı
2008-06-13 13:57:02
İskilip El Sanatları ve Sanatkarları
İskilip El Sanatları ve Sanatkarları
2008-06-13 13:55:07
İskilip Şarkısı
İskilip Şarkısı
2008-06-13 11:01:43

Son Eklenen İlanlar



 
= Resimli İlan

İstatistikler

Üyeler: 713
Haberler: 736
Bağlantılar: 0
Ziyaretçiler: 1044597

Online Üyeler

Çevrimiçi üye yok

Kimler Online

Şu anda 56 ziyaretçi çevrimiçi
Engin Tamer Mıhçı'nın '' Cudi'den Adatepe'ye'' kitabı 2. baskıya hazırlanıyor PDF Yazdır E-Posta
Salı, 19 Ocak 2010
Salı, 19 Ocak 2010 | 538 defa okunmuştur.

Sample Image

İskilip yazar Engin Tamer Mıhçı'nın Marmaris'ta minibüste patlayan bombadan esinlenerek yazdığı Cudi'den Adatepe'ye kitabıyla ilgili en güzel değerlendirmeyi, yazarın Yenisayfa gazetesindeki arkadaşı bir başka yazar Sadi Tonbul'dan okuyalım.

“ CUDİ\'DEN ADATEPE\' YE..

Geçtiğimiz yılın son aylarında piyasaya çıkan ve bin adetlik ilk baskısının bir ay bile dolmadan tükenmeye başlaması sebebiyle 2. baskısı için hazırlıkların başladığı ; gazetemizin köşe yazarı ENGİN TAMER MIHÇI' nın kitabını bugün sizlere özellikle anlatmak istedik.
Marmaris'teki minibüste patlayan bombadan esinlenerek yazımına başlanan bu sürükleyici romanın gelişimi açılımla ilgili de bir sonucu doğru giderek bugünleri anlatması romanı ayrıca güncellik açısından da çekici hale getiriyor. Yazarının akıcı dili ise romana ayrı bir sürükleyicilik ve çekicilik katıyor. Elinize aldığınızda bir gecede bitireceğiniz romanın detayları ile ilgili yorumlarımızı Hangar'dan takip edebilirsiniz.
“ Cudi'den Adateye' ye” isimli kitabın yazarı Engin Tamer Mıhçı kitabının önsözünde bakın neler söylüyor . Önce bunu anlatmamız gerek.

Benden selam söyle Anadolu'ya..

” İlk gerçek silah sesini askerde duydum. O kadar korkmuştum ki
bayılacağımı sandım. Uzun zaman o ses kulaklarımdan gitmedi.”

Bir temmuz akşamı Marmaris sokaklarında gezerken önce bir parlama sonra şiddetli bir ses duydum. Sesin nereden geldiği anlayabilmek için sağıma soluma bakınırken iki küçük kız çocuğunun yol kenarında ki büyük saksıların arkasına ellerini kulaklarına kapatarak saklandıklarını fark ettim. Oysaki çevremde kilerin hiç biri o küçük kız çocuklarının saklandığını görmemiş her kez gecenin karanlığını aydınlatan ve gökyüzünde değişik şekiller çizen havai fişek gösterisini izliyorlardı.

Havai fişek gösterisi sona ermiş olmasına rağmen o iki küçük kız saklandıkları yerden çıkmıyorlardı. Annesi ve babası olduğunu tahmin ettiğim birileri çevrelerine telaşla bakınıyorlar bu iki küçük kızları arıyorlardı. Dakikalar ilerledikçe telaşlarının artığını görebiliyordum. Artık kızlara isimleriyle seslenmeye başlamışlardı ama iki küçük kız hala saklandıkları büyük saksının arkasında elleriyle kulaklarını kapatmış şekilde oturuyorlardı. Önce kızların yanına gitmeyi düşündüm ama son anda kararımı değiştirip anne babaları diye tahmin ettiğim kişilerin yanına yürüdüm. O kadar telaşlıydılar ki benim yanlarına yaklaştığımı bile fark etmediler. Seslenmek zorunda kaldım

---Küçük kızlarımı arıyorsunuz?
Aynı anda ikisi de bana baktılar. Onların bakışları bana sevinçle hüznü aynı anda anlatıyordu. Erkek olan ve babaları tahmin ettiğim kişi

---Evet ağabey iki kızı arıyoruz
Elimle saklandıkları yeri gösterdiğimde anneleri o kadar hızlı davranmıştı ki şaşkınlıkla elim havada kaldı.

Kızlarına kavuşan anneleri onları kucaklarken yaşı neredeyse benimle aynı olan babaları iki elime birden sarılıp öpmeye başladı. Elimi geri çekerken

---Nerelisiniz? diye sordum.

Çünkü konuştukları Türkçe o kadar değişik gelmişti ki bana bu soruyla merakımı gidermek istedim.

--Ağabey biz Diyarbakır in bir köyündeniz. Ben iki aydır Marmaris'te çalışıyorum kızlarım ve annelerini bu gün köyden getirdim.

Biz tam bunları konuşurken iki küçük kızla anneleri yanımıza geldi. Kızlardan biri küçücük yumruğunu kaldırıp babasına vurmaya başladı bir taraftan da Kürtçe bağırıyordu. Babası bu küçük kızı susturmak için bir hayli uğraştı. Benim merak dolu gözlerle baktığımı fark ettiğinden bana bir açıklama yapmak zorunda kaldığını hisseden babaları

----Ağabey kusura bakma benim ufaklık 'hani Marmaris'te bomba yok mu? diye ağlıyor. Dedi

---Ne bombası? Diye sordum.
Babaları;
---Bizim köyün civarına çok terörist gelir. Uçaklar sürekli köyün yakınlarını bombalar. Kızlara bomba sesini duyar duymaz saklanmalarını öğretmiştim. O yüzden hemen saklanmışlar havai fişekleri bomba zannetmişler
O bana bunları anlatırken yanımızdan geçen bir İngiliz ailenin küçük kızları İngilizce olarak
---Keşke Havai fişek gösterisi biraz daha sürseydi diye babasına sesleniyordu.
O gece yatarken kendime şu soruyu sordum
---Neden?
Ağlayan çok insan gördüm. Acının sessiz gözyaşlarına döküldüğünü de, saatlerce süren ağıtları da, ama hiçbir ağlama bana evladını şehit veren annenin ağlamasında ki acıyı anlatmadı daha doğrusu anlatamadı. O ağlamada derin bir üzüntü saklıyken gözlerden akan her damla gözyaşında gurur vardır.

Antalya da merkezdeki bir caminin önünden geçerken kalabalık dikkatimi çekti. Dikkatli baktığımda cenazenin olduğunu fark ettim ama bu cenazenin farklı olduğu orada bulunan Türk bayraklarının çokluğundan belli oluyordu. Ayaklarım beni önce caminin avlusuna sonra Albayrağımıza sarılmış tabutun başına götürdü. Hayatımda ilk defa şehit cenazesi görüyordum. Sıranın en önünde ağlayanlara bakarken yanımdakilerin konuştuklarına kulak misafiri oldum.

---Terhisine iki hafta kalmıştı.
---Evin tek erkek çocuğuydu.

--- Yeni doğan bebeğini bir kez olsun görmeden şehit oldu.

---Güneydoğu da çatışmada şehit olmuş

Ön sıralarda ayakta zor duran yaşlı kadına etrafta ki herkesin ilgisi fazlaydı. Onun şehit annesi olduğunu anlamak hiçte zor değildi. Sessizce gözlerinden akan yaşları silerken bakışlarındaki gururun ışıltısı bana kadar geliyordu.

Tam o anda derinden bir ağıt başladı. Önce anlayamadım daha doğrusu şaşırdım çünkü ağıt Kürtçe idi. Dakikalar ilerledikçe cami avlusunda duyulan tek ses bu Kürtçe ağıttı. O kadar içli bir ağıtı ki anlayamama rağmen gözlerime hücum eden gözyaşlarımı tutamadım. Şehit olan bir Türk evladıydı ama ağıt Kürtçeydi. Arkamda bulunanlardan biri;

---Şehidin eniştesinin annesi dedi Aklıma hemen Dido Satiriyu nun kitabı geldi.

---Benden selam söyle Anadolu ya … Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin…. Ve kardeşi kardeşe kırdıran cellatların, Allah bin belasını versin…

İşte bu önsöz sizlere yazarımızın kim olduğunu nasıl duygulu bir insan olduğunu anlatıyor. Ve de kitabının nasıl bir kişinin elinden çıktığını gösteriyor , sanıyorum. Bu sebeple bu kitabı mutlaka okumalısınız diyorum. Önce size bu güzel insanı tanıtayım.

YAZAR HAKKINDA
1972 Doğumlu olan Yazar Engin Tamer Mıhçı , İşletme ve Turizm okulu mezunu. Ayrıca kendisi bir konferans konuşmacısı ve bir yorumcu. İnsanlara sık sık konferanslarla hitap ediyor. Konuları ise şunlar. Aile, öğrenci başarı metodları üzerine Antalya, Denizli ve Muğla'da seminerler veriyor. Datça'nın Yarımada Gazetesinde de yazarlık yapan Engin Tamer Mıhcı Bozburun' da ticaretle hayatını sürdürüyor.

“CUDİ'DEN ADATEPE'YE”
“ Bir gün, 12 yıl boyunca bir hiç uğruna çarpıştığınızı, yıllarınızın boşu boşuna geçtiğini, bütün değer yargılarınızı kaybettiğinizi anlarsanız ne hissedersiniz? Bir gün, 12 yıl düşman bildiklerinizin dost, dost bildiklerinizin düşman olduğunu anlarsanız ne hissedersiniz? Bir gün, 12 yıl sonra kalbinizde kalan son sevgi kırıntısının bir ülkeyi yakacak kadar büyük bir aşk'ı tutuşturduğunu anlayınca ne hissedersiniz? “

İşte bu kitapta size sizin de yaşayabileceğiniz veya yaşadığın acı olayların muhasebesini bulacaksınız. Sizin de yapabileceğiniz ya da yaptığınız yanlışların ne tür çıkmazlara kapı araladığını göreceksiniz.. Eee öyle ise.. Daha ne bekliyorsunuz. Alın bu kitabı ve hemen okumaya başlayın.

Onun için bu kitabı mutlaka okumalısınız. Bu kitabı bulabileceğiniz adresler ise şunlar.
Bu kitabı Marmaris'te; HEREDOT YAYINEVİ -Tepe Mahallesi 59.sokak no:12/c -0252 4120185 adresinden veya SAHAF EGE KİTAPEVİ


 Kitabıyla hepimizi gururlandıran Engin Tamer'e başarılar diliyoruz.  Bize ulaştırdığı imzalı kitabından dolayı kendisine ve kitabı bize ulaştıran Hüsnü İçöz'e teşekkür ederiz.

+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle
Anonim   |212.175.112.xxx |2010-01-20 17:25:45
Heşrehrimi Tebrik Eder Çalışmalarında Başarılar Dilerim. İskilipli ve Ulaştepeli
olarak gurur duydum.
Mehmet BURHAN  - Tebrik   |85.110.186.xxx |2010-01-20 13:33:02
Ulaş ilkokulunda aynı sırayı paylaşmış olduğum Engin Tamer Mıhçı kardeşimi
tebrik ediyorum. İlkokuldan hemen sonra İskilip'ten taşınmış ve bir daha
görüşemiştik. Yıllar sonra hele hele böyle bir eserle karşımıza çıktığı için
sevindik. Yıllar insanda çok şeyleri değiştiriyor ama sevgili kardeşimden
çocukluk yıllarında ki sıcaklığını, samimiyetini değiştirememiş. Tekrar
kendisini tebrik ediyorum. Görüşmek dileğiyle...Mehmet BURHAN Çorum Otelcilik ve
Turizm Meslek Lisesi
Hüsnü İÇÖZ  - Cudi'den Adatepe'ye   |95.10.205.xxx |2010-01-20 00:07:24
İskilip sevdalısı Sevgili Kardeşim Engin,
başarılarının devamını diliyorum,
Allah yolunu açık etsin...

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Çarşamba, 20 Ocak 2010 )
 

3 Günlük Hava Tahmini

Yazarlarımız