Son Eklenen Videolar

İskilip Üstünde Bir Karabulut Ağıtı
İskilip Üstünde Bir Karabulut Ağıtı
2008-06-13 13:57:02
İskilip El Sanatları ve Sanatkarları
İskilip El Sanatları ve Sanatkarları
2008-06-13 13:55:07
İskilip Şarkısı
İskilip Şarkısı
2008-06-13 11:01:43

Son Eklenen İlanlar

Tüm fotoğraf ihtiyaçlarınızda en uygun imkanlarla Mesin fotograf Evi yanınızda
Diğer İlanlar (20.06.2009)


 
= Resimli İlan

MB Döviz Kurları

İskilipin Sesi Belediye meclisinde ilginç diyaloglar - İskilipin Sesi
USD1.5356 YTL
EURO2.1497 YTL
STERLIN2.5122 YTL

İstatistikler

Üyeler: 557
Haberler: 357
Bağlantılar: 0
Ziyaretçiler: 420159

Online Üyeler

Çevrimiçi üye yok

Kimler Online

Belediye meclisinde ilginç diyaloglar Yazdır E-Posta
Cumartesi, 08 Kasım 2008
Cumartesi, 08 Kasım 2008 | 592 defa okunmuştur.
Sample Image 
İskilip Belediye Meclisi Kasım ayı toplantısı Belediye Başkanı Orhan Öztürk'ün başkanlığında geçtiğimiz perşembe günü toplantı. Orhan Öztürk meydan çayına yapılan rıhtımın önemine değindi. ABD Başkanı Obama'nın seçilmesinin dünyaya yansımaları hakkında görüşlerini aktardı ve gündem maddelerine geçildi.

Belediye Meclisini

Teşkil edenlerinAdı ve Soyadı Belediye Meclisinin  Kasım Ayı  06.11.2008 Perşembe günü Saat:15,00 de yaptığı toplantısına ait karar özetidir. Meclis Teşkil edenler : Meclis Başkanı – Orhan ÖZTÜRK Meclis üyeleri:1-Mehmet ERGİN,2- Kadir OKUTAN, 3-İsmail TOP , 4-A.Banu BARAN BAYKAL, 5-Sadık KESKİN,6-Bekir AKYOL,7-Salih İPEKCİ,8-Selahattin TOMAZ                                          

Meclis Başkanı : Orhan ÖZTÜRK   Meclis Katibi    : Murat ÖNDER (Mazeretli)  Meclis Katibi    : Recep ÇATMA (Katılmadı)                  

MECLİSİ TEŞKİL EDEN ÜYELER1-       Murat ÖNDER  (Mazeretli)2-       Ayşe Banu BARAN BAYKAL   3-       Mehmet ERGİN      4-       Kadir OKUTAN5-       İsmail TOP6-       Recep ÇATMA (Katılmadı)7-       Sadık KESKİN 8-       Muharrem KOÇYİĞİT (Katılmadı)9-       Bekir AKYOL   (Saat:15,30’da gelerek katıldı)10-   Salih İPEKÇİ                 11-Selahattin TOMAZ                      

GÜNDEM       : -Açılış ve Yoklama

1.        Belediye Meclisinin 06.10.2008 Pazartesi günü saat:14,00’de yaptığı Ekim ayı toplantısına ait zabıt özetinin okunup onanması,

2.       Belediye Meclisinin 2008 yılı Aralık ayında yapacağı toplantısının yer ve günün belirlenmesi (5393 / 20. Maddesi)

3.       Belediyemizin 2009-2010-2011 Mali Yıllarına ait tahmini Gelir ve Gider Bütçesinin müzakeresi için Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmesi.

4.       2009 Mali Yılında tatbik olunacak Belediye Gelir Tarifesinin tespiti için komisyon seçimi.

5.       Belediyemiz Zabıta ve İtfaiye Amirliğinde çalışan personellere 2009 yılı mesai ücretlerinin görüşülüp ayarlanmasına dair Zabıta Komiserliğinin 13.10.2008 tarihli müzekkeresi,

6.       5393 Sayılı Belediye Kanunun 14. ve 15. maddelerine istinaden hazırlanan “İskilip Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği” nin görüşülerek onaylanmasına dair Zabıta Komiserliğinin 22.10.2008 tarihli müzekkeresi,

7.       İmar Komisyonu tarafından tanzim edilen 17.10.2008 tarih ve 2008/8 sayılı İmar  Komisyon raporunun görüşülmesine dair İmar İşleri Müdürlüğünün 21.10.2008 tarihli müzekkeresi,  

8.       Belediye Meclisinin Ekim Ayı olağan toplantısının gündemin 8. maddesinde görüşülen, belediye gayrimenkullerinin 2009 yılı kira bedellerinin tespiti konusunda aldığı kararın  Başkanlık makamınca yeniden görüşülmesine dair gerekçe raporu,  

9.       Belediye Meclisinin Ekim Ayı olağan toplantısının gündemin 3. maddesinde görüşülerek Kasım ayında yapacağı toplantısında tekrar görüşülmesi istenen İlçemiz Bahabey Mah. Pafta:45, Ada:197, Parsel:52’de kayıtlı bulunan 503,41 m2’lik taşınmazın Belediye Hizmet Alanına dönüştürülmesi ile ilgili olarak Başkanlık Makamınca hazırlanan gerekçe raporunun görüşülmesi.                    

Başkan :Değerli arkadaşlarım hepiniz hoş geldiniz. Belediye meclisinin 06.11.2008 Perşembe günü yani bu gün saat: 15.00 de yapacağı Kasım ayı Olağan toplantısının 10. birleşiminin 1. oturumu için yapılan yoklama neticesinde Meclis üyelerimizden Murat ÖNDER, Muharrem KOÇYİĞİT ve Recep ÇATMA isimli meclis üyemizin bulunmaması dışında ekseriyetimiz mevcut olup, meclisi açıyorum ve Meclis Üyemiz Murat ÖNDER’ in başkanlık makamına sunmuş olduğu mazeret dilekçesi ile şehir dışında olacağından katılamayacağını bildirmekte olup, bu gün burada bulunamayan meclis üyemiz Murat ÖNDER’ in izinli sayılmasını, diğer taraftan mazeret beyan etmeyerek bu toplantıya katılmayan Meclis Üyelerimiz 1-Muharrem KOÇYİĞİT ve 2-Recep ÇATMA’ nın katılmadıkları hususunu oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde Meclis Üyemiz Murat ÖNDER‘ nin mazeretli sayılması, diğer taraftan Meclis Üyelerimiz 1-Muharrem KOÇYİĞİT ve 2-Recep ÇATMA ‘nın ise katılmadığı mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                      Başkan: Sayın meclis üyesi arkadaşlarım gündemin 1. maddesine geçeceğim ancak meclis katipleri arkadaşlarımızın bulunmamasından dolayı görevlendirme yoluyla Meclis Katibi atayalım,  Meclis katipliği yapmak isteyen arkadaşımız varsa buyursun diyerek üyelere sordu. Bu meclis toplantısı için geçici olarak Meclis Üyemiz Sadık KESKİN meclis katipliği yapmak üzere Başkanlık divanındaki yerini aldı.                    Başkan: Meclis üyesi arkadaşlarım ben gündem maddelerine geçmeden önce bir, iki konuyu bilgilerinize arz etmek istiyorum. Bunlardan birisi meclisler siyasi görüşme, siyasi anlamda karar alma yetkisine sahip değildir. Bu bahsedeceğimiz konuda ise her hangi bir siyasi görüş söz konusu değildir.                  

En son seçilen Amerikan Cumhurbaşkanı Barak OBAMA için adalet ve demokrasiye bundan sonra hem ABD içinde, hem dışarıda, dış dünyada gereken hassasiyeti göstereceğine inanarak tebriklerimizi Meclis Başkanı ve Belediye Başkanı sıfatıyla ifade etmek istiyorum. Bu seçim dünyada çok ciddi bir değişimin başlangıcıdır ayrıca Türkiye’yi de ciddi anlamda etkileyecektir. Diplomatik anlamda hem de ekonomik anlamda bu bir siyasi konu değildir. Belediye Başkanı olarak yeni seçilen Amerikan Başkanın bundan sonraki icraatlarında ve devlet politikaları itibariyle adalete ve demokrasiye daha hassasiyet göstermesini temenni ederek hayırlı uğurlu olsun der kendisini ve başkan yardımcısını tebrik ederiz.                           

İkincisi; bu meclis toplantısı bundan sonraki sizlerle birlikte olacağım son toplantısı gibi olacak çünkü bizim siyasi anlamda düşündüğümüz, niyet ettiğimiz başka bir çalışma, başka bir hedef dolayısıyla belki bundan sonraki meclis toplantısına birlikte olamama gibi bir durum söz konusu olabilir. Çorum Belediye Başkanlığına aday olmam hasebiyle belki bundan sonraki Meclis toplantılarına katılma imkânım olmayabilir, bunu arkadaşlara belirtmek istiyorum. 

Üçüncü bir konu; şu anda İskilip’in geleceğini ciddi anlamda etkilemeye yönelik bir çalışma var. İskilip çayının iki tarafında yapılan rıhtımın; taşkın koruma setinin her iki yanının yol şeklinde doldurulmasına yönelik bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışmayı Meclis üyesi arkadaşlarımızın görmemiş olanları varsa özellikle görmesini, görenlerin de bu çalışma dolayısıyla fikir ve kanaatlerini Belediye yetkilisi arkadaşlara ifade ederek İskilip’in önünü açacak bu ciddi çalışma dolayısıyla bir şekilde oradaki arsa sahipleriyle konuşulması, görüşülmesi bunun çok fazla hukuki engele takılmadan yürütülmesi konusunda katkılarınızın olmasına ihtiyaç var.                    Dördüncü bir konu; İskilip -  Sanayi arasındaki yapılan 18. madde uygulamasından sonra ortaya çıkan yolun çalışması bugünlerde başlayacak. Yer teslimini yaptık, bu yol çalışması esnasında buradaki arazi sahiplerinin yola giden yerleri ile ilgili hukuki olarak her hangi bir itiraz hakkı bundan yaklaşık 25 gün önce sona ermiş durumda. Bunu hemşerilerimizin bir kısmı bilmeye bilir. Bu 18. madde uygulaması yapıldı, askıya çıkıldı, ilan edildi ve bitirildi. Ama henüz tapuda tescil aşamasına gelinmedi. Tapuların da dağıtılması söz konusu olmadığı için hemşerilerimiz ‘elimize tapu gelmedi, bizim yerimize müdahale ediyorsunuz’, diyebilir. Askıdan sonra itiraz süresi kesinleşmiş olduğundan dolayı her ne kadar tapuda tescil yapılmadıysa da hukuken hiç kimsenin bu hususta bir müdahale hakkı yoktur. Bu anlamda bildik tanıdık arsa sahiplerine bir aydınlatmada bulunabilirsek fayda var, buna ihtiyaç da var, o açıdan onu özellikle belirtmek istiyorum.                   

Başkan: Açıklayacağım konular bu kadardı şimdi gündem maddelerine geçiyorum dedi.                               Madde 1- Başkan: Gündemin 1. maddesini  Belediye Meclisinin 06.10.2008 Pazartesi günü saat:14,00’de yaptığı Ekim ayı toplantısına ait zabıt özetinin okunup onanması, teşkil etmekte olup,meclis karar özeti okunarak tasdiki oy birliği kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                     

Madde 2- Başkan: Gündemin 2. maddesini Belediye Meclisinin 2008 yılı Aralık ayında yapacağı toplantısının gününün belirlenmesi  (5393 /20 .maddesi) teşkil etmektedir.                    5393 Sayılı Belediye Kanununun 20. maddesinde Belediye Meclisi kendisi tarafından her ayın ilk haftası meclis tarafından belirlenecek günde mutat toplantı yerinde  toplanır  denilmekte olduğundan; Aralık ayı meclis toplantısının 04.Aralık.2008 Perşembe günü saat 14.00 de yapılması mevcut meclis üyelerinin oy birliği ile kabul edilerek genel kurula bildirildi.                        

Madde 3- Başkan: Gündemin 3. Maddesini Belediyemizin  2009-2010-2011  Mali Yıllarına ait tahmini Gelir ve Gider Bütçesinin müzakeresi için Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmesi teşkil etmekte olup, değerli arkadaşlar bu konunun Plan Bütçe Komisyonuna havalesini teklif ediyorum, diyerek bu hususta söz isteyen olup olmadığını üyelere sordu                    

Başkan: Söz isteyen olmadığından tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde ise Belediyemizin 2009-2010-2011 Mali Yıllarına ait tahmini Gelir ve Gider Bütçesinin müzakeresinin Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderilerek gerekli işlemlerin yapılıp, Meclis Başkanlığına geri sunulmasının tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                    

Madde 4- Başkan: Gündemin 4. Maddesini 2009 Mali Yılında tatbik olunacak Belediye Gelir Tarifesi için komisyon seçimi teşkil etmekte olup, değerli meclis üyesi arkadaşlarım geçen yıl bu komisyona Meclis üyelerimizden Kadir OKUTAN, Recep ÇATMA, Murat ÖNDER ve Selahattin TOMAZ isimli meclis üyelerimizden teşekkül ettirilmişti. Bu yıl yapılacak olan komisyon toplantısı için teklifte bulunmak isteyen olup, olmadığını üyelere sordu.                  

Söz alan Salih İPEKÇİ: Aynı komisyon tarafından incelensin.                      

Başkan: Başkaca teklifte bulunan olmadığı için Salih Beyin teklifi olan bu yıl da aynı üyeler tarafından komisyonun teşkil edilmesi ile ilgili olarak söz isteyen olup olmadığını üyelere sordu. Söz isteyen olmadığına göre 2009 Mali Yılında tatbik olunacak Belediye Gelir Tarifesinin   tespiti için oluşturulacak olan komisyon da Meclis Üyelerimizden 1-Kadir OKUTAN, 2- Recep ÇATMA, 3-Murat ÖNDER ve 4-Selahattin TOMAZ isimli üyelerimizin görev yapmasını ve komisyonun da Belediyemiz Meclis toplantı salonunda toplanmasının tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde ise tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                    

Madde 5- Başkan: Gündemin 5. maddesini Belediyemiz Zabıta ve İtfaiye personelinin ödenecek aylık fazla çalışma ücreti 5565 sayılı 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasasına ekli (k) cetvelinin “Aylık Matbu Çalışma Ücreti” altında yer alan III/B-2 maddesinde düzenlenmiştir. Zabıta ve İtfaiye hizmetlerinde “Fiilen” çalışan personele ödenecek net aylık mesai ücreti 2007 yılı için 145.00-YTL olarak belirlenmiş ve (2007-2008) iki yıldır aynı ücret uygulanmaktadır. 2009 yılı için Zabıta Komiseri ve Komiser Yardımcısı için net 185,00-YTL, Zabıta Personeli için 175,00-YTL olarak Kasım ayı meclis toplantısında görüşülerek belirlenmesine dair Zabıta Komiserliğinin 13.10.2008 tarihli müzekkeresi, teşkil etmekte olup,               Söz alan Yazı İşleri Müdürü Ömer ÖNCÜ: Başkanım Bakanlar Kurulunun verdiği İlçe nüfus oranına göre belirlediği oranlar var bu da bu sene için 145.00 YTL biz de bunu uyguluyoruz.              

Başkan: Bu hususta söz isteyen olup olmadığını üyelere sordu. Söz isteyen olmadığına göre Belediyemiz Zabıta ve İtfaiye Amirliğinde fiilen çalışan personellere 2009 yılı için Bakanlıkça belirlenmiş olan en üst limitin ödenmesinin tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi.  Yapılan oylama neticesinde Belediyemiz Zabıta ve İtfaiye Amirliğinde çalışan personellere 2009 yılı için Bakanlıkça belirlenecek olan en üst limitin fazla mesai ücreti olarak ödenmesinin tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.               

Madde 6-Başkan: Gündemin 6. maddesini, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 14. ve 15. maddelerine istinaden 25.02.2004 tarih ve 25384 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Kamu Kurum ve Kuruluşları Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğindeki hükümler” 14.06.2003 tarih ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğindeki” ilgili hükümler, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun ilgili maddelerine istinaden İskilip Belediyesi Zabıta Komiserliği tarafından hazırlanan ve ekte sunulan “İskilip Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği” Kasım ayı Meclis toplantısında görüşülerek onaylanması dair Zabıta Komiserliğinin 22.10.2008 tarihli müzekkeresi,              

Başkan: Hazırlanan “İskilip Belediyesi Özel Servis Araçları Yönetmeliği” sizlere gönderildi. Arkadaşlar bu yönetmeliği inceleme imkânınız oldu mu? Bundan sonra Özel Servis ciddi bir sektör özellikle şehir içerisindeki okul taşımacılığı bununla ilgili olarak her hangi bir şey söylemek isteyen veya eklenmesini isteyen arkadaşlarımız var mı?                  

Söz Alan Kadir OKUTAN: Ben okudum, gayet iyi hazırlanmış, her halde başka Belediyelerden de uygulanan yönetmeliklerden de faydalanılmış olsa gerek, bana göre uygun.                   

Başkan: Başka okuyan arkadaşımız var mı? Yok… Bunu ciddi olarak bir inceleyelim, benim teklifim gelecek meclis toplantısına bırakarak okunmuş bir şekilde tekrar değerlendirilmesi, bu hususta söz isteyen olup, olmadığını üyelere sordu.                  

Başkan: Söz isteyen olmadığına göre bu konunun gelecek meclis toplantısında tekrar görüşülmesinin tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                        

Madde 7-Başkan: Gündemin 7. maddesini,  İmar Komisyonu tarafından tanzim edilen 17.10.2008 tarih ve 2008/8 sayılı İmar Komisyon raporunun görüşülmesine dair İmar İşleri Müdürlüğünün 21.10.2008 tarihli müzekkeresi, teşkil etmekte olup,                   

Başkan: Değerli arkadaşlar İmar Komisyonu raporunda dört adet ayrı, ayrı konu var, bunların ayrı, ayrı görüşülmesini ve oylanmasını oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.             

Madde 7/1 Başkan: İmar Komisyonu tarafından hazırlanan raporun 1. maddesini Yazı İşleri Müdürüne okutuyorum, okunduktan sonra değerlendirelim dedi.             

Söz alan Yazı İşl. Müd. Ömer ÖNCÜ:İmar Komisyon Raporunun 1. maddesinde, İlçe Malmüdürlüğünün 01.09.2008 tarih ve 423 sayılı yazısı ile talep edilen; İlçemiz, Bahabey Mahallesi, Kavakçiftliği mevkiinde bulunan tescil harici yaklaşık 290.000 m2 yüzölçümlü Vali Mustafa YILDIRIM parkı’nın, Kaymakamlık Sosyal Tesisi olarak değerlendirilmesine esas olmak üzere, söz konusu taşınmazın imar planında “Sosyal Tesis Alanı” olarak gerekli düzenlemenin yapılarak imar paftasına işlenmesi konusu Komisyonumuzca incelenmiş olup, 290.000 m2’lik yeşil alan karşılığı boş yer bulunamadığından, yani; yerine aynı miktarda yeşil alan tahsisi yapılamadığından söz konusu talep oy birliği ile reddedilmiştir. Ayrıca, Belediyemizin bu alana geçmişte yapmış olduğu yatırım dolayısı ile söz konusu alanın tescil harici olması münasebetiyle tescil harici alandan çıkarılması ve Belediyemize kazandırılması için gerekli girişimlerin ve çalışmaların yapılması Komisyonumuzca uygun görülerek Belediye Meclisinin bilgisine sunulması oy birliği ile benimsenmiştir denilmektedir.                    Başkan: Tescil dışı yerler hükmen Maliyenindir yani burasının tapusu çıkarıldığı anda Hazinenin mülkiyetine intikal edeceği için ancak Maliyeden satın almak veya tahsis ettirmek suretiyle Belediyeye kazandırma imkanı vardır. Bu da son derece zordur. Böyle bir yeşil alanı kaldırmaya gerek yok hem de pratik olarak uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla komisyonunun bu raporu hakkında söz isteyen olup, olmadığını üyelere sordu.                    Başkan: Söz isteyen olmadığına göre komisyon raporunun, komisyondan geldiği şekliyle tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                    

Madde 7/2 Başkan: İmar Komisyonu tarafından hazırlanan raporun 2. maddesini Yazı İşleri Müdürüne okutuyorum, okunduktan sonra değerlendirelim dedi.             

Söz alan Yazı İşl. Müd. Ömer ÖNCÜ:İmar Komisyon Raporunun 2. maddesinde, İlçemiz, Çavuş – Hacıağa Mahallesi, ada:563, parsel:18 de kayıtlı taşınmaz maliki Abdullah SEZER’in 04.09.2008 tarihli dilekçesi ile; 30.L.III.a imar paftasında bulunan, adı geçen taşınmaz önündeki imar ada sınırının ve imar yolunun yeniden düzenlenerek imar paftasına işlenmesi talebi incelenmiş olup; söz konusu imar tadilatının kendisine ve komşularına ilerde telafi edilemeyecek mağduriyet meydana getireceğinden; adı geçen vatandaşımızın imar tadilatı talebi oy birliği ile reddedilmiştir. Denilmektedir.             

Başkan: Bu hususta söz isteyen olup olmadığını üyelere sordu.              

Söz isteyen Salih İPEKÇİ: İmar komisyonu ne yönde karar vermiş.             

Başkan: Eski haliyle kalması yönünde karar vermiş.             

Başkan: Başkaca söz isteyen yoktur. Açıklamasını da komisyon zaten yapmış, ancak talep de bulunan Abdullah SEZER’ e söz vermek istiyorum.              

Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Şimdi ben buranın imar planını da getirdim ayrıyetende komşum ben burayı yapmak isterken müsaade edilmedi mahkemeye müracaat ettim İskilip Sulh Hukuk Mahkemesi sayın hakim bu komşumun da yola tecavüz ettiğini görüp bende o zaman işimdeydim. Direktmen mahallinde yapılan keşifte kötü niyetli diye mahkeme karar verdi…              

Başkan: Bunlar ayrı konular biz imar konusunu soruyoruz. İmar durumunu görüşüyoruz.                   

Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Hakim kötü niyetli kararını verirken bizleri tanıyarak değil bu yerin imardaki ne kadar sınırı geçtiğini, kullanma hakkının olmadığını, herkesin ortak kullanım alanı olduğunu görerek kötü niyet kararı vermiştir.                

Başkan: Abdullah bey bu burada imarla ilgili düzenlemeyi konuşuyoruz şimdi. Mevcut durumdan tecavüzlü yapılmıştır yapılmamıştır bunlar ayrı bir konu, burada esas olan gündemimizdeki konu; imar durumunun düzeltilmesi ya da değiştirilmesi.             

Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Konu ile ilgili bahsedeyim buradaki yerin girintili çıkıntılı değil düm düz gitmesi gerekir. Bütün her yerdeki imar düm düz gider bizdekine gelince bazı yerler özel olarak düzeltiliyor, burada da var. Bazı yere gelince bizim düzelmiyor, bu İmar Komisyonun daki değerli arkadaşlarım buna bakarak hakim görüyor da kötü niyet kararı veriyor da bunlar niye bir şey yapmıyor.               Başkan: Bunların imar durumuyla ilgisi yok.             

Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Hakim imar durumuna göre karar verir Sayın Orhan Bey, Komisyondaki arkadaşlar da imara bakarak karar vermeyecek mi? Burada benim talebim hem yolu, hem kömürlüğü her şeyi kullanıyor. Burada duvar var, duvar üstü bütün halkın kullandığı yer, burası bizim kapımızın önüdür. Birbirimize sürtüşme olmadan her kez yola inip çıkıp bir birimize sürtüşme olmadan gelip geçmesini talep ediyorum. Sonra benim komşum gerçekten hakimin verdiği kararı hak etti niye eğer kendisi 80 yaşında, ben onun evladı yerindeyim düzgün tutup ta buradaki yeri ben halkın yerini kullanmak istemiyorum diyerek talepte bulunarak kendisinin düzeltmesi lazım. Bazı yerlerde yol geçişi var. Sayın Orhan ÖZTÜRK sizin zamanınızda yapıldı. Bizim şuradaki 15,5 m yerin önünün değişmesi imarla ilgili değil, sizin zamanınızda özel imar yapılmış oluyor.                

Söz alan Kadir OKUTAN: Sayın Başkanım Murat Bey burada gelsin Komisyonda yaptığı açıklamayı burada da yapsın.                   S

öz alan Murat KOPKOP: Şimdi çizmeye çalıştım, kırmızıyla çizdiğim mülkiyet sınırı, maviyle çizdiğim imar sınırı, buradaki talep; arada kalan boş kısmı almak. Maviyle çizdiğim şu anda mevcutta bulunan taş duvar, burada kot farkı var. Boşluktan kanalizasyon geçiyor, burayı parsel, parsel yapıp verdiğimiz zaman yine sorun olacak. Buradaki sorun kot farkından dolayı kanalizasyonun almadığı.              

Başkan: Ben şunu sorayım, şimdi herkesin parselinin önünde bulunan kısmını kendisine sattığımızda yolun ortasından geçen kanalizasyon şimdi nerden geçecek?             

Söz alan Murat KOPKOP: Geçemeyecek…             

Başkan: Buradan geçen kanalizasyonu yol olan alanı sattığımızda iptal etmemiz gerekir, böyle bir şey de söz konusu olmayacağına göre satmak mümkün gibi görülmüyor. Burası yol, burada kimlerin kanalizasyon hattı var.             

Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Benim kanalizasyon hattım var. Ancak 2 parselden geçiyor.              

Başkan: Şimdi herkese sattığımız zaman buradaki kanalizasyon hattını kaldırmamız gerekir mi, gerekmez mi? Söz alan taşınmaz sahibi Abdullah SEZER: Satılırken kanalizasyon için şerh konulmuyor mu?                      

Başkan: Bazen konulur, bazen konulmaz, şerh’te koysan vatandaş mahkemeye gider kanalizasyonu oradan kaldırır, bunu da yapmam diyen mülk sahipleri var. Buradaki yolu bizim Belediye olarak satma yükümlülüğümüz, mecburiyetimiz var mı? Kanunen yok. Böyle bir satış yaptığımızda kanalizasyonun kullanımı ile ilgili sorun çıkacak mı? Çıkacak. Dolayısıyla bu tür durumları dikkate alarak komisyon bir karar vermiş. Anlaşılmayan bir şey var mı burada?  Bu konuda söz isteyen olup, olmadığını üyelere sordu.              

Söz alan A.Banu BARAN BAYKAL: Başkanım talep nedir ben onu anlayamadım?              

Başkan: Talep; yol artığı şeklindeki kısmın satılmasını talep ediyor. Biz de burada yol artığı olan kısmın sadece Abdullah beye değil, diğerlerine de satılması gibi bir durumu dikkate alarak -yani imar sınırıyla, mülkiyet sınırı aynı olacak- bu arada geçen yolu kaldırmış olacağız. Yolu kaldırdığımız zaman ortada hem komşuların bir birine olan problemleri dolayısıyla hem kanalizasyon dolayısıyla hem de yolun ortadan kaldırması dolayısıyla karşımıza çıkacak 3 tane problem var. Bu 3 farklı problemi dikkate alarak, burada komisyon bir karar vermiş, bütün mesele bu, yeteri kadar açık mı? Ancak bizim bu şekilde yani yol artıklarını satmak şeklinde yaptığımız satışlar, örnek olaylar var.                

Başkan: Bizim bu tür yol artıklarını satma esnasında dikkat ettiğimiz konu; burada kamunun kullanımını engelleyen, kamuyu herkesi zarara sokan bir problem var mı yok mu, yoksa yol artığını biz vatandaşa bir şekilde sattığımız durumlar var. Bu bizim dönemimizde de, önceki dönemde de, gelecek dönemde de böyle şimdi bu noktayı dikkate alarak bu komisyon kararı ile ilgili söz isteyen olup, olmadığını üyelere sordu.             

Başkan: Söz isteyen olmadığına göre Komisyon raporunun komisyondan geldiği şekliyle tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde Meclis Üyelerimizden A. Banu BARAN BAYKAL’ ın çekimser oy kullanmasına karşılık diğer taraftan Meclis Başkanı ve 7 adet meclis üyesinin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                                

Madde 7/3 Başkan: İmar Komisyonu tarafından hazırlanan raporun 3. maddesini Yazı İşleri Müdürüne okutuyorum, okunduktan sonra değerlendirelim dedi.             

Söz alan Yazı İşl. Müd. Ömer ÖNCÜ:İmar Komisyon Raporunun 3. maddesinde,Hamit MUTLU ve arkadaşlarının 03.09.2008 tarihli dilekçelerinde; İlçemiz Erenler Mahallesi, pafta:60, ada:244, parsel:28’de kayıtlı, 1746,80 m2 miktarlı ve üzerinde bulunan 11 evden müteşekkil taşınmaz üzerinde bulunan, ekli krokide kırmızı renkle gösterilen yolun kayalık alana rastladığından bahisle, buradan yol geçmesine de ihtiyaç olmaması sebebiyle açılması da çok zor olduğundan söz konusu yolun kaldırılması talebi incelenmiş olup, söz konusu parseldeki ifraz işlemlerine ait parselasyon planının Belediyemize (İmar İşleri Müdürlüğü’ne) getirilerek teknik personelimizin ve Meclisimizce gerekli incelemelerin yapılmasına müteakip karara bağlanması oy birliği ile benimsenmiştir.  Denilmektedir.             

Başkan: Murat Bey bi açıklayın buradaki sorun nedir.             

Söz alan Murat KOPKOP: Başkanım çizdiğim gibi uzun bir parsel olup, 9 kişi adına kayıtlı bir parsel, parselin tam ortasından yol geçmekte vatandaşların talebi burada parselasyon işlemi yaptırdıklarını yolun kaldırılmasını istiyorlar.             

Söz alan Kadir OKUTAN: Biz bu konuyu değerlendirmedik, parselasyon çalışması yapılsın, ondan sonra tekrar değerlendirelim demiştik. Henüz komisyonumuza yaptıkları harita çalışması gelmedi.             

Başkan: Bu konunun parselasyon çalışmaları tamamlanarak gelecek meclis toplantısında tekrar görüşülmesinin tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde bu konun gelecek meclis toplantısında tekrar görüşülmesinin tasdiki mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.                 Madde 7/4 Başkan: İmar Komisyonu tarafından hazırlanan raporun 4. maddesini Yazı İşleri Müdürüne okutuyorum, okunduktan sonra değerlendirelim dedi.             

Söz alan Yazı İşl. Müd. Ömer ÖNCÜ:İmar Komisyon Raporunun 4. maddesinde İlçemiz, Ekizoğlu Mahallesi, ada:678, parsel:10 da kayıtlı taşınmaz maliki Zuhal ALPSAR’ın taşınmazının bulunduğu (30.L.I.c imar paftasına rastlayan) imar adasındaki yapılaşmanın bitişik olması nedeniyle; önden, yanlardan ve arkadan çekme suretiyle ayrık nizam yapı yapmak istediğinden ayrık nizam yapılaşmaya müsaade edilmesine dair imar plan tadilatı talebi incelenmiş olup; Ek’li imar planı tadilatının aynen kabulü ile imar paftasına işlenmesine oy birliği ile karar verilmiştir. Denilmektedir.              

Başkan: Evet ben kısa bir açıklamada bulunayım. 1989 yılındaki imar planında bütün mahallelerin, çarşı merkezi ve çayboyu dahil diğer meydan mahallesi, mutaflar gibi İskilip’teki mahallelerin aşağı yukarı tamamında ayrık nizam sisteminden bitişik nizam sistemine doğru geçilen bir imar plan düzenlemesi var. Bu da alan yetmediğinden, talebin çok olduğundan inşaat yapma açısından sıkıntı olduğundan dolayı yapılmış. Aslında bitişik nizam uygulaması genelde ticari alanlarda; ihtiyaç olan yerlerde yapılabilecek bir uygulama. Ama bunun mahallelerde yapılması halinde, bitişik nizam uygulamasında hepimizin bildiği gibi bahçeli bir ev sisteminin yapılması mümkün değil çünkü arsanın tamamını ekonomik sebeplerden dolayı kullanmak durumundasınız. Bu şekilde Sakarya mahallesinde de böyle bir uygulamaya gidilmesi, imkan olsa İskilip’teki bütün ticari alanların dışında -çünkü ticari alanlarda dükkan kullanımına daha çok ihtiyaç oluyor- mahallelerin neredeyse tamamında ayrık nizam sitemine geçmemiz gerekir. Ama bunu yapmak belli bir noktadan sonra istesek de mümkün olmuyor, nitekim Çayboyu’nda ki hadise bunun çok ciddi bir örneği. Bu da Sakarya mahallesinde bir vatandaşımızın bitişik nizamdan ayrık nizama geçip villamsı türden bir ev yapmak gibi bir talebi var, talebi aslında her yerde yapmamız gereken son derece yerinde bir talep bunu da onu söyleyelim dedim. Gereken değerlendirmeyi herhalde yaptınız. Komisyon raporunun lehinde aleyhinde herhangi bir şey söylemek isteyen arkadaşımız.               

Söz alan Mehmet ERGİN: Başkanım Sakarya Mahallesi dediniz değil mi?              

Başkan: Sakarya da Pazarbaşı parkının karşı tarafındaki alan.             

Söz alan Kadir OKUTAN: Ekizoğlu Mahallesi.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Ayrımın yapıldığı an ne gibi yol kalıyor, veyahutta diğerlerine ayrık nizam yapmalarına müsait bir yer var mı?              

Söz alan Murat KOPKOP: Parselde ona cevaz veriyor. Ada olarak ona cevaz veriyor zaten yandaki parsel.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Misal adamın 150m2, 200 m2 yeri varsa bu adama zararı oluyorsa.             

Söz alan Murat KOPKOP: Ada bazında kurtarıyor, oradaki parseller derin parseller.              

Söz alan Salih İPEKÇİ: Pazarbaşının o köşeye kadar öyle mi?             

Söz alan Murat KOPKOP: O zaten açık oluyor.             

Söz alan Kadir OKUTAN: Sakarya mektebinden giden yol.              

Söz alan Salih İPEKÇİ: Müsaitse tamam. Benim demek istediğim şu yani birilerine allem gullem olmasın.     Başkan: Şimdi öyle bile olsa eğer bir vatandaş bitişik nizamdan parselini ayrık nizama dönüştürmek istiyorsa niyeti ne olursa olsun yapmak lazım.              

Söz alan Salih İPEKÇİ:  Şimdi olabilir de yukarıda bir sürü bahçe var ben o bakımdan diyorum.              Başkan: Yapabiliyorsa bütün mahallerin parsellerini bitişik nizamdan ayrık nizama dönüştürmemizde fayda var çünkü her tarafı artık apartmanlarla sıfır metre yer kalmaksızın oluşacak sisteme gidiliyor. Bu hususta başkaca söz isteyen olup, olmadığını üyelere sordu. Söz isteyen olmadığına göre komisyon raporunun, komisyondan geldiği şekliyle tasdikini oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde Meclis Üyelerimizden 1-A.Banu BARAN BAYKAL, 2-Mehmet ERGİN ve 3- Bekir AKYOL’un çekimser oy kullanmalarına karşılık diğer taraftan Meclis Başkanı ve 5 adet Meclis üyesinin kabul oyu ile kabul edildi ve genel kurula bildirildi.

Başkan: Gerekçeniz?             

Söz alan Mehmet ERGİN: Gerekçe olarak başkanım ikna olamadım yani ikna olamadığım için de.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Bunu bir izah edin ikna olalım hep beraber.  

Başkan: Peki şu konuda bir tereddüdünüz var mı? Bitişik nizamdan ayrık nizama dönüştürülmesi konusunda?             

Söz alan Mehmet ERGİN: Ben şimdi kişiler üzerinde konuşmuyorum acaba biraz önce Salih Beyin dediği gibi kişilere özel bir uygulama mı siz hep karşı çıkıyorsunuz ya kişiye özel uygulamalara onun için… Haklı olarak ikna olmadığım için çekimser kalıyorum.              

Başkan: Şimdi tersini yapsak yani ayrık nizamı bitişik nizama dönüştürerek ekstradan bir menfaat sağlayacak bir uygulama yapsak dediğiniz doğrudur. Ama burada kişiye özel dahi olsa yapılması gereken, imar ve şehircilik ilkeleri açısından doğru ve yerinde bir uygulama olduğu için tereddüt edecek bir tarafı yoktur. Yoksa imardaki pek çok karara bakılırsa hepsi kişiye özel bir uygulamadır denebilir, aleyhte de versek lehte de versek.             

Söz alan Mehmet ERGİN: Yerinde bizzat göremediğim için yani kafamda tasarlayamıyorum.              

Söz alan Salih İPEKÇİ: Komisyondaki 4-5 kişiye de itimat ediyoruz. Her zaman itimat etmiyorum gerçi de ben. Başkan: Şu var; kişiye özel uygulamalarda ekstradan, haksız bir menfaat sağlarsanız yanlıştır. Yoksa burada alınan her karar yerine göre kişiye göre kişiye özel uygulama statüsüne de girebilir. Ama kamuyu zarara sokacak şekilde birilerine haksız bir menfaat sağlarsanız onu kişiye özel yanlış uygulama olarak değerlendirmek lazım. Evet başka…             

Söz alan Mehmet ERGİN: Çekimserim.             

Başkan: 3 çekimser, diğerleri kabul.              

Söz alan İsmail TOP: O zaman herkes komisyon üyesi olarak seçilsin. Herkes incelemeye gitsin. Madem seçilmiş olan 5 komisyon üyesine itimat edilmiyor, herkes burada komisyon üyesi olsun, öylesi daha münasip olur gibi geliyor bana.                             

Başkan: Aslında bu konular yani gündem olarak gönderildiği için bu anlamda komisyon üyeleri dışındaki arkadaşlarımızın da toplantıdan önce gidip bakması gerekirdi. Buradaki izahlar bazen eksik te olabilir, yanlış da olabilir, bizzat sizin yerinde gidip incelemenizde de fayda var ama komisyona bu şekilde geldi, durum budur.              

Madde 8- Başkan: Gündemin 8. maddesini, Belediye Meclisinin Ekim Ayı olağan toplantısının gündemin 8. maddesinde görüşülen, belediye gayrimenkullerinin 2009 yılı kira bedellerinin tespiti konusunda aldığı kararın Başkanlık makamınca yeniden görüşülmesine dair gerekçe raporu teşkil etmekte olup, şimdi ben sizlere raporu okuyayım. ‘Meclis üyelerimizin belediyemizin en büyük gelir kaynağı olan belediye dükkanları konusunda zam yapılmaması veya Toptan Eşya Fiyatlarına göre zam yapılması görüşü elbette kendi takdirlerine maruzdur. Ancak bu dükkânlar belediyemizin kıt kaynakları ile yapılan, bunlar için yüzlerce işçi çalıştırılan ancak bugün hepsi satılsa bile çalıştırılan işçilerin SSK prim borçlarını ödemeye yetmeyecek değerdedir. En düşük şartlarda bile değerlendirildiğinde senelik gelirlerinin yıllık en az bir trilyon TL civarında olduğu, bu dükkânlar meclis üyelerimizden herhangi birisine ait olsa ekonomik gerekçeler ile kira artışlarının yapılmasının söz konusu olamayacağı hatta artışların TÜFE, TEFE gibi kriterlere bağlı olmadan yapılacağı açıktır. Nitekim kiralık gayrimenkulü olan herhangi bir meclis üyemizin bu konuda benzer bir kararı vermedikleri kamuoyunun malumudur.2004 yılında belediyemizin toplam kira geliri 133 milyar TL idi. Makul şartlarda bu rakamın en az bir trilyon TL olması gerekliydi. Kaldı ki bu rakamın 50 milyar TL’ye yakın kısmı da icra yolu ile tahsil edilebilmiştir. Belediye yöneticilerine hâkim olan bu tür anlayışların her dönemde devam ettiği görülmektedir.Belediye gayrimenkullerinin tamamının kiralarına aynı oranda zam yapılması eşitlik ve adalet ilkelerine de aykırıdır. Çünkü bazı gayrimenkullere kiracılarının durumu, iş yerinin mevkii açısından zam yapılmaması gerektiği gibi bazıları TÜFE veya TEFE’ ye göre, bazılarına daha yüksek oranda; %20, %50 hatta %100 zam yapılması gerekebilir. Bazı esnaftan da sembolik rakamlarla adeta kira almamak, hatta kira konusunda, yer temini konusunda yardımcı olmak, desteklemek vs… gerekebilir. Nitekim bu konuda bazı uygulamalar söz konusu olabilmektedir. Bunun her iş yeri ve mıntıkası, kiracıların faaliyet alanı açısından olabildiğince hakkaniyet ve kamu vicdanı göz önüne alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Nitekim meclisimiz geçmişte bu tür değerlendirmeleri 6-8 saatlik çalışmalarla yapabilmiştir. Elbette buna rağmen hakkaniyete, eşitliğe uymayan bazı durumlar olabilir ama kuyumcu terazisi ile tartmış gibi bir sonuç çok uzun, yoğun ve incelik gerektirir, bunlar da mümkün olamayabilir. Önemli olan hakkaniyet ve adalete uyma isteği, iradesi ve gayretidir.Ekonomik kriz, esnafın zor durumda olması gibi gerekçeler her zaman mevcuttur. Bu gerekçe fakir muhtaç hemşerilerimiz açısından değerlendirilerek gereken her türlü sosyal yardım faaliyeti belediyemizce yapılmaktadır. Detaylarına girmek şimdilik lüzumsuzdur. Ancak bu gerekçeye ihtiyacı olmayan, belediyemizin zaten piyasa rayiçlerinin çok altındaki kira artışlarının yapılmamasına veya düşük yapılmasına ihtiyacı olmayan bazı kiracılarımızı ayrı değerlendirmek şarttır. Örneğin Telekom bayii Necati TATAR, eczacı Zeki Çatma, PTT yanındaki kiracılarımız, Demirciler Çarşısı bazı- örneklerdendir. Burada satılan belediye dükkânlarındaki kiracıların belediyeye ve yeni sahiplerine ödedikleri kira bedelleri arasındaki farklar incelenmeye değerdir.  Bu tür yaklaşım ve kararlar belediye gelirlerinin zaman içinde oransal olarak düşük kalmasına, belediye kiracıları ile özel mülk sahiplerinin kiracıları arasında önemli farkların belediye aleyhine oluşmasına yol açmaktadır. Kendi malımıza karşı gösterdiğimiz özeni belediye malına karşı daha fazla göstermek gibi bir mecburiyetimiz vardır çünkü burada emanetçiyiz. Elbette eksik, yanlış uygulamalar veya izah edilmesi gereken hususlar söz konusu olabilir ama bu yanlışlıkların devamı, tekrarı açısından mazeret sayılmaz. İlçemizdeki özel idareye ait iş hanlarının, ilimizdeki Kültür Merkezinin kira gelirlerinin yakacak ve bakım masraflarına yetmeyişi, 50 trilyonluk gayrimenkulden yıllık 130 milyar, 2 trilyonluk gayrimenkulden senede 20-30 milyar kira geliri, bunları aşan giderin yapılması gibi saçmalıklar, yolsuzluk kavramı ile izahı yetmeyen uygulamalar bu tür anlayışlar yüzünden olmuştur. Maalesef bunlar hiç sorgulanmamaktadır. Bizi geri bıraktıran da esas budur.Belediyenin bir arsasının gerçek değerinden düşük satılması gibi bir icra işlemini sadece sonuçlarına bakarak, sebebini ve süreçlerini göz ardı ederek, bu konudaki açıklamaları bile doğru dürüst okumayan değerli üyelerimizin satışı vebal olarak görmesi elbette saygıya değer, takdir edilecek bir husustur. Ama aynı duyarlılığı belediye dükkânlarının kiraları konusunda da göstermesi şarttır. Oysa alınan bu karar önceden dile getirilen söylemlere karşı terstir. Seçim yaklaşıyor, esnaf krizde diyerek bu tür bir değerlendirme geçmişte de maalesef görülmüş, sonuçta da belediye dükkân gelirleri piyasa rayiçlerinin adeta onda biri, beşte biri mesabesine düşürülmüştür. Bu tür kararlar popülist yaklaşımlardır ve bunun zararı bütün hemşerilerimizin zararıdır.Yıllarca belediye gayrimenkullerinin hava paraları ile el değiştirmelerine, sembolik kiralarla belediyenin zarara uğratılmasına hiç ses çıkarmayan hatta tersine söylemleri ucuz kahramanlıklarla dile getirip güya puan toplamaya çalışanların başka konularda da söyledikleri ifadelerin doğru olsa dahi samimi olmadığı açıktır. Şahsımın bu konudaki uygulamalarına bakıp biraz olsun anlamaya çalışılmasını elbette beklemiyorum. Çünkü bunu gelecekte İskilip halkı layık-i veçhile elbette değerlendirecektir.Konunun meclisimizce yeniden, bir kere daha ele alınmasına gerek vardır kanaatindeyim.Bilgilerinize arz ederim.’           

Başkan: Ayrıca kira rakamları ile ilgili ekte bir çizelge var, bu çizelgeye göre Belediye dükkânlarının 2003 yılı kira geliri 135 milyar, 2004 yılında 129 milyar, 2005 yılında 178 milyar’ çıkarılmış, buradan özelleştirilen yerlerden elde edilmiş kira gelirleri de 95 milyar olarak toplam 274 milyar liraya çıkarılmış. 2006 yılında 176 milyar ayrıca özelleştirmeden gelen kira gelirleri de 170 milyar olmak üzere toplam 346 milyar liraya çıkartılmış. 2007 yılında kira gelirleri 214 milyar, özelleştirmeden elde edilen 174 milyar olmak üzere toplam 415 milyar liraya çıkarılmıştır. Tabiî ki 8 aylık, 10 aylık süre içerisinde toplam kira geliri 323 milyar liradır. Ne kadar artırırsak artıralım olması gereken değerin 5/1 ne bile daha yaklaştığımız söyleyemeyiz. Bu çerçevede farklı yerlerdeki dükkânların kiraları konusunun komisyon marifetiyle yeniden değerlendirmek gibi bir kanaate meclis başkanı olarak sahibim.               

Başkan: Çünkü herkese %10 artış yapalım demek; tek kalemde bütün kiraları bu şekilde artırmak bazıları için belki gerekebilir ama bazı yerlerde daha da fazla artırmak gerekir. Belki bazı yerlerde de artırmamak gerekir. Bunu oturup mevki bazında daha önce biz bunu yaptık yeniden bir değerlendirmeye tabi tutalım diye düşünürüm. Meclisimizin takdiri bu konu nedir, bu konuda lehte aleyhte söz almak isteyen arkadaşımız varsa önce iktidar gurubundan başlayarak söz vermek istiyorum buyurun.             

Söz Alan Ayşe Banu BARAN BAYKAL: Başkanım ben şeye takıldım ucuz kahramanlık derken kimi kastediyorsunuz bunu açıklar mısınız? Yani ben mi yanlış anladım yoksa siz mi anlatmak istediğinizi… başka bir şey mi bu konuda bir açıklama istiyorum öncelikle...             

Başkan: Yanlış anlaşılacak bir şey yok, bakın belediye kiralarına zam yapmayalım demek bir kere yanlış, bu zaten bundan öncede yapılmış, bu uygulama sürekli maalesef seçim dönemlerine yönelik yapılan bir uygulama ve bu uygulama samimi bir uygulama değil. Şimdi kendi dükkanınızın kirasını diyelim ki 500 milyon, tutuyorsunuz 750 milyona çıkarıyorsunuz TEFE’ye TÜFE’ye karışmadan ama belediye dükkanlarına ilgili zam konusunda işte ‘esnaf zor durumda, ekonomik kriz var’ elbette zor durumda ama bunu sadece belediye sadece esnaf zor durumdaymış diye.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Peki bu lafı kim çıkarttı. Siz devamlı bize laf atıyorsunuz da.              

Başkan: Ben ortaya konuşuyorum.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Ben de ortaya konuşuyorum, mesela Recep ÇATMA ve Murat bugün gelmediler, gelmeyen arkadaşlar bunu size diyorlar, biz burada bir şeye karışmadık, bak boyunada topu bizim üzerimize vermişsiniz yav, desene Kadir Hoca. Bir tokatlamadığın kaldı. Şimdi başkanım bak, deminden bir laf söylediydiniz, iki dakkanızı alıvereyim lütfen. Deminden dediniz ki hayırlı uğurlu olsun, Çorum’a gidiyorum dediniz, fakat kasımı çıkalım, çıkmayalım kasım, aralık, ocak, şubat, mart 5 ay var, 5 ay bir daha meclise gelemem dediniz. 5 ay siz meclise bir daha gelemezseniz biz burada hiç birimiz de gelmeyelim, bu karar da kalsın veyahutta giderayak isterseniz %50 yapın, isterseniz %100 ama gelemeyebilirim demeniz de yanlıştır, bana göre fakat uygun bir zaman değil.              

Söz alan Kadir OKUTAN: Olabilir.             

Söz alan Salih İPEKÇİ: Ya olabilir de, Kadir Hoca bakar, tamam da…              

Başkan: Gelemeyebilirim demek gelebilirim de demektir.              

Söz alan Salih İPEKÇİ: O lafı demeyecektiniz, hiç demeyecektiniz o lafları da biz böyle bir şey söylenmedi arkadaşlar ortalığın sıkıntısından bahsettiler ama yine de toplanılsın bu meclise havale edildi. O yazıyı yazmadan diyecektiniz ki arkadaşlar böyle bir şey var ama hakikaten bir komisyon daha kurulsun bu işin en güzel şekline bakılsın deseydiniz daha iyi olurdu. Yazıya dökmeye gerek yoktu… İki sayfalık bilmiyorum yani kalp kırmak doğru değil.              

Başkan: Bu konunun tekrar mecliste görüşülmesi gerekçesinde ya da tekrar görüşelim demekle herhangi bir yanlış olduğu ya da yapılsaydı diyebileceğimiz…             

Söz alan Bekir AKYOL: Şöyle bir şey var; sizin kafanızda bir şablon var: Diyorsunuz ki benim bütün düşüncelerim, bütün eylemlerim, bütün fikirlerim doğrudur ve bu doğrular da mutlak doğrudur. Herkes bu doğruları kabul etmek zorunda ya da uymak zorunda değil, sizin  doğrularınıza ben yanlış diyorum, eğri diyorum, diyemem mi?             

Başkan: Zaten diyorsunuz…              

Söz alan Bekir AKYOL: Niye yani bu kadar zorluyorsunuz, yani ucuz kahraman… çok ayıp bir şey ya… Yani fikrinizi de ileri sürün, sürmeyin demiyorum ama neden yani birilerini suçlayarak veyahutta birilerini kötüleyerek kendi yaptığının iyi olduğunu ispatlamaya çalışıyorsunuz?. İcraatını yap, eylemini yap, fikrini söyle, doğru kabul eden eder, etmeyen de etmez… Yani niçin böyle kötüleyerek; onlar kötüydü ben iyiydim diyerek sürekli yargılama yapıyorsunuz? Yani üniversite tahsili yapmış, belediye başkanlığı makamına gelmiş bir kişiye ben bu şekildeki değerlendirmeleri yakıştıramıyorum. Çorum belediye başkanlığına adayım diyorsunuz böyle mi yani? Orada da mı aynı şeyleri yapacaksınız? Diyelim ki oldu diyelim…             

Başkan: Ben İsmail Bey’e söz vereceğim.             

 Söz alan İsmail TOP: Şimdi bir de bu dükkan kiraları konusunda Recep Bey de Murat Bey de söyledi, esnafı da mağdur etmeyelim, fazla zam, hiç zam olmasın dedim. Dediler ki arkadaşlar da devletin vermiş olduğu bir % 10’luk zam var, %7’lik mi bunu uygulayalım dediler bazıları olur dedi % 10’u uygulatalım biz yine, ben de diyorum ki bunca senedir zam yapılmamış biz de geleli zam yaptık, bu sene biz zam yapmayıversek ne olur? Bir sene de zam yapmayıversek ne olur? Belediyeyi çok mu kalkındıracağız sanki, hiç yapmayıversek te ne olur bu seferde kendi görüşümde böyle yani. Fazla laf olacak bir şey değil yani…              

Başkan: Bundan önce yapılanlar eksik veya yanlışsa bundan sonra yapılacaklara da devam edeceğiz diye bir şey yok. Sonuçta bu dükkân kiralarının üstünde… şu anda da biliyorsunuz hepsinin üzerinde maliyenin haczi var. Yani dolayısıyla biz bir şekilde eldeki mevcut gayrimenkul gelirleri ile borçlarımızı ödemek gibi mecburiyetin içerisindeyiz, bunu da dikkate almamızda fayda var.              

Söz alan Mehmet ERGİN: Başkanım sizin görüşünüze ben katılıyorum. Haklısınız da aslında çok aşırı derecede üzerimize geliyorsunuz, meclis üyeleri şöyle meclis üyeleri böyle şeklinde… Bu sefer ister istemez biz de konuşmak zorunda kalıyoruz. Sizin buradaki düşüncenize katılıyorum, tamam doğrudur, o gün biz burada oturduk %10 devletin vermiş olduğu şeyden  ne çıktı. Ha başka türlü yapabilir miydik, yapabilirdik. O gün burada olsaydınız siz de teklifinizi sunardınız, biz de ona göre kafamıza yatardı veya yatmazdı, yapabilirdik. Yani benim burada arkadaşların görüşlerine katılıyorum, aşırı derecede zor durumda bırakıyorsunuz bizi… yani toplum nezdinde de karşı karşıya kalıyoruz yani şimdi ben konuşsam bakın burası meclis ben burada konuşuyorum konuşmalarım değişik türlü anlaşılıyor. Konuşuyorum bir türlü konuşmuyorum başka bir türlü. Yani bizler nasıl dikkat ediyorsak siz de biraz dikkat edin, ederseniz sevineceğim…              

Başkan: Haklısınız… Ben şunu söyleyeyim: Belediye meclisi bu memleketin belediye uygulamalarıyla, vatandaşın günlük yaşayışıyla ilgili yerine göre önemli yerine göre daha az önemli yüzlerce karar alıyoruz. Biz bu kararları alırken burada bunları sürekli tartışıyoruz, bu tartışmaların yapılması esnasında elbette çok aşırı sitemler, aşırı tavizler yani bunlar olması elbette mümkün ama bir şekilde.              

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Başkanım sözleriniz bazen hakarete varıyor, sitem boyutunu geçiyor. Başkan: Kesinlikle ben kimseye hakaret etmedim. Hakaret şudur: Bizzat şahsa başka bir sıfatla hitap etmektir. Ama şu var biz bu tartışmaları niye yapıyoruz; şu memlekette eksiğimizi doğrumuzu, bu memleketin meselelerini… bakın bu memleketin meseleleriyle ilgili olarak tartışmıyor muyuz? Tartışıyoruz… Herkes bir şekilde doğru ya da yanlış görüşünü söyler. En kötüsü hiç kimsenin görüşünü ya da fikrini söylemediği meclistir. Zaten öyle bir meclis sadece tasdik makamıdır. Herkes bir şekilde görüşünü söyler. Kabul edilir edilmez.  Kimsenin kimseye kararlarını zorla empoze etmek  ya da tasdik ettirmek gibi yetkisi burada yok yani biz bir şey söylediğimiz zaman ya da siz tersini iddia ettiğiniz zaman bunların nasıl uygulamaya gireceği, nasıl konuşulacağı bellidir, oylanır, kabul edilir edilmez. Biz bu mecliste yaklaşık 4.5 senedir bir çok konuyu görüştük, yaklaşık %80’e yakın aldığımız kararların büyük bir kısmı oy birliğiyle geçmiştir. Geçmeyen kararlar da var ama bunu usulü çerçevesinde, içinde biraz mantık, biraz fikir, biraz derinlik olacak şekilde tartışırız, herkesin görüşü de farklı olur. Ben bir şey iddia ediyorsam; bu bana göre doğrudur diye düşündüğüm için iddia ediyorum. Sizin söylediğiniz de doğru olabilir ama bir yer de on tane doğru olur ama hakikat tektir. Hiçbir şekilde sizin doğrularınızı bizim doğrularımızı tartışırız konuşuruz ve orta yolu bulabilecek en iyi şeyi bu memleketin geleceği açısından bulmaya çalışırız. Bu tartışmaların yapılmaması, yapılmasından daha tehlikelidir, daha zararlıdır. Konuşulacak, konuştuklarımızdan bazı ifadelerimizin cımbızlanarak belki ön plana çıkartılması mümkün olabilir, ama siyasetçi söylediği her söze söylemeden önce düşünerek, tartışarak, konuşarak hakim olmak mecburiyetindedir. Biz buraya seçilerek gelmiş olan insanlarız. Bazı olguları tartışırken üzerinde hiçbir şekilde düşünülmediğini, bunun ne anlama geldiğini, ilerisini, gerisini, geleceğini, geçmişini, ne olduğunun tam anlaşılmadığını gördüğü noktada insan; ister istemez belki bazı sözlerde söylenmese de olabilecek bir takım ifadelerde bulunabilir. Bunlardan alınmaya gerek yok. Kaldı ki bu tartışmaları bizim aslında daha yoğunlukta olarak, daha hızlı ve daha sert bir şekilde ve daha geniş kalabalıkta yapmamız lazım. Ama meclis toplantılarına bakıyorum; genelde problemi olan veya mecliste görüşülecek konusu olan arkadaşlar geliyor. Halk gelmiyor. Bundan sonraki mecliste şu anda mecliste olan meclis üyelerimizin dışındaki halktan gelen arkadaşlarımızın hiçbirisini bundan sonraki mecliste göremiyoruz. Halbuki bu toplantılar ilan ediliyor, belediyeden anons ediliyor. Memleketimizin meseleleriyle ilgili yaptığımız toplantıya memleketimizin insanları bir şekilde ilgi göstermek durumunda ve mecburiyetindedir. Çünkü alınacak kararlardan daha sonra bazıları olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Bir ilgisizlik ortamı var. Bu ilgisizlik ortamının ortadan kaybolması açısından bu tartışmaların basında yer almasına da, konuşulmasına da bence ihtiyaç var. Bunlar konuşulmasın yazılmasın denecek konular değil, zaten gizli konu kapsamına da girmez. Konuşulduğu zaman bir şekilde vatandaş da değerlendirir çünkü bu işin iktidarı muhalefeti ile beraber İskilip’te memleket meselelerine karşı ilgisi olan bir kamuoyunu oluşturmak zorundayız. Çünkü siyaset üretmek zorundayız bir şekilde çünkü hepimiz siyasetçiyiz.                 Mecliste gündeme gelen bu tür uç sözler, ifadeler hiç olmazsa kamuoyunda da memleket meselelerinin konuşulmasına vesile olursa bu da bu memlekette faydalıdır. Çünkü böyle tartışmalar şuna yarar: Problemleri öğreniriz eğer yanlışlık varsa ilerde bu yanlışlıkların devam etmemesi için bir şeyler konuşulur. Konuşmadığımız, tartışmadığımız için kendi yönetimimize göre kendi anlayışımıza göre yapmış doğru yanlış pek çok icraatlardan dolayı oturup daha sonra şikayet etmek zorunda kalmayız. Bir çok şey eğer konuşulsaydı; eğer belediye dükkanlarıyla ilgili belediyenin bugüne kadarki uygulamalarını biz bu meclislerde sadece başkanın gündeme getirmesiyle değil… Gündem maddelerini maalesef ben gündeme getirmek zorunda kalıyorum, önerilerle ve tekliflerle sizin de katkıda bulunmanız lazım, ama meclis toplantıları 4,5 senedir ortada, hepsine açıp bakın, meclis üyelerimizin bu meclise İskilip’in genel konularıyla ilgili kaç tane teklif, önerge vermiş, maalesef çok fazla yok… Her konuyu da bizim eğer düşünmemizi bekliyorsanız, her konuya da benim müdahale etmemi bekliyorsanız o zaman ben tek başıma da ben belediyeyi yönetirim. O zaman siz niye buradasınız diye sormak lazım, bu da olmaz… Meclis toplantılarında sizin de bir şekilde katkıda bulunmanız lazım, en acımasız tenkidi yapmanız lazım; ama haklı olduğunuz noktada… inandığınız noktada…. hakaret boyutuna girmeden… Sansasyonel olur mu? Olabilir, şov olur mu? Olabilir, siyasetin tamamı bir şov sanatıdır, işin gerçeği öyle değil mi? Biz de yanlış yapabiliriz siz de eksik olabilirsiniz, demagojiye girmeyelim ama işin gerçeği.              Söz Alan

Bekir AKYOL: Demagojiye girmeyecekte demagojinin kralını siz kendiniz yapıyorsunuz. Yani siz şimdi öyle bir konuşuyorsunuz ki ben mi tek başıma idare edeceğim, bir şeyler yine dönüp dolaşıyor şu şeyde o kadar meclis üyeleri kendi parti meclis üyeleriniz dahil niye bu kadar meclis üyesini hiçe sayarak ben bu şekilde düşünüyorum diyerek yani bu uygulamaya gittiniz. İsteseydiniz oraya 25 milyarı yatırıp o satışı engelleyebilirdiniz.             

Başkan: Oraya biraz sonra geleceğim.             

Söz Alan Bekir AKYOL: Hayır geleceksiniz de hani sırası geldi…. tek başıma ben idare ederim, tabi siz tek başına tavrınızı koyuyorsunuz bu şekilde,  tek başıma idare ederim yolunu seçiyorsunuz. Ondan sonra diyorsunuz ki dönüp de sadece ben mi idare edeceğim… O kadar uğraşıldı bir sene, niye bir kere de insanların bu meclis üyesi üyelerin dediğine şey yapmadın, tamam bu işten vazgeçeyim demediniz, dediğim gibi siz doğruların mutlak doğru olduğuna inanıyorsunuz ve herkes bu doğrudur bunun peşinde bu izlenim devam etsin diyorsunuz yani fikriniz bu.             

Başkan: Yalnız şu ayrımı yapın; ben karar…            

Söz Alan Bekir AKYOL: Ha şunu da söyleyeyim, belediye meclis organları… biz idare hukuku okuduk, siz de okudunuz bir şey, bir hocamızın anlattığı bir anekdotu anlatacaktım ama anlatmıyorum, vazgeçtim, yani o kadar da yetkisi olan bir konum değil bunu da bilelim yani… Bunu siz bizden daha iyi biliyorsunuz. Ha birde şu da var: siz belediye başkanı olarak yürütmenin başısınız, burada bütün işinizi gücünüzü bırakıp mesainizi buraya verebiliyorsunuz. Buradan da bir gelir sağlıyorsunuz, aylık alıyorsunuz neticede ama belediye meclis üyelerinin böyle bir imkânı yok. Ben mesela bugün 3 buçukta geldim, niye duruşmam biter bitmez geldim yani oradaki problemleri birden bırakıp buraya yoğunlaşmak zorundalar, yani sizin kadar bazı konulara emeğimizi ve mesaimizi harcayamıyoruz. Bunu da değerlendirmek lazım yani… Fedakarlık bence…             

Başkan: Doğru, haklısınız, yalnız şu var; parantez içinde; keşke bunu söylemeseydiniz: Bu tür konulara, meclis gündemlerine ilgi gösteremeyecek zaman ve iş hacmi varsa o zaman böyle bir taleple; meclis üyeliği gibi bir taleple ortaya çıkmak…             

Söz Alan Bekir AKYOL: Sizin kadar gösteremeyiz, sizin işiniz bu…             

Başkan: Sizin de işiniz bu… Siz de karar vereceksiniz, siz de meclis üyesisiniz…             

Söz Alan Bekir AKYOL: Mahalli yerinden yönetim okudunuz, okumadınız mı, bunu ben  açık açıkta konuşuyorum, ha onu da söyleyeyim Lütfü DURAN İdare Hukuku profesörü mali yerinden yönetim teşkilatları dersini veriyor…             

Başkan: Neyse bu mevzulara şimdi girmeyelim. Yalnız şu var; siz karar alabilirsiniz, karar makamısınız, kararlarınız şöyle ya da böyle olabilir, bu kararlar verildiği anda yürürlüğe girer, eğer bir hukuka aykırı bir şey varsa mahkemeye gider. Ben yürütme organıyım ama bu kararları vermeden önce bu kararın oluşumunda sizin de üstünüze düşen incelemek, araştırmak, neyin nesi olduğunu anlamak gibi bir sorumluluğunuz var. Çünkü vatandaş size de ona göre bunları yapmamız için oy verdi.             

Söz alan Kadir OKUTAN: Gündem hakkında söz almak istiyorum başkanım.             

Başkan: Tabii buyurun…             

Söz alan Kadir OKUTAN: Şimdi 2004 yılında bu kira tablolarını inceliyoruz ya 2004 yılında  bakıyoruz 129 milyon, 2005 yılında önerdiğiniz komisyonu kurduk 2006 yılında yine kurduk 2007 yılında yine kurduk ve dükkanların iş yerlerinin değerine mevkiine göre fiyat artırımı yapmaya gayret ettik 2005 yılında çok az bir artış varmış gibi gözükse de burada mesela parkın kahvesi bilmem neler falan özelleştirildiği için ayrıca kiraya verildiği için.             

Başkan: Onu ayrıca belirttik zaten hocam.             

Söz alan Kadir OKUTAN: Evet belirtilmiş 274’e çıkmış, 346’ya çıkmış, 415’e çıkmış yani günün rayiçlerine göre kademeli bir şekilde arttırdık mesela burada söz edilen dükkanların bir çoğu kendiliğinden veya bayağı bir diğer şeylere uymadan artırılma cihetine gidildi geçen mecliste 3 arkadaşımızın ikisi artırım yapmayalım, 3 arkadaşımızda dedi ki TEFE TÜFE.Şimdi hükümetimizin şöyle bir kararı var, sayın başkanım diyor ki yani ev kiraları dükkan kiraları veya başka yerlerin kiraları belli bir enflasyonun üzerinde olamayacak gibi biliyorsunuz geçen yıl bir uygulama vardı, Ben geçen yılları konuşuyorum bunlar geçen yıl da vardı. Şimdi dolayısıyla hükümet politikamızda da veya devlet politikasına da uygun olduğu için artış yapalım dedik bir de mali durgunluk var biliyorsunuz esnafım burası küçük bir yer işlek bir yer değil mümkünse siz bizim geçen aldığımız meclis kararının aynen kalmasını oylamanızı talep ediyorum.             

Başkan: Bu meclisin takdiridir. Ben bu konuda işin yürütme tarafında olan bir kişi olarak görüşümü ortaya koydum. Bazı yerlerde indirmek bile gerekir, öyle bir şey olur mu olmaz mı o da ayrı bir konu. Ben geçen meclis toplantısını CD’den izledim. Yani o konuda sizin itiraz etmeniz hiç olmazsa TEFE’ye göre bir artış yapalım demeniz gerçekten hoşuma gitti açık ve net söyleyeyim. Ama bazı yerlerde belki bu  %10’du %20 olması lazım belki bazı yerde TEFE’yi de uygulamamız gerekir bu kadar çok  farklı evsafta dükkan olunca her biriyle ilgili ayrı değerlendirme yapmak gerekir ayrı ayrı. Şimdi hukukta avukat arkadaşlar burada; burada bilirler.- Mahkeme hakimi şöyle bir konu mahkemeye gelse yapacağı iş ne biliyor musunuz? O dükkanın m2’sini bir kere ölçtürecek 35 m2 ‘lik bir dükkanla 34m2’lik bir dükkan arasındaki farkın ortaya konulmasını isteyecek… Bu bağlamda biz tek bir kalemde bu artışa gidiyoruz, bazı yerlerde belki yüzde yüz artırmamız gerekir ama bunun bir ayrımını yapmak lazım. Yeteri kadar yapamayabiliriz, ne kadar incelerseniz inceleyin, değerlendirirseniz değerlendirin, dışarıya çıktığınız zaman vatandaş iki tane dükkanı bize gösterip; burası şöyle burası böyle olmuş normal mi diye sorduğunda buna evet normaldir diyemeyecek kadar uygulamalarımız ister istemez olabiliyor. Bunun için 12 saat çalışmanız lazım, biz 7 saat çalıştık meclis komisyonunda… Buna rağmen gene de olması gereken ayarlamayı yeterince tutturamadık. Mümkün değil tutturamıyorsun ama bir şekilde bunu tek kalemde %10 artış yapalım demek te bence doğru değil.             

Söz alan Kadir OKUTAN: İşte bu 4. sene olduğu için başkanım geçmiş yıllarda dediğimiz gibi biz bunu gece yarılarına kadar beş altı arkadaş çalıştık.             

Başkan: Buna rağmen yine eksik geliyor.             

Söz alan Kadir OKUTAN: İşte bu duruma da siz artık ne dedik esnafta bir durgunluk var dedik. TEFE’de de TÜFE’de de neyse özel işyerlerinde de inanın yönetim kurulu olduğum bir iş yerinde de TEFE+ TÜFE+2 diye karar alındı dükkan sahibiyle. TEFE ile TÜFE’yi topluyoruz ikiye bölüyoruz artı iki diyoruz .             

Başkan: Bu konuda başka bir şey diyecek arkadaşlarımız var mı?               

Söz alan Mehmet ERGİN: Geçen toplantı da ben %10 demiştim yani. Fakat o şeye de katılıyorum; bazılarında gerçekten düşük bazılarında da artırılması gerektiğine inanıyorum o günkü toplantı da o şekilde çıktı, biraz benimki uğraştırıcı olacak ama benim bir teklifim daha var: Geçen sene de söyledim ama arkadaşlar çok uğraştıracağını söyledi hepimize meclis üyelerine bir liste verilmişti o zaman şimdi yok.             

Başkan: Gönderdim o listeyi bir sefer, toplantıdan önce bütün kira listelerini…             

Söz alan Mehmet ERGİN: Geçen sene de söylemiştim ama itibar görmemişti. Yine de söyleyeyim; 12 kişiyiz burada, karşılarına demiştim ben olması gereken kira, düşünülen kira yazılsın, toplansın on ikiye bölünsün, ne çıkarsa… Ne çıkarsa çünkü ne benim görüşüm ne arkadaşın görüşü olur bunun ortalaması alınır diye bir teklif sunmuştum biraz uğraştıracak ama.             

Başkan: Şunu düşünerek böyle bir teklifte bulunmuş olunabilir bu dükkan senin olsa kaç liraya kiraya verirsin, belki elli milyon az olur belki yüz milyon az olur. Ama ortalama bir piyasa raici çıkar.             

Söz alan Mehmet ERGİN: On iki kişinin kararı olmuş olacak ortalaması çıkacak diye düşünmüştüm.               Söz alan Bekir AKYOL: O öyle olmaz. Yani şahısların burada fikri önemli değil burada bence. Yani ekonomik durum… işte kazanç durumu…. bunların bulunması lazım.              

Söz alan İsmail TOP: Senelerdir, 4 senedir uğraşıyoruz, daha işte en uygun fiyatları çıkardık, bu sene vermeyiverelim dedik, hepsi bu.                

Söz alan İsmail TOP: Başkanım bu konudaki sizin görüşleriniz neler? Kaç liralık artış olacak?              

Başkan: Dükkânın büyüklüğüne göre 3-5 kişilik bir komisyon kurulup bir rakam ortaya çıkar. Haa bulduğumuz bu kadar rakama rağmen şu 214 milyarlık yıllık kira geliri belki 230’a 250’ye çıkar. Ama bunu bile yapmadığımız için kira gelirleri çok düşük kalıyor. Normalde bu dükkanlar benim şahsi dükkanım olsa 1 trilyon gelirim olur, olmaz mı?              

Söz alan Kadir OKUTAN: Biraz zor başkanım…              

Başkan: Yıllardır bu uygulama böyle… Demek ki belediye insanlara hizmet olsun diye dükkân yapmıyor. O çıkıyor burada… Uyduruk kira rakamları mevcutsa bu belediyenin yıllardır insanlara hizmet olsun diye dükkan yapmadığı açık, çünkü kirasını piyasa rayiçlerinde alamıyor. Sadece belediye için değil, vakıflar için de, özel idare için de geçerli bu husus… Genelde devletin gayrimenkulleri piyasa değerinin olması gerekenin beşte birine bile yaklaşmayan kiralarla gidiyor maalesef… Öbür taraftan 3 milyarın 5 milyarın kavgasını yapıyor saç saça baş başa giriliyor, bir taraftan da trilyonluk kira geliri umurumuzda olmuyor. Ben bu yanlışlığa işaret etmek için gündeme getirdim bu hususu… Bu bir yanlışlıktır, haa bunu ne kadar düzeltebiliriz? Dört dörtlük bunu düzeltmek mümkün değil, ne kadar düzeltebilirsek düzeltelim, olabildiğince şeklinde anlayışım var. kanaatim var. Çünkü bu tür uygulamalar İskilip Belediyesinin gayrimenkullerinin uyduruk kira rakamlarıyla… zaten doğru dürüst bir kere kiraya verince on sene yirmi senede çıkartamıyorsun, normalde belediyenin her üç yılda bir eğer encümen kararıyla verdiyse bu dükkanların kiralarının yenilenmesi lazım kanunen… meclis kararıyla verildiyse on yılda bir yenilmesi lazım… Bizim 200-300 tane kiracımızın en az 150 tanesinin kira süresi en az 20 yirmi 25 yıl. Peki bunu meclis olarak biz tartışmayacağız da neyi tartışacağız? Bu yanlış bir şey mi, tartışmaya tartışmaya benim, benden önceki başkanların  keyfine kalan bir uygulamayla gelinen durum bu… Ha bizde bakmazsak demek ki böyle gidecek, yani bazı şeyleri belediye başkanının keyfine, inisiyatifine bırakırsanız olacak durum bu. Meclisin bunları bir şekilde tartışması lazım, günler boyu…. Başka ülkelerin meclislerinde yorganlar taşınıyor meclislere…. Bakın bazı ülkelerin parlamentolarında, belediye meclislerinde kapılara koridorlara yatakları seriyorlar, tartışıyorlar, üyeler evine gidecek zaman bulamıyor… Ve o adamlar daha zengin, daha gelişmiş ve daha demokrat ülkede yaşıyorlar bu sayede…. Biz tartışmıyoruz, ben ne dersem o oluyor. O zaman Allah kolaylık versin bu millete.              

Söz alan Mehmet ERGİN: Başkanım deşme yaramızı da siz zararlı çıkarsınız bu işten.             

Başkan: Biz zararlı çıkacağımız bir işin içinde olmadık şimdiye kadar. Ama burası tartışma yeri, yani bir meclis toplantısı 12 saat; sadece yemek ve tuvalet molası vererek yapıldığı gün bu memlekette her şey dört dörtlük yapılma noktasına gelmiş demektir. İnşallah böyle bir zaman da olur.              

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Başkanım bulsak sizi tartışacağız da sizi bulamıyoruz ki.              

Başkan: Sizi de bulamıyoruz Banu Hanım bana kalırsa… Meclis toplantılarının yarısında yoksunuz…             

Söz alan Mehmet ERGİN:  Ben hep buradayım.               

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Siz gelmeyince bizim gelmemiz de abes oluyor başkanım.              Başkan: Bir ya da iki toplantıya katılamadık, genelde biz buradayız.              

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Sadece mecliste değil normal zamanda da bulamıyoruz sizi…              Başkan: Telefonumuz açık.              

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Çoğu zaman kapalı ulaşmak istediğimizde ulaşamıyoruz…                Başkan: Ulaşmak isteyen bir şekilde ulaşır, ulaşamıyorum diyen doğru söylemez. Şimdi bakın neyse… bu mevzu olarak biraz uzar, diğer konuya girelim. Ben bu belediye gayrimenkullerinin kiralanması konusunda meclis üyelerimizin biraz önce Mehmet Beyin verdiği teklife göre kendilerine göre bir rakam tespit etmiş bunun üzerinde gelecek meclis toplantısında bir değerlendirme yapalım diye düşünüyorum. Benim kanaatim budur, bunun dışında başka bir teklifi olan arkadaşımız Kadir Bey… geçen mecliste aynen oylayalım şeklinde bir kararı var ben ikisini de oylayalım. Kadir Beyin önerisini kabul eden arkadaşlar.              

Söz alan Kadir OKUTAN: Geçen meclis gibi kalsın diyenler.

Başkan: Bizim dediğimiz şekilde olsun diyen arkadaşlar3. Kusura bakmayın Mehmet Bey’in dediği şekilde olsun diyen arkadaşlar. Mehmet Bey’in teklifini kabul edenler dört. 4 kişiyiz.

Salih Hoca nerede?              

Söz alan Bekir AKYOL: Eşi dolayısıyla gitmek zorunda kaldı.             

Başkan: Aslında benimde Çorum’da olmam lazım.              

Söz alan İsmail TOP: Ben ikisine de ret veriyorum kira artırılmasın diyorum.               

Başkan: Bu da başka bir teklif.             

Söz alan İsmail TOP: Olsun olmasın.              

Başkan: Durum ortada ne yapacağız.              

Söz alan Kadir OKUTAN: Geçen mecliste aldığımız kararı inkar ediyor kardeşim.             

Söz alan Mehmet ERGİN: İzah edeyim şimdi başkanım, bir önceki mecliste benim böyle bir şey vermem geçmişte kabul görmediği için o teklifimi yapmadım.  %12 teklif yaptım ama şu anda düşündüm o konunun ya aslında o günde yanlış olduğunu düşünüyordum o uygulamanın tutanaklarda bellidir zaten onun için bu teklifimi şimdi geri getiriyorum, vazgeçme diye bir şey söz konusu değil yani.             

Başkan: Anladım. Zam yapılmaması, üçünün TEFE’ye göre aynı kalması diyorsunuz,  bizim dediğimiz çerçevede değerlendirilmesi denilince dört oyla  kabul edilmiş sayılır. Dolayısıyla bu teklifin bu şekilde kabul edilmesine karar verilmiştir.            

Madde 9-Başkan: Gündemin 9. maddesini, Belediye Meclisinin Ekim Ayı olağan toplantısının gündemin 3. maddesinde görüşülerek Kasım ayında yapacağı toplantısında tekrar görüşülmesi istenen İlçemiz Bahabey Mah. Pafta:45, Ada:197, Parsel:52’de kayıtlı bulunan 503,41 m2’lik taşınmazın Belediye Hizmet Alanına dönüştürülmesi ile ilgili olarak Başkanlık Makamınca hazırlanan gerekçe raporunun görüşülmesi, teşkil etmekte olup, ben gerekçe raporunu kısaca okuyayım;             

 Belediye Meclisinin gerekçe raporu: ‘Alınan meclis kararı ile Belediye hizmet alanına dönüştürülen gayrimenkulün halen İskilip 1. İcra Müdürlüğü nezdinde 2007 ye 134 sayılı icra takip dosyası kapsamında hacizli olarak satışa sunulduğu için, bu aşamada imar vasfının değiştirilmesinin hukuki sakıncada doğurabileceği, bu arsa üzerinde SSK ve maliyenin 1.000.000.-YTL’ yi geçen alacak rakamları için haciz koydukları, Belediyemizin bu haczin kalkması için gereken borcu ödemesinin önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde mümkün gözükmediği, arsanın ne kadar değerli olursa olsun ne yapımının ne kat karşılığı verilmesinin haciz işleminin kalkmadan mümkün olmayacağı, değeri konusundaki iddiaların ise spekülatif olduğu, çünkü ilk icra satışına kimsenin katılmadığı, haczen satışı yoluyla bu arsanın İskilip’in ihtiyacı olan herhangi bir hizmet otel dershane işyeri gibi değerlendirileceği düşünülmektedir. Değil İskilip Türkiye’nin en değerli arsası olursa olsun bu şartlar altında 5-10-15 yıl herhangi bir şehir kazanımı söz konusu değildir. İcra yoluyla satışa çıkartılmış bir gayrimenkulün vasfının değiştirilmesi yasal açıdan suçtur. Çünkü satış şartları esasında arsanın konut ve ticari alan olduğunu 6 katlı inşaat iznine sahip olduğuna dair bilgiler mevcuttur. Bunun sadece arsa satışına mani olmak, satıştaki rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik olduğu son derece açıktır. Bu sebeple bu kararın yeniden meclisimizce değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.’                    Evet ilave bir konuyu daha söyleyelim biz bu arsayla ilgili daha önce belediye hizmet alanından konut ve ticari alana dönüştürülmesine dair meclisimizce bir karar aldık. İmar komisyonunca kararın… imarla ilgili kararların imar komisyonuna havale edilip o komisyonda görüşülmesi lazımdı. Biz o kararı alırken o uygulamayı herhangi bir haciz maciz gibi satış söz konusu olmadığı için uygulamayı re’sen meclis olarak yaptık. Aslında yapılması gereken komisyonuna havale edilmesiydi. Bu anlamada bir iki teklifi değerlendirmeye aldık, bizim bu çerçevede başka bunun gibi imar komisyonuna havale edilmeden arsanın vasfını değiştirme uygulamalarımız da oldu. Yalnız bu kamuya yönelik olarak verdiğimiz ya da tahsis ettiğimiz arsalarla ilgili oldu. Şimdi burada ortada böyle problemli bir durum varken imar komisyonuna sevketmeden imar durumunun değiştirilmesi hukuken yanlış. Her haluka da idare mahkemesine gidildiği zaman iptali son derece kolay olan bir husustur. Bu vesileyle ben bu arsanın belediye hizmet alanına dönüştürülmesi kararıyla ilgili olarak tekrar bunun imar komisyonundan yeniden değerlendirilerek böyle bir kararın oluşturulması gibi bir kanaate ayrıca sahibim. Kaldı ki böyle bir esnada arsanın vasfının sırf satılmasın diye değiştirilmesi de ayrı bir husustur. Bu tartışmaları biz ve kamuoyu yeteri kadar yaptık. Bunu daha fazla yapmaya gerek olacak bir hususun olacağı kanaatinde değilim, zaten satış iptaliyle ilgili hem bir suç duyurusu hem de bir itiraz gerekli yerlere yapıldı 18 Kasım’da bunun görüşülmesi sağlanacak o çerçevede biz bu arsanın vasfının değiştirilmesi konusunu kanun çerçevesinde belediye imar komisyonuna havale edelim, bu komisyon bunun değerlendirmesini bir şekilde yapsın, ne karar verirse versin ama komisyonda görüşülsün diye düşünürüm. Bunun niye yapıldığını nasıl yapıldığını neden yapıldığını tartışmaya kalksak herhalde sabah namazını da burada kılıp kalkıp öyle gitmemiz lazım.                

Söz alan A.Banu BARAN BAYKAL: Sabah namazına da yetişmez başkanım.              

Başkan: Bu bir tartışma… doğruluğu, yanlışlığı, eksikliği, gedikliği ayrı bir husustur. Gündem dışı olan birkaç tane daha konu var o vesileyle bunun imar komisyonunun da gereken değerlendirmesinin yapıldıktan sonra tekrar tartışılmasına, değerlendirilmesine ve konuşulmasına ihtiyaç var. Zaten meclisimizde bu hususta şu anda yapacağı da fazla bir şey olduğu kanaatinde değilim.               

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Başkanım daha önce de imar komisyonuna sevketmeden önce böyle bir karar almıştık. O zaman bu kararın da geçerliliği yok demektir.             

Başkan:  O kararlarda da yanlışlık var, burası önceden belediye hizmet alanı idi biz komisyona sevk etmeden ticaret alanı yaptık, değiştirdik.             

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Kanuna göre bu da yanlış bir karar nihayetinde… Bu karar da İdare Mahkemesine başvurularak iptal edilebilecek bir karardır.             

Başkan: İşte bazı yanlışlıklar böyle tartışılıp konuşulunca ortaya çıkıyor. Onun için tartışalım; yanlış doğru. Eksik gedik tartışmayınca, konu gündeme gelmeyince, bazı hususlar normal belediye dışında 3. şahısları ilgilendiren bir noktaya gelmeyince kendi aramızdaki tartışmalar da belli bir noktada kalıyor, ilerisine çok fazla gidilmiyor. Biraz sonra gündemde konuşacağımız bir iki tane daha konu var. Ciddi bir konu İskilip’le ilgili o çerçevede bu konunun belediye imar komisyonuna havale edilip komisyonda değerlendirilerek tekrar meclisimizce görüşülmesi hususunu, eğer söyleyecek başka bir şeyiniz varsa, yoksa.             

Söz alan Mehmet ERGİN: Geçen sene yaptığımız uygulama yanlış o zaman şimdi burayı alan şahıs geçen senekine göre hüküm, siz o zaman icra müdürlüğüne yanlış bilgi verdiniz.             

Başkan: Hayır.             

Söz alan Mehmet ERGİN: Hükümsüz bir madde şimdi bakın şöyle bir olay oluyor yanlış söylüyor olabilirim,     Başkan: İcra müdürlüğüne meclisin aldığı kararı bildirdik. Yanlış bilgi değil.             

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: Geçersiz olma ihtimali yüksek bir karar, bu karar iptal edildiği takdirde buranın konut alanından çıkma ihtimali dolayısıyla taşınmazın niteliğinin değişme ihtimali var.             

Başkan: Yalnız şu var. Biz imar komisyonunda burasını bir sene önce belediye hizmet alanında iken ticaret alanına değiştirerek aslında komisyona sevk etmeden yapılan uygulamayı yanlış olarak yapmışız. Yalnız bunun gibi yanlışlıklar bu karar kesinleştiği için, yanlışta olsa, usule ilişkin olarak daha sonra meclis kararları kesinleştiği için otomatik olarak hayata geçiyor. Haa bu yanlışlığı ne düzeltir bir mahkeme kararı düzeltir. O zaman yapılan alan…             

Söz alan A. Banu BARAN BAYKAL: O zaman bu karar kesinleşti.             

Başkan: O kesinleşti.             

Söz alan Bekir AKYOL: Kesinleşti 60 günde dava açılması lazımdı.               

Başkan: Dava açılmadığı için o yanlışlık olmasına rağmen hukuken bilmeniz gerekir kesinleşti. 3. şahıslar itiraz etseydi ,siz bu kararı yanlış aldınız diye dava açsaydı mahkeme iptal ederdi. Mahkeme yoluyla düzeltilirdi. Haa daha sonra kesinleşmiş olan bu karardan sonra imar komisyonuna sevk etmeden bir de böyle tartışmalı konu esnasında böyle bir karar alındığı için, bu kararı biz bazı konuları düzeltme noktasında işin hassasiyeti, yoğunluğu artınca girdik. O çerçevede mevzuat dolayısıyla meclis kararı yeniden imar komisyonuna göndererek değerlendirsin münazaasıyla meclise iade ettik. Şimdi burada yapılacak olan iş; bu kararın imar komisyonuna gönderilerek alınmasıdır. Her halükarda bunu imar komisyonuna göndermemiz lazım. Haa komisyon bunu ret eder, kabul eder o ondan sonraki bir hadise… Şu anda bizim yapacağımız husus bu kararı imar komisyonunda yeniden değerlendirmektir. Burada benim teklifim; alınmış olan bu kararın yapılan bu satış ve icra uygulamaları dolayısıyla iptal edilmesinin meclisçe karara bağlaması. İster bu kararı iptal etmek, ister imar komisyonuna havale edip komisyonda yeniden değerlendirmek… hangisi uygunsa o konuda bir karara varmamız gerekir. Onu da sizin vereceğiniz teklif veya önergeye bağlı olarak yapmamız lazım. Benim kanaatimi sorarsanız; bu kararın iptal edilmesi lazım. Arzu ederseniz imar komisyonuna havale edelim, imar komisyonu bu kararı değerlendirsin. Çünkü bu karar bir kere kesinleştikten sonra bir daha bu arsayla ilgili ileride satalım, alalım, yapalım ya da inşaat yapalım, ne belediyenin  ne de özel şahısların uygulama alanı ortadan kalkıyor, eli bağlanıyor. Çünkü bu noktadan sonra konu İdari Yargının eylem alanına girecek bir noktaya dönüşüyor. O çerçevede bence bu kararı ya iptal edelim ya da komisyona havale edelim; komisyon tekrar bir daha değerlendirsin.              

Söz alan Kadir OKUTAN: İptal ettiğimiz takdirde başkanım şimdi halkın konuştuğu duruma düşmüş oluruz. Alan kişiler özel ucuz alsın diye burayı… efendim.             

Başkan: O zaman imar komisyonuna havale edelim, imar komisyonu mevzuat çerçevesinde bunu yeniden değerlendirsin. Bu hususu oylarınıza, başka lehte aleyhte bir şey söylemek isteyen var mı?              

Söz alan İsmail TOP: Başkanım bu ne karar çıkarsa çıksın şaibe doğurur, danışıklı dövüş olmuş gibi olur. Hiçbir karar vermeye gerek yok.              

Söz alan Mehmet ERGİN: Bu kararı geri çekseniz başkanım, gönderme şeyini geri çekseniz.             

Başkan: Gerekçeyle gönderilmiş bir konu geri çekilir mi? Bakın daha öncede biz  birkaç tane kararı gündemdeyken geri çektik ama bu aşamada böyle bir karar ya ret ya kabul şeklinde değerlendirmeye tutulması lazım.              

Söz alan Mehmet ERGİN: Şimdi bu mahkemeye akseden bir konu olduğu için yani insanların üzerinde tereddüt var.             

Başkan: Mahkemeye akseden tarafı yine ayrı bir taraf, bu satışıyla ilgili bir konu. Ama imarla ilgili konu satıştır, icradır, hacizdir o ayrı bir konu.              

Söz alan Kadir OKUTAN: Sonuçta düşük değerden gitti, belediye hizmet alanına çevirdiniz de ondan gitti diyorlar, biz suçlanıyoruz burada 7-8 kişi. Biz iyi niyetle satılmasın diye aldık bu kararı.                    

Başkan: Şimdi açık söylüyorum. Burada bizim kişisel anlamda kötü niyetle verdiğimiz şu meclis toplantısında hiçbir kararımız olmamıştır. Ha niyetlerin düzgünlüğü bazı işlere engel midir değil midir o ayrı. Bazen çok iyi niyetle insanlar yanlış kararlar da verebiliyorlar. Ama art niyetle bu meclis toplantısında, ne iktidar grubunun ne muhalefet grubunun art niyetle bir takım hesaplarla bir karar vermediği açıktır. Bunu kimse söyleyemez, söyleyen yanlış söyler. Bazı şeylerin usulünü sadece niyet bazında değil onun dışındaki usulleri de dikkate alarak değerlendirmek gibi bir mecburiyetimiz var. Bu çerçevede komisyona sevk edilir, komisyon kararında ısrar eder ya da böyle bir kararı doğru der, kamuoyunda bu gelebilecek bir sıkıntı olmaz ama bir şekilde bunun ya ret şeklinde ya da kabul şeklinde…              

Söz Alan Kadir OKUTAN: Başkanım Meclisin zaten daha önceden alınmış bir kararı var komisyona bir daha sevk etmenin gereği yok.  Burada karar alalım.              

Başkan: O zaman aynı kararın devamına şeklinde bir oylama yapalım dedi ve aynı kararın devamı için yapılan oylama neticesinde Meclis Başkanı Orhan ÖZTÜRK’ ün Ret oyu kullandığı diğer taraftan 7 adet Meclis üyesin Kabul oyuyla tasdiki kabul edildi ve genel kurula bildirildi.             

Başkan: Ben hiçbir konuda çekimserim demem, çekimser demek fikrim yok demek, ben fikrim yok diyemem, tereddütte olan konular vardır, bir şekilde çekimser oy kullanmanın ne demek olduğunu biraz tartışmamızda ihtiyaç var. Ben çekimser kararlara karşıyım, bir karar ya rettir ya da evettir. Doğrudur yanlıştır ortası olmaz bu işin…              

Başkan: Belediye Meclisinin 2008 yılı Kasım ayı Kanuni toplantısının 10. birleşiminin,1. oturumundaki gündemde bulunan konuların görüşülmesi sona ermiş olup ancak gündem dışı görüşülmesini istediğim, bir arsanın yeşil alandan kaldırılması ile ilgili bir teklif var. Kısaca özetlemek gerekirse; sebze pazarının karşısında Emine SEZER ’e ait olan 384 m2’lik bir arsanın sebze pazarının karşısında şu anda yapılan inşaatın karşısındaki yeşil alanda olan bir arsanın yeşil alan vasfının kaldırılmasına yönelik bir talep var. Biz bu talebin Meclis’e getirilmesine dair müracaatı esnasında; bu konuyu Meclis görüşür ve Mecliste görüşülecek bir konu diye bir söz söylediğimiz için, böyle bir talebi gündem dışı olarak getirmek durumunda kaldık. Konu ile ilgili bir bilgi verip gündeme alıp almama ve de aldıktan sonra değerlendirme konusunu oylamamız lazım. Bir yeşil alanın, mevcut yerdeki bildiğiniz yeşil alanın vasfının kaldırılması. Böyle bir konuyu Meclis gündemine alıp almamayı değerlendiriyoruz. Biz bugüne kadar, ben kendi kanaatimi söylüyorum. Bugüne kadar hiçbir yeşil alanın şahıslara ait yeşil alanın yeşil alan vasfının ortadan kaldırılmasına yönelik bir karar bu Mecliste almadık. Almak gerektiği zaman yapılacak olan uygulama nedir; eşdeğer bir alanın tahsisidir. Dolayısıyla böyle bir talebin Meclis gündemine gelip gelmemesiyle ilgili bir hususun gündeme alınıp alınmamasını oylarınıza sunuyorum.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Başkan dur sen burada Meclisi yanıltıyorsun. Müsaade et ben bir anlatayım size             

Başkan: Söz verirsem konuşursun.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Hoppalaa, o zaman siz özel bir kişisiniz, istediğiniz gibi yaparsınız, olmaz öyle bir şey. Bırakın aydınlatayım üyeleri ,bırakın söyleyeyim ben de derdimi              

Başkan: Tamam; kısa olarak dinliyoruz.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Ne demek kısa olarak dinliyorum… Şimdi arkadaşlar; şimdi bu alanın imarda herhangi bir değişiklik yapılması konusu tamamen Meclisin yetkisi dahilindedir. Komisyona gönderir, ret eder geri çevirir o ayrı bir konu. Ben Başkana dilekçe verdiğim zaman yalansa yalan desin yüzüme karşı; dedi ki bunun Belediye Meclisine girmesi lazım, ancak Meclisin gündemi sizin dilekçenizden önce belirlendiği için bu Meclise alamıyorum. Önümüzde ayın Meclisine yani bu ayın Meclisine alacağım dedi. Şimdi ben Başkanın nasıl bir Başkan olduğunu bildiğim için kendisinden ek bir dilekçe ile bu sözünün yazılı olarak bana bildirilmesini istedim. Bu dilekçemde eklidir. Ondan sonra Başkan Meclisin yetkisini şahsına toplayarak tuttu bana, İmar İşleri Müdürlüğün orda ekli olan yazısı ile ret cevabı verdi. Aslında kendi yetkisi olmayan bir konuda Başkan bana ret cevabı veremez bu yasal değildir. Benim isteklerim hep yasaya bağlıdır. Şimdi benim isteğim şu; bu konu Meclise gelsin, Meclis çalışma prosedürü neyse onu uygulasın. Kabul eder, ret eder o ayrı bir konu yani o benim dışımda bir konu. Meclisin veya İmar komisyonun bileceği bir konu. Bakın eşdeğer alan yok diyor, şimdi bu o kadar güzel lafları fıttırıyor ki 384 m2 yeşil alan vasfı olan yere de 500 metre veya 400 metre bir arsa yani şimdi bu şu andaki imar durumuna göre burası 400 metre 300 küsür metre civarında. Şimdi mademki zorunlu bir hal geliyor şimdi benim tapuda gösterdiğim Kadastro gösteriyor, o arsayı da vermeye hazırım. Yalnız ben atlatılmayım ben bunu istiyorum. Beni atlatıyor bu Başkan. Şimdi madem Meclise gelecek idi ise bu karar Meclisin yetkisinde idi ise niye Meclise getirmekten korkuyorsun.                       

Başkan: Meclise getirdik işte.             

Söz Alan Mustafa SEZER: Nasıl getirdin Meclise yav senin kararın münferit bir kişidir. Burada bu kadar insan var, sen Meclisin gündemine sok. Meclis gerekli kararı versin. Red etsin kabul etsin. İdare Mahkemesinin yolunu gösteriyor. İdare Mahkemesine vardığı zaman bu demeyecek mi oradaki Hakim bu kadar aptal mı yav bu seni usulen ret etmemiş. Başkanın ret etme yetkisi yok sen bunu götür prosedürü tamamlattır demeyecek mi bana? Sen niye yorgunu yokuşa sürüyorsun? Arkadaş Avukatsınız, siz bi şey demeyecek misiniz Banu Hanım?              

Söz Alan A.Banu BARAN BAYKAL:Gündeme alınıp alınmamasının oylama hakkı var.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Ama şimdi almadınız, ben ne yapacağım şimdi?             

Başkan: İdare Mahkemesine dava açacaksın.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Peki gündeme alsanız da beni böyle geciktirmeseniz ne olur. Ben vicdanen sesleniyorum. Senin 10 metre bir yerin var mı böyle olan? Yok. Sen bunun değerini, kıymetini bilmezsin. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Bak ben sana yer veriyorum.              

Başkan: Şimdi tamam, yerinize oturun ben bir izahatta bulunacağım. Bu Meclise gelecek dedik, geldi.

Söz Alan Mustafa SEZER: Sen getirmedin, ben getirdim. Geldi demeyin.              

Başkan: Ben eğer burada okumaz isem siz getiremezsiniz.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Nasıl getiremem yav bu olmaz ise öbür Meclise getiririm. Niye getiremeyim? Hem diyorsunuz vatandaş Mecliste ilgisiz. Hem de diyorsunuz ben bildiğimi yaparım. Demin Avukat beyin dediği gibi sizin kafanızda bir fikir oluşuyor. Doğru budur gerçekte budur hukukta budur. Değildir. Aslında bir köylü çıkar sizin bildiğinizin on mislini size izah eder.             

Başkan: Olabilir. Şimdi ben Belediye Başkanı olarak yeşil alan sayısını mümkün olduğu kadar çoğaltmak, mevcut yeşil alanları artırmakla mükellefim.              

Söz Alan Mustafa SEZER: Tamam o zaman niye sattın demircilerdeki dükkânları yeşil alan da niye sattın  Başkan: Orası ticari alan. Ben yeşil alan vasfının kaldırılması taraftarı değilim. Bu konu ile ilgili hiçbir talebin meclisin gündemine de gelmesine meyyal değilim. Ancak bu konunun Meclis gündeminde görüşülmesi gerektiği için, meclisi ilgilendiren bir konu olduğu için o sözümüzün üzerine siz de Meclisin gündemine getirilirse değerlendirilir sözümüzü yiyemediğimiz için…              

Söz Alan Mustafa SEZER: Yav başkan bu Meclisin kararıdır.             

Başkan: Hocam söz almadan konuşmayın, cevap vermeyin bana lütfen… Hocamızı dışarı çıkartın, yoksa bu şekilde konuşamam ben. Yeşil alanların bir şekilde artırılması gerekir. İskilip’ te biz şimdiye kadar yani 4,5 yıldır bu şekilde bir uygulama yapmadık. Ha ben böyle bir uygulamayı meclis üyelerimizin bilgisine sunmadan önce açıklama yapıyorum. İskilip’te  500 tane hemşerimizin yeşil alanı var. Biz 3 tane 5 tane alanı yeşil alandan çıkartıyoruz. Bu politiktir, haksızlıktır ve de doğru bir şey değildir. Ya hepsini çıkartacaksın ya da hiç birisini… Haa vatandaş şunu yapabilir: Belediye İmar planında bir arsayı yeşil alan olarak göstermiştir. Ama orası 30 senedir vatandaşın mülkiyetindedir, kamulaştırma yapmamıştır. Belediye de yeşil alan uygulaması yapmamıştır, gider mahkemeye, mahkeme yeşil alanı iptal eder, iptal ettiği takdirde o karar kesinleştiği takdirde,  inşaatla ilgili bir talepte bulunursa biz de bu talebin gereğini yaparız.-Ama bu İdare Mahkemesinin vereceği bir karar. Şimdi biz buradaki sebze pazarının karşısındaki 300 bilmem kaç metrekarelik arsanın yeşil alandan karşılık gösterilerek çıkartılıp buranın inşaat alanına dönüştürülmesini meclis üyelerimizin huzuruna getirdik. İmar komisyonuna sevk etsek bile orada karar verecek olan arkadaşlarımız da şu anda kendileri  buradadır. Böyle bir konuyu Meclisin gündemine alıp almama noktasında önce bir oylama yapmamız lazım. Gündeme alınmasıyla ilgili bir oylama yapılır, gündeme alınması kararı çıkarsa İmar komisyonuna havale edilir. İmar komisyonu bunu orada bir şekilde değerlendirir. Şu anda bizim burada yapacağımız; şu konuyu; yani buradaki yeşil alanın eş değer gösterilerek başka bir yere kaydırılmasına dair gündem dışı konunun Meclis gündemine alınıp alınmama hususunu oylamaktır. Yoksa ben hiç şekilde, hiçbir gündem maddesine bunu koymam. Açık ve net söylüyorum. Böyle bir şey yapmam ama böyle bir teklifi, münferit bir teklifi meclis üyelerinin bilgisine sunarım, böyle bir oylama noktasında benim vereceğim karar da bellidir. Daha önce ben kat artışı konusundaki bir talebi de makul olmasına rağmen bu meclisin gündemine almadım. Hatırlarsınız, Kemal ÇORUMLU’ nun yanındaki sağındaki solundaki katlar 5 kat kendisi 3 katın  4’e çıkmasını istiyordu. Gündeme almadım. Önerge verildi, teklif edildi, gündeme alınıp alınmasını değerlendirdik ve gündemde konuştuk. Talebi kabul edildi. Bu konu şimdi tarafımdan iptal isteği ile mahkemededir. Ben böyle bir gündem maddesini buraya getirmem. Böyle bir konunun Meclis gündemine alınıp alınmama konusu oylarınıza sunuyorum. Ama önce bu konuda lehte aleyhte söz söylemek isteyen arkadaşımız varsa konuşalım, yoksa oylamaya geçelim.              

Söz Alan Mehmet ERGİN: Başkanım biz bugüne kadar hiçbir yeşil alanı konut alanına çevirmedik.               Başkan: Çevirmedik ve ben çevirmem. Çevirdiğiniz anda da mahkemeye giderim, açık ve net söylüyorum.             

Söz Alan Kadir OKUTAN: Oranın yanına bir de köprü yapılmış oradan yol gidip bir de rıhtım yapılacakmış orayla bir ilgisi var mı acaba?              

Başkan: Var tabii, oradaki eski değirmenin olduğu yer. Ancak  Mahkeme kararı ile yeşil alan vasfı ortadan kaldırılır. Mahkeme kararına karşı biz de saygılıyız. Öyle bir şey olursa olur. Ama ben net parsel bazındaki -ada bazındaki kat artışını biz bu mecliste yaptık, biz kat artışına karşı değiliz ama parsel bazındaki artışa karşıyız. Bir ada da 10 tane parsel olur da 2 tanesine kat artışı izni vermek gibi ya da bir memlekette yüzlerce yeşil alan olup ta birisini ortadan kaldırmak gibi bir uygulamayı ben meclisin resmi gündemine almam. Haa meclise getiririm dediysem onu da bu şekilde meclis üyelerinin bilgisine açıklayarak sunarım. Gündeme alıp ondan değerlendirelim demek meclis üyelerimizin takdirindedir. Bu konuyu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler, 

Söz Alan Mehmet ERGİN: Neyi kabul edenler?             

Başkan: Bu konunun meclis gündemine alınmasını… Alındıktan sonra zaten komisyona havale edeceğiz. Daha önceki imar konularında bildiğiniz gibi… Bu konunun gündeme alınmasını oylarınıza sunuyorum dedi ve yapılan oylama neticesinde bu konunun gündeme alınmasının Reddi mevcut üyelerin kabul oylarıyla kabul edildi ve genel kurula bildirildi.              

Başkan: Belediye Meclisinin 2008 yılı Kasım ayı kanuni toplantısının 10. birleşiminin 1. oturumuna ait gündemdeki ve gündem dışı konuların görüşülmesi sona ermiştir. Ancak 2. oturumunun gününün belirlememiz gerektiğinden ben 13.11.2008 Perşembe günü saat:14.00 de yapılmasını teklif ediyorum dedi ve teklifi aynen ve ittifakla kabul edilerek. Bu gün ki Meclis toplantısında alınan kararların memleketimize hayırlı uğurlu olmasını dileyerek meclisi kapatıyorum dedikten sonra meclisin kapandığını genel kurula bildirdi.   

+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
+/- Yorumlar
Yeni Ekle

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Cumartesi, 08 Kasım 2008 )
 

3 Günlük Hava Tahmini

Yazarlarımız