Çarşamba, 13 Ekim 2010 | 946 defa okunmuştur.
Hughette Eyüboğlu ile konuşurken kayınpederi Bedri Rahmi gibi İskilip'ten etkilenmiş olduğunu gözlemliyorsunuz. İçerisinde yaşarken fark edemediklerimizi Kanadalı birisinin fark ettirmeye çalışması oldukça ilginç. Ama görünen o ki Hughette hanım bu konuda başarılı olacak.
Eyüboğlu ailesine nasıl gelin oldunuz? Zaten Eyüboğlu ailesinde yabancı gelin geleneği var galiba. Bedri Rahmi bir Romen hanımı aldı, Mualla Eyüboğlu bir Alman kocası seçti. Sabahattin Eyüboğlu bir İsviçreli Hanım aldı. Görüyorsunuz Kanada’dan eksikti oda ben oldum. Mektuplaşarak tanıştım. Bir kaç sene mektuplaştıktan sonra Kanada’ya geldi ve evlendik. Amerika’da oturduk bir kaç sene, çocuklarımız orada doğdu ve Türkiye’ye döndük.(1966)Şimdi Eyüboğlu ailesi neden İskilip’i seçti diye bu soruyu sorabilirsiniz. Şu anda Trabzon’da Bedri Rahmi’nin sanat eserlerini Trabzon’da değilde İskilip’te sergiliyorsunuz diye muhalefet ediyorlar. Bedri bey İskilip’te gördüğü sanatsal yapıyı çok güzel yazmıştı. Yazısında özel olarak belirtiliyor. Öyle bir şehrin sanat merkezi yapılmasını istiyor. Bunu bir vasiyet olarak aldık. Eğer neden Trabzon’u seçmedik diye sorarsanız. Birazcık kırgınım Trabzon’a… Trabzon’da 1991’de bir resim sergisi açtık. Bedri beyin resimlerinin bir kopyasını yaptırdık. Aradan zaman geçti. Ne oldu verdiğimiz sanat eserleri nerede, fakat mütemadiyen sesler geliyordu. Trabzon’dan bu resimler nerde yani sanki yok olmuştu. Araştırma yaptık sanat müdürüne sorduk. Hiç kimse bilmiyordu. Trabzon’a gittim Emre beyle (Hüseyin Emre Birinci/Sanat yönetmeni). Nerelerde olabilir diye aramaya başladık. Bir sanat merkezini dolaşırken dolapları açtık. Bir dolap içinde Bedri Rahmi resimleri görünce şaşırdık, üzüldük. Seçim zamanı olduğu için belediye başkanıyla görüşüp bilgi alamadık. Ama nerede olduğunu en azından öğrendik. Sonraki sene Bedri Rahmi büstünü bir salon içinde yapayalnız bir köşeye koymuşlardı. Herkes Bedri beyi çok seviyoruz diye söylüyor, ona önem veriyoruz diyor ama resimler. Belediyenin bir merdiveninin altından çıktı tozlu ve bakımsız bir şekilde. Bir yayın evi sahibi alıp yazıhanesinde temizleyip bana teslim etti. Tekrar eve getirdik. Yani Bedri Rahmi hadisesi Trabzon’da böyleydi. Burada gösterilen sevgi ve dikkatini gördükten sonra İskilip’in bizim için daha güzel olduğunu anladık. İskilip’ten sizi bu çalışma için kim aramıştı? Bu uzun bir hikâye. Birinci temas galiba 2000 senesinde Mehmet Eyüboğlu’nu arayan Sabri Çiçekçi oldu. Gayet neşeli bir sesle… Yanlış hatırlamıyorsam Bedri beyin yaptığı eserlerle ilgili bazı fotokopiler istemişti. Ve o zaman bir kaç fotokopi çekip Sabri hocaya yollamıştım. Sonra periyodik olarak senede bir veya iki defa merhaba nasılsınız gibi sordu. Bir şeyler yollayarak bizimle daima bir kontak kurdu. Eşim hastayken ve onu kaybettiğimde telefon etti. Bir gün yazma ile ilgili Tokat’a gitmek istedim. Tokat’a giderken Sabri Bey neden Çorum’a gelmiyorsunuz aceleci bir şekilde karar verdik ve otobüsle Çorum’a geldik. Sabri Bey yoktu İspanya’ya gitmişti. Ama bize kaymakam bey yardımcı oldu.6 kişilik bir grupla geldik. Ayrıca Kanada’dan kardeşim vardı. Kendisiyle tanışmamız böyle başladı. Kaymakam bey ilk defa sergi salonundan bahsetti. Tabiî ki çok güzel bir teklifti. “Oğlumla bir görüşeyim kararımı bildireceğim size” dedim. İstanbul’a döndükten sonra olumlu cevap verdik. Bugün gelinen durumdan memnuniyetiniz var mı? Bedri Rahmi Eyüboğlu Salonunun 07 Mayısta açılışı oldu. Diyebilirim ki hayatımda yaşadığım en güzel olaylardan biri. Bir otobüs dolusu Bedri Bey talebesi ve Bedri Bey dostu geldi. Çok güzel bir karşılama çok iyi düzenlenmiş bir programla karşılaştık. İnanın kimsenin şikâyeti olmadı. O kadar mükemmel bir organizasyondu. Biliyorsunuz ki öyle bir şeyle karşılaştığınız zaman illa biri bir şey söyler. Öyle bir şey bile olmadı. O kadar güzel bir gün geçirdik burada. Dolaştık, yemek yedik Seyirtepe’de mükemmel sofralar açıldı. Herkese son derece sıcakkanlı karşılama yaptılar. Bizi çok güzel misafir ettiler. O akşam neredeyse ağlayarak ayrıldık buradan. Tabi sergi salonu bizim için önemli. Eyüboğlu ailesi, Anadolu’da kökleri olan bir aile. Sanat evi projesinden bahseder misiniz? Türkiye’de birçok sanat merkezi var. Adatepe var, Marmaris’te var fakat Anadolu’da çok fazla merkez yok. Dolayısıyla İskilip bence iyi bir seçim ve bilerek yapılan bir seçim. Tahmin ediyorum ki İskilip’te etkin olacak. İlk önce sanat evimizi kuracağız. Adı Çatalkara olacak. İlk önce bir sanat evi sergi salonu düzenlemek istiyoruz. Ve her ay değişik bir sergi sunmak istiyoruz. İkinci olarak, bazı atölyeler kuracağız, resim atölyesi, tiyatro, heykel ve sıra ile sanat ve tüm sanatlardan bazı atölyeler kurmak istiyoruz. Kütüphane, müzik için dinleti salonu istiyoruz. Yani bir şehirde birçok etkinliği yapabilecek bir sanat evi yapmak istiyoruz. Şiir yarışmaları açılacak. Sabahattin Eyüboğlu’nun deneme yarışması devam edilecek orada. Ve yazları Allah yardım ederse küçük bir festival yapılsın istiyoruz.Diğer fikrimiz ise Anadolu medeniyetleri kürsüsü. Hitit diyarındayız burada. Türkiye’nin dışında Anadolu medeniyet kavramı tam oturtulmadı. Türkiye hala Yunan ve Roma eserleri öne çıkıyor. Anadolu medeniyete çok iyi tanıtılmadı kanısındayım. İstiyoruz ki Hitit Üniversitesiyle bir merkez kurarak Avrupa ile akademik yönde yazımsal yönde köprü kuralım. Anadolu medeniyetlerini daha iyi şekilde sempozyumlar yaparak tanıtalım. Kitap yayınları ile tanıtalım. Bu konuyu Hitit Üniversitesi Rektörüne açtınız mı? Bu konuyu Hitit üniversitesi rektörüyle görüştük tabi ki heyecanlandı. Çünkü Hitit bölümü var şimdi ve oradan başlayarak bunu geliştirmek bakımından konu açtım. Olumluydu. Alacahöyük diye bir yer var burada. Yoğun çalışma gerekiyor. Tur gezileri düzenlenmiyor. Bu bizim için inanılmaz bir eksiklik. Değerlendirilemeyen çok yüksek bir turizm potansiyeli var. Başka bir ülkede bu olacak olsaydı çok sayıda otobüs dolaşırdı. Birazcık duyarlı kılmak lazım herkesi. Ve yavaş yavaş harekete geçmek lazım. Çorum’da müthiş bir müze var. Tekrar İskilip’te kurulacak Çatalkara sanat evi projesine dönersek.. Bu çok önemli. Bedri Rahmi talebeleri ders vermek istiyorlar. Dönem dönem İskilip’e gelip 15-20 gün çalışmak istiyorlar. Genç Eyüboğulları arasında tiyatrocular var. Sanatçılarda konuyla ilgili bir heyecan var. Bence İskilip belki sanata da duyarlı bir şehir olma yolunda. Çocuklara tiyatro, resim başlatırsanız üretkenlik göreceğiz.Mesela Kanada’da bu sene Emre beyle gittik ve Bedri Rahmi sergisi açtık orada bu kadar çok şeyin arasında sadece resim sergisi bulabildik. Bu kadar geniş bir program değil ama. Eyaletin bir bölgesine ressamlar gider yazın bir kaç hafta resim yaparlar ve çalışırlar. Türkiye ilk duyulduğu zaman ilginç bir ülke. Yani siz belki kendinizi çok ilginç görmüyorsunuz ama bir Kanadalı için görünecek çok şeyler var. İskilip’te hemen resim yapmak için bize haber ederler hazır olduğu zaman. Herkes değişik bir yer arıyor resim yapmak için. Arkadaşlarımız var turizmle uğraşan İstanbul’da. Onlar hemen İskilip’e turlar düşündüler. Şu anda Amerika’dan bile çok kişi geliyor. Turlar düzenleniyor ama aralarında Çorum, İskilip yok. Bizim atölyelerimize geliyorlar, çalışıyorlar bakıyorlar. Bütün konularla ilgili seyahat yapmak isteyenler var. Kumaş, tekstil spor veya kuş seyretme seyahati. O kadar çok turizm dalları var ki insan şaşırıyor. Onu birazcık pazarlamak lazım. Türkler pazarlamada birazcık rahat. İnanamıyorsunuz böle bir potansiyel olabileceğine. Mesela İskilip’te o kral mezarlığı böyle yalnız duruyor. Orada hiçbir hareket yok. Bunun çok önemli ve enteresan bir şey olabileceği kimsenin aklına gelmiyor. Aslında hem İskilip üzerine hem de Çorum ve turizm üzerine söylenecek o kadar söz var ki şimdilik burada bırakalım.. Hughette Bouffard Eyüboğlu kimdir? 1940 yılında Kanada’nın Que’bec eyaletinde doğdu. 1958’de Laval Üniversitesi Medikal Teknoloji bölümünü bitirdi. 1961 Yılında mektupla tanıştığı o sırada Amerika’da eğitimine devam eden Mehmet Eyüboğlu ile evlendi ve Amerika’ya taşındı. 1966 Yılında Türkiye’ye geldi ve Türkiye’de yaşamaktadır. İstanbul Üniversitesi Tedavi Kliniği, Hemotoloji ve Onkoloji bölümlerinde, öncesinde Laleli Teşhis Kliniğinde bulundu. Doktorasını Cerrahpaşa Farmakoloji Enstitüsünde yaptı. 1983’de Üniversiteden ayrılarak Sivil Toplum Kuruluşları Hareketine katıldı. Uluslararası Kadın Derneği ve Yabancı Eşler Derneği gibi iki derneğinde kuruluşunu gerçekleştirdi. Halen Bedri Rahmi’nin yazdıklarıyla, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve eşi Eren Eyüboğlu’nun resimlerini derlemeye çalışan Hughette Eyüboğlu, bu çalışmalarla birlikte Eyüboğlu Ailesinin ve Eşi Mehmet Bey’in mirası olan geleneksel yazmacılık sanatıyla uğraşmakta ve Tokat’ta da neredeyse kaybolmaya yüz tutmuş yazmacılığı Anadolu motifleriyle devam ettirmeye çalışmaktadır.
|